Anahtar kelimeler: Tanımlı Enjeksiyon Satımdan Plastik Makinenin Davalıborçluya Makinesi Satışa Ekipmanları Kesilen

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: 21.05.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin, makine ve ekipmanları satışı yapan bir firma olduğu, bu kapsamda, davalı şirkete 22.05.2023 tarihli vadeli satış sözleşmesi kapsamında ..... tanımlı bir plastik enjeksiyon makinesi satışı hususunda sözleşme imzalanmış ve yine sözleşmeye uygun olarak 22.05.2023 tarihli ..... numaralı 45.000,-USD bedelli fatura tanzim edilerek satışa konu makinenin davalı-borçluya eksiksiz şekilde teslim edilmiş olduğunu, satışa konu ürünlere ilişkin kesilen faturaların, davalı-borçluya usulüne uygun şekilde gönderilmiş, Müvekkili şirket tarafından kesilen ve karşılığında davalı-borçlu tarafından herhangi bir itiraza ve iadeye uğramayan fatura bedeli kısmen ödenmişse de bakiyesinin aradan geçen süreye rağmen ödenmemiş olduğunu, işbu bakiye borcun ödenmemiş olması sebebi ile borçlu hakkında Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile ilamsız haciz yoluyla takibe geçilmiş olup; davalı icra takibi kapsamındaki borca, müvekkilin haklı alacağını sürüncemede bırakmak gayesiyle, bir takım mesnetsiz iddialar ortaya atarak itiraz etmiş olduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Büyükçekmece İcra dairesi ..... Esas sayılı icra takip dosyasından ..... Makina Sanayi İç Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi .... Şubesi tarafından ..... Üretim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine 32.057,39-USD toplam alacak için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından icra takibine █████/2025 tarihinde borca itiraz edildiğinden takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
SMMM Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda özetle; Davacının 2023,2024 ve 2025 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, davalı yana ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan █████/2025 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 1.059.714,94-TL alacaklı oldukları, tarafların USD Bazlı çalışmaları olduğundan USD Bazlı çalışma yapılmış olduğu, davacı tarafından davalı yana toplam tutarı 87.273,73 USD olan (Kur Farkı Faturası dahil olmak üzere) 7 Adet E-Fatura Faturası düzenlenmiş olduğu, E-Fatura içeriği ürünlerin davalı yana teslimine ilişkin bir belgeye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, İcra takip tarihine kadar, Davalı tarafından davacı yana icra takip tarihine kadar USD karşılığı 56,63 USD olan | adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, davalı tarafından Davacı yana Banka dekontu görülmeyen toplam tutarı 237.993,11 TL Banka ödemesi yapılmış olduğu, bu ödemenin ilgili günler USD Alış kurları üzerinden USD Karşılığının 9.658,44 USD olduğu, davalı tarafından davacı yana toplam tutarı 1.476.000 TL olan çek ödemesi yapılmış olduğu, bu çeklerden toplam tutarı 254.000 TL olan 3 Adet çekin davalı yana iade edilmiş olduğuna dair muhasebe kaydı yapılmış olduğu, davalı tarafından ödenen çeklerin toplam tutarının 1.222.000 TL olduğu, TL çeklerin keşide tarihlerindeki Merkez Bankası USD Alış kurları üzerinden USD Karşılığının 47.643,40 USD olarak hesaplanmış olduğu, davacının icra takip tarihi olan 27.02.2025 tarihi itibariyle davalı yandan (87.273,73 USD-56,63 USD-9.658,44 USD-47.643,40 USD) 29.915,26 USD alacaklı oldukları hesaplanmış olduğu, İcra takibinin 29.949,35 USD üzerinden yapılmış olduğu, icra takip tarihinden sonra davalı tarafından davacı yana Toplam Tutarı 999.600 TL ve ilgili gün USD Alış kurundan USD karşılığı 24.415,44 USD olan Satış Faturası düzenlenmiş olduğu, davacı tarafından davalı yana bu faturaya karşılık 20.000 USD ve 188.600 TL (USD karşılığı 4.647,52 USD) ödeme yapılmış olduğu, işbu ödemelerin toplam tutarının 24.647,52 USD olduğu, davacının ayrıca, icra takip tarihinden sonra davalı tarafa fazla yapılan ödeme nedeniyle (24.647,52 USD-24.415,44 USD) 232,08 USD alacaklı olduğu hesaplanmış olduğu, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmeye ve davalı tarafı temerrüde düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan'ın, icra takip tarihi olan 27.02.2025 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek USD Mevduata Bankalarca Fiilen Uygulanan Azami Yıllık Faiz 1 yıl ve daha uzun vadeli ve değişen oranlardaki faizi talep edebileceğine ilişkin takdirin mahkemeye ait olduğu kanaati ile rapor sunmuştur.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;
Dava, ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan alacaklı olduğu iddiası ile davalı aleyhine yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuştur.
Yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş fakat davalı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde ibraz etmemiştir. Rapor neticesinde incelenen davacı defterlerine göre davacının davalıdan faturalar karşılığında 29.915,26 USD alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir. Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır. Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir.
Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı, fatura teslim olgusunun artık ispatının gerekmeyeceği, davacı defterlerindeki kayda göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin döviz cinsinden yürütüldüğünün anlaşıldığı, yine yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
1-Davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 29.915,26-USD asıl alacak yönünden iptaline,
2-Takibin asıl alacak üzerinden DEVAMINA,
3-Fazlaya ilişkin asıl alacak ve işlemiş faize yönelik talebin REDDİNE,
4-Hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihinden itibaren ,fiili ödeme tarihinde devlet bankaları nezdinde USD cinsinden açılmış kısa vadeli hesaplara uygulanan en yüksek faizin İŞLETİLMESİNE,
5-Hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 269.237,34-TL (█████/2026 tarihi itibariyle USD efektif satış kuru 45,00-TL baz alınarak) icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 91.958,01-TL harçtan davacı tarafça yatırılan (Başvurma, Peşin, Vekalet harcı olmak üzere) 14.830,54-TL harcın mahsubu ile bakiye 77.127,47-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan toplam 14.830,54-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
8-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 219.961,56-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Davacı tarafından sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 7.140,00-TL'nin kısmen kabul - red oranları ve takdiren % 93,31'ü olan 6.662,33-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye masrafların davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
10-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında %93,31'ü olan 4.292,26-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye kısım olan 477,36-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
12-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına),
13-Talep halinde gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi.█████/2026
Katip ......
¸E-imza
Hakim .....
¸E-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!