Anahtar kelimeler: Pülümür Kavakların Ölçümündeki Vasıflı Erzurum Tarla Yüz Vasfıyla Hanesine Şerhi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Pülümür Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2020/8 E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Kadastro sonucunda; ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 35... parsel sayılı 525, 35... yüz ölçümündeki tarla vasıflı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle beyanlar hanesine taşınmaz üzerinde bulunan kavakların ...'a ait olduğu şerhi yazılarak "tarla" vasfıyla Hasangazi Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edildiği, tespitin 15.01.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.Davacı Hazine temsilcisi; 1 35... sayılı taşınmazın tarla vasfıyla davalı ... Tüzel Kişiliği adına yapılan tespit ve tescil işleminin yersiz ve yanlış olduğunu, taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 16/A ve 18. maddelerinde belirtilen yerlerden olup Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.Müdahil davacı ... müdahale dilekçesinde; taşınmazın murisi ... ... tarafından ... ... ...'dan satın alındığını ve taşınmaza kendisi tarafından ağaç dikildiğini, taşınmazın muris tarafından satın alınmasından sonra da kendisi tarafından kullanıldığını, taşınmazda Hazine ya da Köy Tüzel Kişiliğinin hakkı bulunmadığını öne sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tapuya kayıt ve tescili talebiyle davaya katılmış; 18.02.2021 tarihli celsede muris ... ... mirasçılarının davaya muvafakatlerinin alınması ya da terekesine temsilci tayini için süre verilmesi üzerine 03.03.2021 tarihli dilekçesi ile ... ... mirasçılarını davaya dahil edilmelerini istemiş, yargılama sırasında ... ... mirasçıları davaya muvafakat etmişlerdir.Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi; dava konusu taşınmazın köy bahçesi olarak kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın 1956 yılından bu yana kavaklık vasfıyla kullanılmak suretiyle asli müdahil ...'ın babasının, onun vefatından sonra ise tereke adına asli müdahil ...'ın zilyedinde olduğu, taşınmazın ... Köy Tüzel Kişiliği ile bir ilgisinin bulunmadığı gibi, Devletin hüküm ve tasarrufundaki alanlardan da olmadığı anlaşılmakla, asli müdahil ...'ın davasının kabulüne, Hazinesinin davasının reddine karar verilmiş, karara karşı davacı Hazine temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ileri sürülen istinaf nedenlerine, kamu düzenine ilişkin hususlara, dosyadaki belgelere, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere, İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmemesine, davacı ...'ın müdahale dilekçesinde taşınmazın murisine ait olduğundan söz edip sonuç kısmında taşınmazın adına tescilini istemesi karşısında istek hususunda oluşan tereddütün 31.08.2021 tarihli ... dilekçesi içeriği ve diğer dosya kapsamı ile ortadan kalktığının ve talebin tereke adına olduğunun anlaşılması ile diğer mirasçıların muvafakatlarının dosyaya ibraz edilmiş olmasına, ayrıca taşınmaza komşu taşınmazlar gerçek kişi şahıslar adına kayıtlı olup mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına, taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların yaşlarına ve taşınmazın miktarına göre zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacı Hazine temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Ne var ki; Mahkemece, müdahil davacı ... lehine 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Taşınmazın zilyetlikle kazanılabilmesi için öncelikle zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olması, bundan sonra da 3402 sayılı Yasa'nın 14... . maddeleri uyarınca emek ve para harcanmak suretiyle imar-ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi zorunludur.Somut olayda; jeodezi bilirkişi ... ... ... tarafından hazırlanan 20.10.2021 tarihli rapora göre 1956, 1973, 1994, 2004, 20 08... tarihli hava fotoğraflarının incelenmesinde dava konusu taşınmazda herhangi bir yapıya ya da tarımsal sürüm izine rastlanılmadığının bildirildiği, yine ziraat bilirkişi tarafından hazırlanan 09.11.2020 tarihli raporda ise dava konusu taşınmazın topoğrafik açıdan %25-30 arasında değişen bir eğime sahip olduğunun bildirildiği, bu raporda yer alan dava konusu taşınmaza ilişkin fotoğrafların incelenmesinde ise kendiliğinden büyüyen söğüt ve kavak ağaçlarıyla ve çalı-çırpı niteliğindeki bitki örtüsü ile kaplı olduğu, bunların ise ekonomik amaca uygun zilyetlik olarak değerlendirilemeyeceği hususları bir arada değerlendirildiğinde müdahil davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşmediği, dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağı anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca; davacı Hazinenin davasının kabulüne, müdahil davacının davasının ise reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.Davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davacı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.