Anahtar kelimeler: Kepi Skhariç Aşçı Tarz Kesip İşleriyle Niğde Lokantacılık Medya Kağıt

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: 21.05.2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkili şirketin Niğde İlinde lokantacılık işleriyle ilgili faaliyet gösteren bir işletme olup, davalı ise bu tarz işletmelere aşçı kepi gibi ürünler tedarik ettiğini belirten bir firma olduğunu, davalı firmanın sosyal medya hesapları üzerinden müvekkiline aşçı kepi kağıt 200 paket pazarlamak istediğini ve müvekkili şirketin de yapılan görüşmeler sonucunda davalıdan 18.240 TL'lik ürün aldığını, davalı şirketin, müvekkili şirkete "parayı gönderin, faturasını kesip ürünlerinizi göndereceğim" dediğini, sonrasında müvekkili şirketin davalı şirkete 11.10.2024 tarihinde para transferi gerçekleştirdiğini, para gönderdikten sonra müvekkili ile davalı arasında irtibatın davalının eylemleri nedeniyle koptuğunu ve davalı yaklaşık 1 ay sonra 12.11.2024 tarihinde ürünlerin faturasını kestiğini, davalının faturayı kesmiş olmasına karşılık faturada adı geçen ürünleri müvekkiline göndermediğini, müvekkilininin ısrarlı aramaları sonucunda davalının, müvekkiline iade faturası kestiği takdirde para iadesi yapacağını belirttiğini, müvekkilinin de bu görüşme üzerine 20.11.2024 tarihli fatura ile not kısmına da açıklamasını net şekilde yazarak iade faturasını kestiğini ancak davalı iade faturası da kesilmiş olmasına rağmen ilgili bedel olan 18.240 TL'yi müvekkiline göndermediğini, davalının müvekkilinden 18.240 TL aldığını, faturasını kestiğini, ürünleri vermediğini, ürünleri verememesi nedeniyle iade faturası istediğini, iade faturası sonucunda bedelin iadesini müvekkiline yapmadığını, yaşanan bu olaylar neticesinde davalının basiretli bir tacir olarak davranmadığını, sosyal medya ve İnternet gibi bilişim araçlarını kullanarak müvekkiline karşı nitelikli dolandırıcılık eylemini gerçekleştirmiş olduğunu bu nedenle Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette de bulunduklarını, alacağın tahsili için davalı hakkında icra takibi yapıldığını, davalının kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, icranın durdurulduğunu beyanla itirazın kaldırılmasını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı yanın dosya kapsamına cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.Küçükçekmece İcra dairesi ... Esas sayılı icra takip dosyasından ... tarafından ... aleyhine 18.240,00-TL toplam alacak için icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.Mahkememiz dosyasında Niğde .... Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış olup bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;Davacı ... Lokantacılık Gıda İnş. Tar. Dayan. Tük. Mal. Paz. Ve Tic. Ltd. Şti. ne ait Ticari defterlerin T.C. Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) tarafından elektronik ortamda tanzim edilerek kâğıt ortamına dökülen Defter Beratları ve Noter tasdiklerinin bulunduğu görüldü. Bu defterin Vergi Usul Kanunu'nun 215. ve 219. maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve Genel Kabul Görmüş Muhasebe Standartları, Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğ hükümlerine uygun olarak tutulduğu, HMK” nın 222 maddesine göre sahibi Davacı ... Lokantacılık Gıda İnş. Tar. Dayan. Tük. Mal. Paz. Ve Tic. Ltd. Şti. lehine delil niteliği taşıdığı kanaatimin takdiri yüce mahkememize aittir. Davacı ... Lokantacılık Gıda İnş. Tar. Dayan. Tük. Mal. Paz. Ve Tic. Ltd. Şti. Muhasebe kayıtlarının tetkikinde, davalı ... - ... ile davaya esas teşkil eden ticaretin varlığı tespit edilmiştir. Davacı ... Lokantacılık Gıda İnş. Tar. Dayan. Tük. Mal. Paz. Ve Tic. Ltd. Şti. ne ait 2024 mali yılı Muhasebe kayıtlarının tetkikinde; Davalı ... firmasına 20.10.2024 tarihinde 18.240,00TL tutarında ... Bankası marifetiyle havale gönderildiği, 12.11.2024 tarihinde ... Ambalaj tarafından KDV Dahil 18.240,00TL Tutarında bir faturanın gönderildiği, 20.11.2024 tarihinde, 12.11.2024 tarihinde ... Ambalaj Firması tarafından gönderilen faturanın iadesi mucibince İade faturası tanzim edildiği tespit edilmiştir. 20.10.2024 Tarihinde ... Bankası marifetiyle Davacı .... Lokantacılık Gıda İnş. Tar. Dayan. Tük. Mal. Paz. