Anahtar kelimeler: Puanlanmasına Kıdeme Barosu Çarpılarak Katsayısının Yönergenin Cmk Haiz Batman Arası

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI)
: ... Barosu BaşkanlığıVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Batman Barosu CMK Uygulaması Hakkında İç Yönerge'nin 10. maddesinin 3. fıkrasında yer alan 0-3 yıl arası kıdeme haiz avukatların katsayısının 0,50, 3-5 yıl arası kıdeme haiz avukatların katsayısının 0,75, 5 yıldan fazla kıdeme haiz avukatların katsayısının 1 ile çarpılarak puanlanmasına ilişkin Batman Barosu Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; dava konusu Batman Barosu "CMK Uygulaması Hakkında İç Yönerge'nin" 10. maddesinin 3. fıkrası değerlendirildiğinde, gönüllü avukatlar arasında yapılacak görevlendirmelerde puan sisteminin uygulanacağı, meslekteki kıdemlerine göre bu puanların belli katsayılar ile çarpılacağı, kıdemin artmasıyla birlikte katsayının da arttığı, böylece kıdemsiz avukatların CMK uygulaması kapsamında daha fazla iş alabilmesine imkan sağlandığının anlaşıldığı, bu kapsamda, dava konusu Yönerge hükmü ile kıdeme dayalı bir ayrımcılık yapıldığı, ancak bu ayrımcılığın hukuka uygun amaç ve araçlarla nesnel ve makul gerekçelere dayanması halinde eşitlik ilkesinin ihlal edildiğinden söz edilemeyeceği ve Yönerge hükmünün hukuka aykırılığından bahsedilemeyeceği, buna göre, gençlerin mesleğe girişlerini kolaylaştırmak, mesleğe yeni başlayanların ve/veya kıdemi az olanların ise meslekte korunmalarını sağlamak maksadıyla ücret veya iş dağılımı konusunda farklı uygulamalar yapılmasının objektif ve makul bir gerekçe olduğu, CMK uygulamasında görev almak isteyen avukatların hiçbir ayrıma tabi tutulmaksızın başvuruda bulunup göreve başlayabileceği, kıdeme dayalı olarak belirlenen katsayılar arasında hakkın özünü zedeleyecek veya ortadan kaldıracak bir durumun söz konusu olmadığı, bu doğrultuda iş dağılımı konusunda yapılan ayrımda makul ve ölçülü bir dengenin gözetildiği, baronun müdafii görevlendirme şeklinde subjektif işlem yapma yetkisinin bulunduğu, subjektif işlem yapabilme yetkisinin kamu hizmetinin iyi işlemesi vetakdir yetkisinin objektifleştirilebilmesi maksadıyla belli esaslara tabi tutulabileceği, bu nedenle dava konusu Yönerge hükmünün düzenlenmesinde Baronun yetkisinin bulunduğu, getirilen düzenleme ile yapılan farklı muamelenin meşru bir amaç taşıdığı, dava konusu Yönerge ile getirilen kıdeme, katsayıya ve puana dayalı uygulamada makul bir orantılılık ilişkisi olduğu dikkate alındığında, yapılan farklı muamelenin ayrımcılık yasağı ve eşitlik ilkesini ihlal etmeyeceği açık olduğundan bu iddiaya itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Birer kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan baroların kendi görev alanlarına ilişkin konularda Anayasa'dan kaynaklanan genel düzenleme yetkisine sahip oldukları kabul edilmekle birlikte, adli yardım hizmetlerinde görevlendirilecek avukatların belirlenmesine ilişkin esaslar hakkında düzenleme yapma yetkilerinin bulunmadığı, bu yetkinin Avukatlık Kanunu'na tabi adli yardım hizmetleri bakımından Türkiye Barolar Birliğine, Ceza Muhakemesi Kanunu'na tabi adli yardım hizmetleri bakımından ise (Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınmak suretiyle) Adalet Bakanlığına ait olduğu, öte yandan, Ceza Muhakemesi Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi Ve Vekillerin Görevlendirilmeleri İle Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'te bir hüküm bulunmamakla birlikte, adli yardım hizmetleri konusunda genel düzenleme olarak nitelendirilebilecek olan Avukatlık Kanunu ve bu Kanun'a dayanılarak çıkarılan Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği'nde herhangi bir pozitif ayrımcılık uygulamasına yer verilmediği gibi, anılan Yönetmelik'te adli yardım görevinin serbest çalışan avukatlara eşitlik ilkesi esaslarına göre verileceğinin de belirtildiği, kaldı ki Anayasa'nın 10. maddesinin 2. ve 3. fıkralarında pozitif ayrımcılık uygulamasının kadınlar, çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirlerle sınırlı olacağı da dikkate alındığında, Batman Barosu Yönetim Kurulunun █████/2021 tarih ve ███████ sayılı kararıyla kabul edilen ''CMK Katsayı Uygulamasının'', yetki ve konu unsurları bakımından hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Batman İdare Mahkemesi'nce verilen █████/2022 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı davanın reddine ilişkin kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, mesleğe yeni başlayan avukatların ciddi ekonomik zorluklarla karşılaştığı, bu nedenle Baro Yönetim Kurulu kararıyla mesleğe yeni başlayan meslektaşlar lehine pozitif ayrımcılık yönünde karar verildiği, kıdemli avukatların iş yoğunlukları nedeniyle gelen görevlendirme taleplerini çoğu zaman reddettiği, davacının da 40 adet görevlendirme talebini ret kararı bulunduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, mahkemece verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.