Anahtar kelimeler: Yamaç Kesime Römork Odun Solunda Römorku Ormanlık Takılı Yüklü Çıkarak

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ Esas - ███████ KararDAVA
: (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)KARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle; 03.10.2020 tarihinde ...plakalı arkasında römork takılı ve römorku odun yüklü vaziyette olan traktör sürücüsü ...'in traktörün fazla yüklenmiş olması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek solunda bulunan yamaç alana girdiğini ve daha sonra yoldan çıkarak ormanlık arazi kesime girerek tek taraflı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda meydana gelen müvekkillerden ...'ın eşi ... ile ...'ın babaları ...'ın traktörden düşmesi sonucu kaza yerinde vefat ettiğini, ...'ın ölümü nedeniyle müvekkillerinin manevi açıdan mağdur olduğunu, müteveffanın traktörün çamurluğunda yolculuk yapmasının köy şartları için alışılagelmiş bir durum olduğunu, kendisinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ...plakalı aracın kaza tarihi olan 03.10.2020 tarihi kapsar şekilde ... Sigorta'ya ait ... numaralı kasko poliçesi ile sigortalandığını, taraflarınca sigorta şirketinden birçok kez poliçenin örneğinin taraflarına gönderilmesi istenilmiş ise de gönderilmediğini, bu nedenle poliçe teminatının taraflarınca bilinmediğini, trafik kazası sonucu ortaya çıkan zararlı sonuçtan aracın işleteni olan ...'nun müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek davacı ... için 1000.000 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 80.000 TL olmak üzere toplam 260.000,00TL manevi tazminatın, davalılardan sigorta şirketi için █████/202i diğer davalar bakımından ise kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davalı Sigorta Şirketi yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile; davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, manevi tazminatın █████/2020 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte anılan davalı ...'dan alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, fazlaya dair talebin ayrı ayrı reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı yetersiz olduğunu, sunulan emsal yargıtay kararı incelendiğinde mahkeme tarafından hükmedilen tazminatın son derece yetersiz olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmiş olsa da kendileriyle bilgi ve belge paylaşılmadığından aleyhe red vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmiş olması hatalı olduğunu, hükme esas alınan kusur raporları kabulünde olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada HMK 16.madde gereğince Almus Mahkemelerinin yetkili olması sebebiyle yetkisizlik kararı verilmesi ya da müvekkili hakkında açılan davanın ayrılarak yetkisizlik kararı verilmesi yönündeki taleplerinin hakkında karar verilmemiş olması usule aykırı olduğunu, kullanma hırsızlığı savunmalarının araştırılmadığını, kusura yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, tanıklarının dinlenmediğini, hükmedilen manevi tazminat miktarı fahiş olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 03.10.2020 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ...plakalı traktörün sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek solunda bulunan yamaç alana girdiği ve daha sonra yoldan çıkarak ormanlık arazi kesimine girerek tek taraflı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, traktörde yolcu olarak bulunan ...'ın traktörden düşmesi sonucu kaza yerinde vefat ettiği, bu nedenle davacıların manevi tazminat talep ettikleri anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin birinci fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Yine aynı Kanun'un 16. maddesinde ise "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü, 7. maddesinde ise “Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.” hükmü yer almaktadır.HMK'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp bir seçimlik yetkidir.Somut uyuşmazlıkta, trafik kazası nedeni ile zarara konu kazanın Almus/ Tokat ilinde meydana geldiği ancak davalı sigorta şirketinin adresi Şişli olduğu ve bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin yetkili olduğu anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.İlk Derece Mahkemesince alınan kusur bilirkişi raporuna göre sürücünün % 75, müteveffanın ise %25 oranında kusurlu olduğu, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı Almus Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasına sunulan trafik bilirkişi raporuna göre sürücünün "aracın hızını dönemeçlere girerken tepe üstlerine yaklaşırken dönemeçli yollarda azaltmamak" kusurunu işlediği, müteveffanın ise taşıt dışında gayri nizami seyahat etmek kusurunu işlediği görülmektedir.Meydana gelen kazada müteveffa araçta yolcu olarak bulunmaktadır. Mahkemece alınan kusur raporunda müteveffaya traktörde tehlikeli şartlarda yolculuk etmesi nedeniyle % 25 oranında kusur verilmiştir. Müteveffa yolcu olup, yolcu taşımaya uygun olmayan traktöre binmesi zararın oluşumunu arttırdığından müterafik kusurludur. Yargıtay 4 ve kapatılan 17. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamalarında müterafik kusur oranı % 20 olarak kabul edilmektedir. Bu durumda kusur bilirkişisi tarafından müteveffa için belirlenen %30 kusurun müterafik kusur olduğu çekişmesizdir. Bu nedenle kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun █████/2004 tarih, ██████-370 E.-K. sayılı kararı).Somut olay bakımından yapılan incelemede kazanın oluş şekli tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusur durumları, müteveffanın müterafik kusuru, hatır taşıması, paranın alım gücü, manevi tazminatın caydırıcılık özelliği ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nın 56/2.maddesi kapsamında davacılar lehine belirlenen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varılmıştır.Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen İMMS poliçesinde manevi tazminat klozu bulunmadığından davalı sigorta bakımından davanın reddi ile lehine vekalet ücreti verilmesinde de usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacılar vekili ve davalı ... vekili vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacılar vekili ve davalı ... vekili vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 3.415,50 TL harçtan peşin alınan 853,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,62 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,5-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.█████/2026