Anahtar kelimeler: Jest Pafta Mah Akdedildiğini Noterliğinin Yevmiye Eser İli İlçesi Şti

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: ████████ Esas, █████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:
I. DAVA
Davacı - karşı davalı Jest İnşaat .. Şti. vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve █████/2014 tarihli sözleşme akdedildiğini, bu sözleşme gereği .... İli, ... İlçesi, ... Mah. ... pafta, ... ada,. parsel numaralı ve ... adına kayıtlı bulunan arsa üzerindeki kullanılmayan binanın yıkılarak yerine sözleşme ve projeye uygun kaba inşaat, dış cephe, mekanik tesisat, ince işler ve elektrik işlerinin yapılması işini üstlendiğini, müvekkili şirketin sözleşme gereği üstlendiği yükümlülüklerin tamamını yerine getirdiğini, bu durumun İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ D. İş sayılı dosyası ile █████/2016 tarihinde tespit edildiğini, ödenmeyen bakiye için davalıya .... Noterliğinden █████/2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini ancak davalının ihtarnameyi dikkate almadığını ve ödeme yapmadığını, bunun üzerine ..... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazda bulunmasının sebebinin takibi durdurmak ve zaman kazanmak olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulünü, itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Karşı davada cevap dilekçesinde özetle; dava konusu bina ile ilgili tüm uygulamalar, yetkili kişilerin bilgisi ve onayı ile yapıldığını, teknik ve bilimsel koşulların bina sahibine sağladığı tüm olanaklar kullanılarak işlem yürütüldüğünü, eksiklik ve/veya hatalı gibi gösterilen tüm işler İstanbul'un en yoğun bölgelerinden biri olan Osmanbey de yapıldığı göz önüne alındığında yapılan işlemlerin en doğru çözümler olduğunun görüleceğini, açıklanan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, mesnetsiz ve haksız karşı davanın da reddi ile masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmeye konu işin, davacı firmaya sözlü olarak anlaşılarak verildiğini, sözleşmeye konu binanın █████/2013 tarihinde davacı firmaya boş olarak teslim edildiğini ve █████/2013 tarihinde 150.000,00-TL'nin havale edilmek suretiyle ilk ödemesinin yapıldığını, ancak davacı firmanın binayı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'na onaylatmadan yıktığını ve inşaata başladığını, bu nedenle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını, Koruma Bölge Kurulunun █████/2014 tarihli kararı ile projenin uygun olduğuna karar verilmesi üzerine sorunun çözüldüğünü, ve bina inşasının mümkün hale geldiğini, davacının bu davranışı nedeniyle bina inşaatında 1 yıla yakın bir gecikme yaşandığını, bunun üzerine tarafların bir araya gelerek sözlü anlaşmayı yazıya döktüklerini ve █████/2014 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını ancak davacı firmanın binanın kaba inşaatını sözleşmeye ve projeye uygun olarak yapmadığını, .... Noterliğinin █████/2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle bu eksikliklerin düzeltilmesini ihtar ettiklerini, buna rağmen eksikliklerin tamamlanmadığını, İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ D. İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunun yüzeysel hazırlandığını, müvekkili şirketin davacı firmaya hiçbir borcunun bulunmadığını, bu nedenle davalarının kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasını arz ve talep etmiştir. Karşı dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan .... ili, ... İlçesi, ... Mah., ... pafta,.. ada, .. numaralı parselde kayıtlı arsa üzerindeki binanın yıkılarak, otel yapılmak amacıyla kaba inşaat olarak yeniden yapılması işi için davalı firma ile müvekkili şirketin sözlü anlaşmaya vardıklarını, binanın, davalı firmaya 18.11.2013 tarihinde boş olarak teslim edildiğini, davalının kusurlu davranışı nedeniyle inşaat ilgili kurum tarafından durdurulduğunu, bina inşaatına yaklaşık bir yıl sonra başlanabildiğini, yasal sorunların giderilmesine müteakip taraflar aralarındaki anlaşmayı yazılı hale getirerek, .