Anahtar kelimeler: Yenişehir Bulvarında Sakatlandığını Bisikleti Kalarak Kalıcı Cismani Müzakere Maruz Seyir

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: ███████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
DAVA TARİHİ
: █████/2017
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...’ın 20.05.2016 tarihinde Yenişehir Mahallesi ... Bulvarında bisikleti ile seyir halinde iken ... plakalı motosikletin çarpmasına maruz kalarak yaralandığı ve kalıcı şekilde sakatlandığını, davacının kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, tüm kusur davalı sigorta şirketleri nezdinde sigortalı bulunan ... plakalı motosiklette olup davalı sigorta şirketi zararın tazmini hususunda sorumlu olduğunu, 6100 sayılı HMK 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre fazlaya ait talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere davacının meslekte kazanma gücü kaybı zararı için şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren ticari temerrüt - avans faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığının ve kusur oranının tespiti gerektiğini, davacının iddia edildiği gibi malul kaldığının sabit olmadığını, davacının maluliyet iddiasının ispata muhtaç olduğunu, maluliyet varlığının ve oranının belirlenmesi gerektiğini, maluliyet tazminatının hesaplanması gerektiğini, davacı tarafın var olduğunu iddia ettiği maluliyet sebebiyle SGK’dan herhangi bir ödeme alıp almadığı, kendisine maaş bağlanıp bağlanmadığının belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "davanın reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda bir kusurunun olmadığını, tüm kusurun davalı sigorta şirketince sigortalı bulunan ... plaka sayılı araçta olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle ambulans ile hastaneye kaldırıldığını, bu sebeple olay anında beyanı ve kazanın meydana geliş biçimi hakkında anlatımı olmadığını, kaza yerinde keşif yapılmadan İlk Derece Mahkemesinin dosyayı kusur bilirkişiye tevdi ettiğini oysa ki olayın meydana geldiği yerde taraflar mahkeme hakimi ve bilirkişi heyeti tarafından dinlenip daha sonra düzenlenecek rapor ile dosyanın ATK'dan kusur raporu aldırılması gerekirken bunların hiç birinin yapılmadığını, dosyanın İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesine kusur tespiti için gönderilmediğini, itiraz etmek zorunda kaldıkları bilirkişi raporunun nesnel ve tarafları tatmin edici nitelikleri olmadığını, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığını, kusur raporunun kolluğun yazmış olduğu evraklar üzerinden copy-past şeklinde düzenlendiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından █████/2016 tarihinde davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki bisikleti ile ... Bulvarını takiben orta şeritte seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, aynı istikamette seyir halinde olan dava dışı ... sevr ve idaresindeki davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı motosiklet ile orta şeritte çarpışması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Kolluk görevlileri tarafından imzalanan Olay Krokisinde; orta şeritte seyir halinde olan bisiklet sürücüsü ...'ın, yine orta şeritte seyir halinde olan ... plaka sayılı motosikletin arka sol kısmına çarptığı işaretlenmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda "Dava dosyası kapsamındaki tüm tespitler, olay krokisindeki tespitler, krokiye göre motosiklet ve bisikletin orta şeritte bulunduğu, bisikletin motosiklete göre geri ve motosikletin arka sol kısmına çarptığı şeklinde çizildiği, bisiklet sürücüsünün olayı hatırlamadığı, motosiklet sürücüsünün orta şeritte gittiği sırada sol arkasından birinin çarptığını belirttiği hususu, davacı vekilinin tüm beyanları, davalı vekilinin itirazları, tutanaklar, raporlar ve diğer tüm mevcut veriler teknik olarak birlikte değerlendirildiğinde; olayın yukarıdaki “olayın oluş şekli” kısmında anlatıldığı şekilde meydana geldiği, mevcut kroki ve beyanlara göre; bisikleti ile orta şeritte tehlike yaratacak şekilde seyir halinde olan ve önündeki motorsikletin arka sol kısmına çarpan bisiklet sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, motorsiklet sürücüsünün kusursuz olduğu kanaatine varılmış olup tarafların kusur gerekçeleri aşağıdaki şekilde ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Mevcut verilere göre; 1) Davacı sürücü ... yönetimindeki bisiklet ile ... Bulvarını takiben orta şeritte seyir halinde olduğu, aracının özelliklerini dikkate almadığı, orta şeritte seyir halinde olan motorsikletin arka sol kısmına tedbirsizce çarparak olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 47/d(Karayollarından faydalananlar, Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorundadırlar.), 56/c (Sürücüler önlerinde giden araçları Yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.) maddelerini ihlal ettiği anlaşılmış olup, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı %100 oranında kusurludur. 2) Davalı tarafa sigortalı dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı motorsiklet ile ... Bulvarını takiben orta şeritte seyir halinde iken aracının arka sol kısmına çarpan bisiklet nedeniyle karıştığı olayda, kolluk görevlileri tarafından çizilen kroki ve sürücü beyanına göre kusursuzdur. " belirtilmiştir.
Davaya konu trafik kazasına ilişkin kaza tespit tutanağının düzenlenmediği, emniyet görevlileri tarafından düzenlenen olay yeri krokisinde kazanın orta şeritte olduğu, davacının dava dışı sürücüye arkadan çarptığı görseline yer verildiği, davacının soruşturma aşamasında alınan ifadesinde çarpma anını hatırlamadığını beyan ettiği, olayı gören bir görgü tanığı bulunmadığı, kamera kaydı da bulunmadığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde de kazanın ne şekilde meydana geldiği ve hangi şeritte çarpma olduğuna ilişkin herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Kazanın oluş şekli davacı tarafından ispatlanamadığından keşif yapılması yargılamaya bir katkı sağlamayacaktır. Bu nedenle mahkemece elde bulunan somut verilere göre düzenlenen kusur bilirkişi raporunda davacının bisikleti ile (bisiklet sürücüleri için yasak olan) orta şeritte seyir halinde olması ve önündeki motosiklete arkadan çarpması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olmasına göre İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!