Anahtar kelimeler: İnançlı Şahıstan Mutabakata Varılan Meni Gözardı Açtığını Ekinde Parselde Gaziantep

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gaziantep 5. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Davacı vekili; dava konusu taşınmazın başlangıçta davacıya ait olduğunu, daha sonra ise 2 18... parselde kayıtlı taşınmazın davalı adına kayıtlı hale geldiğini, davalının bu taşınmazı ... adlı şahıstan satın aldığını, ...'un da ... 'dan, ...'ın da davacıdan satın aldığını, bütün bunların kredi vs. ihtiyacı için yapıldığını, dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmede de bu hususların geçtiğini, davalının bu sözleşmede davacı ile mutabakata varılan hususları gözardı ederek davacı hakkında Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında meni müdahale davası açtığını, davanın derdest olduğunu ileri sürerek dava konusu 2 18... parselde davalı adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili; davalı müvekkilinin davacı ... ve ... 'e karşı Gaziantep 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile "elatmanın önlenmesi ve davalıların taşınmazdan tahliyesi" davası açtığını, müvekkili ...'ın dava konusu taşınmazı davacı ...'den satın almadığını, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, davalı müvekkilinin söz konusu taşınmazı 2016 yılının 4. ayında satın aldığını, oysa davanın açıldığı tarihin 2018 yılı Şubat ayı olduğunu, Gaziantep 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasındaki davayı geciktirme amacıyla açılmış olduğunu, davacı tarafça sunulan sözleşmede davacının kendi yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu durumda dava açmasının hukuken mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça usulünce inançlı temlik hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler ile tanık beyanlarından, ortada inanç işlemine dayalı bir durumun varlığından bahsetmenin mümkün olmadığı, davacı tarafından ilk devirden sonra taşınmazın başka kişilerin mülkiyetinde olduğu, onlar ile aralarında inançlı işlemin ve onlardan da davalıya kadar devam eden inançlı işlemin olduğu hususu ispat edilemediği gibi dosya kapsamına inanç sözleşmesinin delili olarak sunulan 19.01.2018 tarihli "Anlaşma" başlıklı adli yazılı belgede de dava konusu taşınmazın ileride devredilmek üzere davacı tarafından davalıya temlik edildiği ve davalı tarafından da yeniden davacıya devredileceğine yönelik bir koşulun bulunmadığı, dava konusu taşınmazın satışı halinde davalının alacağını aldıktan sonra kalan bakiyenin davacıya ve ...'a verileceğine dair bir düzenlemenin bulunduğu, söz konusu anlaşma dahilinde davacının taşınmazın tapusunu yeniden temlik alamayacağının anlaşıldığı, hal böyle olunca, davacının yemin deliline de dayanmadığının anlaşılması karşısında İlk Derece Mahkemesi tarafından tapu iptali ve tescil istemli davanın reddine yönelik verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TLbakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.