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 03.11.2014 tarihli kaba inşaat sözleşmesini imzaladıklarını, bu sözleşmeye göre; arsada mevcut binanın ruhsat alınarak yıkılmasını, molozların atılmasını, kuyu temel yapılmasını, temelin izolasyon yapılmasını, iki bina arası gergi yapılmasını, yapı izni alınmasını ve sonrasında proje ve teknik şartnameye uyarak binanın kaba inşaatının 150 gün içinde yapılmasını üstlendiğini, davalı firma binanın kaba inşaatını, sözleşmeye ve binanın mimari projesine uygun yapmadığını, binanın kaba inşaatında iskan alınmamasına neden olacak şekilde fahiş hatalar yapıldığını, davaya konu bina müvekkili şirket tarafından, otel olarak faaliyette bulunması amacıyla yaptırıldığını bu nedenle, binanın yapılmasından sonra ilgili belediyeden otel açma ruhsatı almak için başvuru yapılacağını, otel ruhsatı alabilmek için iskan belgesi, ilgili odadan alınmış faaliyet belgesi, yangın raporu alınarak belediyeye ibraz etmek gerektiğini, su deposu olması gerekenin beşte biri büyüklükte olan, merdivenleri olması gerekenden dar yapılan, girişine yangın çıkış koridoru yapılmayan davaya konu inşaatın, bu haliyle iskan, faaliyet belgesi ve yangın raporu alabilmesinin mümkün olmadığını, binanın kaba inşaatında, projeye aykırı daha pek çok hata, yanlışlık ve eksiklik bulunduğunu, bu nedenle, konularında uzman kişiler tarafından oluşturulacak bilirkişi heyeti vasıtasıyla, binanın imal edilen kaba inşaatı ile projesi arasındaki farklılıkların, eksiklerin ve hataların tespit ettirilmesini talep ettiğini, müvekkili şirket tarafından söz konusu bina otel yapılması amacıyla yaptırıldığından yangın çıkışı, merdiveni, su deposu, tavan yüksekliği gibi konuların büyük önem arz ettiklerini, bu konulardaki eksik ve hatalar, turistik tesis vasfına sahip olacak binanın izin ve ruhsat alamaması sonucunu doğuracağını, böyle bir durumda inşaattan beklenen faydanın sağlanamamasına ve müvekkili şirketin yapmış olduğu yatırımın tamamen sonuçsuz kalmasına neden olacağını, diğer yandan davalı firma ile müvekkili şirket arasında, aynı binanın diğer işleri için de (mekanik, elektrik, dış cephe, ince işler) ayrı ayrı sözleşmeler imzalandığını, davacı-karşı davalı firma tarafından işbu itirazın iptali davası ile, sadece kaba inşaat sözleşmesine dayanarak aleyhlerine girişilen icra takibine yapmış oldukları itirazın kaldırılması talep edildiğinden, yargılamanın uzamaması adına, işbu karşılık dava ile sadece 03.11.2014 tarihli kaba inşaat sözleşmesinden dolayı müvekkili şirketin uğradığı zararları talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle karşı davanın kabulü ile, davacı-karşı davalı firma ile müvekkili şirket arasındaki diğer sözleşme ve işlerden kaynaklanan tazminat ve alacak haklarımız saklı kalmak kaydıyla, taraflar arasında imzalanmış 03.11.2014 tarihli kaba inşaat sözleşmesinden kaynaklanan ve davacının bina projesine aykırı yapmış olduğu kaba inşaat nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı tüm zarar ve ziyanına (müspet ve menfi vs.) karşılık olmak üzere, fazlaya dair alacak hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000 TL tazminat alacaklarının davalıdan ticari işlerde uygulanan en yüksek reeskont faiziyle birlikte tahsilini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılamada; davacı Jest tarafı ilave işler nedeniyle ödenmeyen bedellere hükmedilmesini talep etmiş ise de, davalı-karşı davacı ...'nin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde bilirkişi ek raporuyla tespit edildiği üzere sözleşme harici yapılan imalatların toplamının KDV dahil 238.869,17-TL ilave işlerin ispatı dışında bu miktarı aşan ilave işlere ilişkin bir ispatın bulunmadığı, davacı Jest'in kaba inşaat ile ilgili olarak kat yüksekliklerinde, zemin kat da yangın kaçış koridoru yapılmayarak tadilat projelerine aykırı imalatta bulunarak sözleşmesel yükümlülüğüne aykırı davrandığı ancak imar durumunda verilen toplam yüksekliğin altında kalmakla mevcut kat