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından gönderilen havale tutarının davalı ... firmasınca iade edildiğine dair bir muhasebe kaydı bulunmamaktadır. 20.11.2024 tarihli .... No lu iade faturası aynı tarihte tekrar alacak kayıt edilerek hesabın kapatıldığı tespit edilmiştir.SMMM Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda özetle; Davalının 2024 yılında ikinci sınıf tüccar olup ticari kayıtlarını işletme hesabı defteri olarak elektronik ortamda Gelir İdaresi Başkanlığı veri tabanında defter beyan sistemi üzerinden tuttuğu, Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davalı tarafından davacıya düzenlenen 12.11.2024 tarihli .... no.lu KDV dahil 18.240,00-TL tutarlı e-arşiv satış faturasının Gelir bölümünde, davacı tarafından davalıya düzenlenen 20.11.2024 tarihli .... no.lu KDV dahil 18.240,00 TL tutarlı e-arşiv iade faturasının Gider bölümünde kayıtlı olduğu, Gelir-Gider kayıtları itibarıyla taraflar arasındaki ticari ilişkinin borç-alacak bakiyesi vermeyecek şekilde kapatılmış olduğu, Davacı tarafından 11.10.2024 tarihinde .... Bankası Derbent/Niğde Şubesinden davalının ... Bankasındaki hesabına gönderilen 18.240,00-TL tutarlı Fast işleminin davalının işletme hesabı defterinde yer almadığı dolayısıyla işletme hesabı defterlerinden taraflar arasındaki cari hesap takibi yapılmasının mümkün olmadığı, tarafların düzenledikleri e-arşiv faturalarında “irsaliye yerine geçerlidir” açıklamasına yer verdikleri, tarafların karşılıklı olarak düzenledikleri faturalara kanuni süresi içerisinde itiraz etmeyerek ticari defter kayıtlarına aldıkları dikkate alındığında davalının davacıya 18.240,00-TL tutarında borçlu olup olmadığı hususundaki takdirin mahkemeye ait olduğu kanaati ile rapor sunulmuştur.TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;Dava, davalı tarafa yapılan peşin ödemeye rağmen, davalı tarafça ödemeye konu ürünlerin teslim edilmediği gerekçesiyle sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davacı tarafça yapıldığı iddia edilen peşin ödemenin iadesi için davalı aleyhine girişilen icra takibine itirazın iptali davasıdır.Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuştur.Yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş fakat davalı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde ibraz etmemiştir. Rapor neticesinde incelenen davacı defterlerine göre davacının davalıdan faturalar karşılığında 18.240,00-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir.6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir. Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır. Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir.Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir.Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı, davalının tacir olması nedeniyle işletme defterinin hukuki bir geçerliliğinin bulunmadığı, ispat yükünün davalı üzerinde olmasına ve tacir olmasına rağmen ticari defterlerini dosyaya sunmaması (defter-i kebir, yevmiye ve envanter defteri) nedeniyle davacıya mal teslim edip alacaklı olduğunu ispat edemediği, fatura teslim olgusunun artık ispatının gerekmeyeceği, yine yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın davacıya ait ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;DAVANIN KABULÜNE,1-Davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 18.240,00-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz İŞLETİLMESİNE,3-Hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 3.648,00-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE ,4-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 1.245,97-TL harcın davacı tarafça yatırılan ( Başvurma, Peşin, Vekalet harcı olmak üzere) 1.318,30-TL harçtan mahsubu ile bakiye 72,33-TL harcın davacıya İADESİNE,5-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.245,97-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE,6-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 13.890,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 18.240,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,8-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat KAYDINA,9-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,Dair; Miktar yönünden kesin olmak üzere, hazır olan tarafların yüzüne karşı karar verildi █████/2026Katip ...¸E-imzaHakim ...¸E-imza