yüksekliklerine uygun olarak hazırlanacak bir tadilat projesiyle sorunun çözülebileceği, Mas enerjinin iddia ettiği gibi "işin, binanın yıkılarak, kaba inşaat olarak yeniden yapılması" gerekmediği, katlardaki küçülmenin bir kısmı arka cepheden olan çekme nedeniyle projeden kaynaklandığı, bir kısmının da binanın özellikle dış duvarında sözleşmeye göre yapılması gereken imalatlardan kaynaklandığı, bu nedenlerle davacı Jest'in katlardaki küçülmelerden sorumluluğunun bulunmadığı, bu projeye göre 3. bodrum katta asansör konulması gerekmesine rağmen konulmamış ise de, çatı katına da asansör konulmaması gerektiği halde konulduğu ve bu değişikliğin davacı yüklenici Jest için ilave bir maliyet oluşturmadığı halde davalı ...'ye önemli avantajlar sağladığı dikkate alındığında, tarafların asansörün bu konumlandırılmasına ilişkin ayrıca bir bedel artırımını ya da indirimi talebinde bulunamayacakları, davacı Jest'in sorumluluğunu gerektirdiği yukarıdaki şekilde açıklanan Kaba İnşaat Sözleşmesine aykırılık nedeniyle davalının uğradığı zarar nedeniyle %5'lik nesafet kesintisi yapılması gerektiği, davacı Jest vekilinin 28.02.2019 tarihli dilekçenin Proje çizimi...başlıklı EK 4'deki belgeler mahkememizce tek tek incelendiğinde (mükerrerler ve sözleşme ile alakalı olduğu açıkça anlaşılamayanlar çıkartıldığında) davacı Jest tarafından yapılan toplam harcama 74.322,21 TL olduğu, █████/2020 tarihli ek raporun 36. sayfasında gösterildiği üzere yangın koridoru kesintisi, su deposu kesintisi, mekanik tesisat kesintisi, nesafet kesintisi toplamının 93.778,50 TL olduğu ancak davalı/karşı davacı ... Enerjinin davasını 10.000 TL üzerinden kısmi dava olarak açtığı için 93.778,50 TL'nin sadece 10.000 TL'lik kısmına hükmedildiği, E-devlet üzerinden karekod ile doğrulanabileceği üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığın'dan 3194. S.K'nun Geçici 16. Maddesi gereğince Yapı Kayıt Belgesi alındığı, projedeki kat yüksekliğine uymaması ve zemin kat da yangın kaçış koridoru yapmaması nedeniyle yapı kayıt belgesi alınmasına neden olunduğundan davacı Jest sorumlu ise de, yapı kayıt belgesi alınmaması gerekliliği aynı zamanda asansörün bulunduğu katların değiştirilmesi ve kattaki odaların otele uygun yapılmasında davalı ...'nin kusuru bulunması nedeniyle iskan harcı ile yapı kayıt belgesi bedeli arasındaki farktan tarafların eşit oranda sorumlu oldukları, bu farkın da, 141.249 TL - 39.188,34 TL = 102.060,66 TL /2 = 51.030,33 TL olduğu, proje harç ve giderleri 106.000 TL değil de 74.322,21 TL olduğu yukarıda açıklanmış olup, toplam borç olan 3.073.040 TL'den 106.000 TL çıkartılıp 74.322,21 TL eklendiğinde toplam borç 3.041.362,21 TL olacağı, yapı kayıt belgesi alınmasına neden olunması nedeniyle davacı Jest'in sorumlu olduğu 51.030,33 toplam borçtan düşülmesi gerektiği gibi iş sahibinin ticari defterlerinde kayıtlı sözleşme dışı faturalara ilişkin 206.208,58 TL'de toplam borca eklenmesi gerektiği, tüm bu hususlara göre asıl davada davacı Jest'in alacak miktarı neticeten 187.831,16 TL olacağı gerekçesiyle, Asıl davanın 187.831,16 TL yönünden kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı davanın 10.000 TL yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
A)Davacı - karşı davalı Jest İnşaat .. Şti. Vekili istinaf dilekçesinde özetle;
a)Asıl dava yönünden
1-Karar gerekçesinin yetersiz olduğu,
2-Tapu kaydı celbedilip incelenmeden karar verildiği, taşınmazın Kuveyt Türk Katılım Bankasına satılmış olmasına rağmen HMK 125 prosedürünün işletilmediği,
3-Dava dışı bankaya davanın ihbar edilmediği, bankanın Çevre Şehircilik Bakanlığı hesabına yatırdığı 141.249 TL'nin hesaba katılmasının hatalı olduğu, bu bedelin dava açıldığı tarih itibariyle dava konusu olmadığı, yapı kayıt belgesi sıhhatinin araştırılmadığı,
4-Bilirkişilerin sözleşmenin geçerli olup olmadığına ilişkin olarak hukuki görüş bildirdikleri, mahkemece de bu görüşe itibar edildiği,
5-Davadan evvel davacı tarafça alınan delil tespit raporunun hiç değerlendirmeye alınmadığı, yargılama aşamasında usule aykırı olarak davalı tarafça alınan delil tespit raporunun değerlendirildiği,
6-Haksız olan davalı lehine nefaset indirimi yapılmasının hukuki dayanağı olmadığı,
7-Keşfin ayrıntılı şekilde yapılmadığı, ıslah dilekçesinde talep edilen hususların bilirkişilerce değerlendirmesinin yapılmadığı,
8-Sözleşme hükümleri uyarınca teknik incelemelerin gereği gibi yapılmadığı,
b)Karşı dava yönünden
1-Yapılan iş (teknik ayrıntı ve nitelikleri belirtilerek) kapsamında davalı lehine fazladan iş yapıldığı, sabit olan hususlar itibariyle karşı davanın tümden reddi gerektiği,
Gerekçeleriyle asıl davanın tam kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesi için mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı ... ... A.Ş. Vekili istinaf dilekçesinde özetle;
a)Asıl dava yönünden
1-Arabulucuya başvurmadan davanın tam ıslah edilmiş olması sebeiyle usulden reddi gerektiği,
2-Yüklenici tarafından ilave iş yapılmadığı gibi, işin eksik yapıldığı,
3-Yapılan hataların tadilat projesi ile giderilip giderilemeyeceği değil, esas önemli olanın iş sahibinin işten beklenen faydayı sağlayıp sağladığı yönünde değerlendirme yapılması gerektiği,
4-Mevcut tespitler, raporlar itibariyle işin projesine aykırı yapıldığı,
Gerekçeleriyle asıl davanın reddine karar verilmesi için mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı-karşı davalı yüklenici, davalı-karşı davacı ise iş sahibidir.
Asıl davada yüklenici kaba inşaat sözleşmesi kapsamında bakiye iş bedelinin (652.773 TL) tahsili için başlatılan takibe vaki itiraz iptalini talep etmiş, iş sahibi ise projeye aykırı iş yapıldığını, iskan alınamadığını belirterek davanın reddini savunmuş, davacı yüklenici vekilince sunulan 25.02.2019 havale tarihli tam ıslah dilekçesinde, asıl davayı tam tam ıslah ettiğini ve alacak miktarını 881.857,51 TL alacak davasına dönüştürdüğünü bildirerek, bu alacağın yalnızca kaba inşaat sözleşmesine dayalı olmadığını, taraflar arasındaki diğer 4 sözleşme ve ilave işler de dahil olmak üzere 881.857,51 TL bakiye iş alacağının tahsilini talep etmiş, karşı davada ise iş sahibi projeye aykırı iş yapılmış olmasından kaynaklı olarak uğranılan zararın tahsilini talep etmiş, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
7155 sayılı Kanunun 20.maddesiyle eklenen 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesinde ticari davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak belirlenmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde ise, arabulucuya başvurulmadan dava açılması halinde, herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
Davacı yüklenici kaba inşaat sözleşmesine dayalı olarak itirazın iptali istemiyle açtığı davayı tam ıslah ederek davasını alacak davasına dönüştürüp takip dayanağı sözleşmeyi de dahil ederek toplam 5 sözleşme ve ayrıca ilave işler kapsamında cari hesaba dayalı bakiye alacağın tahsilini istediği anlaşılmış olup; mahkemece tam ıslahın arabuluculuğa tabi olduğu, ıslah dilekçesi ile arabuluculuk tutanağı sunulmamış olmasına rağmen, süre verilmeden evvel sunularak dava şartının yerine getirildiği kabul edilip, yargılamaya devam edilerek istinafa konu karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemece arabuluculuk dava şartı gerçekleştiğinden bahisle yargılamaya devam edilmişse de, tam ıslahla birlikte davacı asıl davaya takiple konu ettiği alacak dışında ve bundan tamamen farklı 4 adet sözleşme ile ilave işler bedelini de istediği, bu talepler bakımından dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapılmadan davanın tamamen ıslah edildiği dikkate alındığında; mahkemece davaya sonradan dahil edilen 4 adet sözleşme ile ilave işler kapsamındaki talepler yönünden arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle dava reddedilerek, dava açılırken talep edilen sözleşme kapsamında değerlendirme yapılıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, arabuluculuk dava şartının yerine getirildiğine dair mahkeme kararı yanlış olmuştur.
O halde mahkemece; asıl davayı yalnızca kaba inşaat sözleşmesine göre bakiye alacağın tahsili kapsamında değerlendirmeli, tam ıslah dilekçesi ile asıl davaya eklenen taleplerin arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmelidir.
Taraflarca imzalanmış noter onaylı kaba inşaat sözleşmesi kapsamında yapılacak incelemede ise; dosyada mevcut bilgiler itibariyle öncelikli olarak, yapının projesine aykırı olup olmadığı, aykırı ise bu aykırılığın giderilip giderilemeyeceğinin tespiti gerekir.
3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesinden yararlanılarak taşınmaz hakkında 06.02.2019 tarihli yapı kayıt belgesi alındığı görülmüştür. 3194 sayılı Yasa'nın geçici 16. maddesi ile yapı kayıt belgesi alınması binayı yasal hale getirmeyecektir. Ancak, yürürlükteki imar mevzuatına göre binanın yasal hale getirilip getirilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sözleşmeye konu binada projeye aykırılıklar olduğu farklı heyetlerden alınan bilirkişi raporlarında tespit edilmişse de, işbu projeye aykırılıkların giderilip giderilmeyeceği noktasında çelişkiler olduğu ve bu çelişkinin giderilmediği görülmüştür.
Davanın dayanağı sözleşme konusu inşaata yapı kayıt belgesi alınmış olması ve farklı bilirkişi heyetlerince yapının projesine aykırı olduğu görüşü itibariyle, inşaatın projesine aykırı olduğu dikkate alınmak suretiyle mahkemece yapılması gereken iş; çelişkinin giderilmesi için konusunda uzman yeni bir teknik bilirkişi kurulu oluşturmak suretiyle, bu aykırılıkların giderilip giderilemeyeceği, giderilmesinin mümkün olması durumunda hangi yöntemle giderileceği araştırılmalı ve aykırılıkların giderilebilir nitelikte olması halinde, yükleniciye uygun bir yetki ve süre verilerek, giderilmesi halinde asıl davadaki talebin bu duruma göre değerlendirilmesi gerekir. Projeye aykırılığın giderilemeyecek nitelikte olduğunun tespiti halinde ise, inşaatın ekonomik değeri olmayacağından; davacı sözleşme bedeli isteyemeyeceği için asıl davanın reddi gerekir.
Karşı davadaki iş sahibinin talepleri projeye aykırılık kapsamında talepler olduğu anlaşılmakla; asıl davada projeye aykırılığın giderilip giderilmeyeceği belirlenip, giderilecek nitelikte olduğu ve yüklenici tarafından da giderildiği takdirde, karşı davada ileri sürülen taleplerin hasıl olacak sonuca göre değerlendirilmesi gerekir.
Yukarıda anlatılan kaldırma gerekçesine göre, yeniden yapılacak yargılama ile talep sonucu değişeceğinden tarafların sair istinaf talepleri incelenmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-İSTANBUL ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ..../███████ tarih, 2016/... Esas, 2021/.... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı ... davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Davacı ... davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!