Anahtar kelimeler: Bingöl Diyarbakır Tapuya Ret Şartı Eksiklikleri Kısım Sayisi Esastan Dayanan

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Bingöl 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ███████ KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tapuya tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare, davalılar ... vd. ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bingöl ili, ..., ... Mahallesi 5 59... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPBir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz imar planı içinde olup, %45 kesintinin kabul edilemeyeceğini, imar planı içinde olan taşınmazlarda düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılamayacağını, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapı ve müştemilat değerinin de hatalı hesaplandığını, kamulaştırma bedelinin talepleri doğrultusunda keşif veya yeniden değerlendirme tarihi itibarıyla resmî birim fiyatları ile Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi verilerine göre tespit edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ekonomik olarak değeri çok yüksek taşınmaz ile eş değer kabul edildiğini, taşınmaza ilişkin belediye ve tapu müdürlüğü yazıları, değer verileri, vergi kayıtları ve sunulan diğer değer tespit araçlarının göz ardı edildiğini, taşınmaza biçilen değerin piyasa koşullarının çok üstünde olduğunu, üzerindeki yapıların emsal taşınmazlardan eksik yönlerinin de hesaplanmadığını ileri sürmüştür.2.Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerçek bir emsal kaşılaştırması yapılmadığını, taşınmazın değerini etkileyecek yerlere uzaklığının eksik ve yanlış değerlendirildiğini, emsalin yanlış belirlendiğini, emsal satışının davanın tarafı olan belediyenin satışı olduğunu, emsal üzerinde satış öncesi yapılar olduğunu, kamulaştırma işleminin kendisinin alım satım yoğunluğunu kötü yönde etkilediğini ileri sürmüştür.3. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal taşınmazın dava konusu taşınmaza uygun olmadığını, emsal karşılaştırmasının da hatalı yapıldığını, emsalin 2/B çalışması kapsamında taşınmazların zilyetleri adına tespit gördüğünü ve sadece bu zilyetlerin katılmış olduğu açık ihale yoluyla satıldığını, objektif fiyatlandırmadan yoksun bu ihaleler neticesinde belirlenen fiyatların mukayeseye esas alınmasının hakkaniyete uygun olmadığını, kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini ileri sürmüştür.4. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin düşük belirlendiğini, emsal taşınmazın dava konusu taşınmaza uygun olmadığını, emsal karşılaştırmasının da hatalı yapıldığını, emsalin 2/B çalışması kapsamında taşınmazların zilyetleri adına tespit gördüğünü ve sadece bu zilyetlerin katılmış olduğu açık ihale yoluyla belirlenen fiyatların mukayeseye esas alınmasının hakkaniyete uygun olmadığını, taşınmazın rekreasyon alanında olduğundan bahisle düşük kamulaştırma bedeline hükmedilmesinin kabul edilemez olduğunu ileri sürmüştür.5.Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; serbest satış olmadığı açık olan taşınmaz satışının emsal alındığını, emsal araştırmasının ve tartışmasının eksik ve yanlış yapıldığını, idarenin tasarrufunda olan işlemlerin davaya konu taşınmazda değer düşüklüğü nedeni olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunun kabulü ile zeminine emsal karşılaştırması yapılarak dava tarihi itibarıyla metrekaresine 381,72TL, üzerindeki ağaçlara maktuen değer biçildiği, taşınmazın vasfına, konum ve niteliklerine, aynı bölgeden intikal eden dava dosyalarına göre bilirkişi kurulunca belirlenen metrekare birim fiyatının uygun olduğu, belirtilen nedenlerle hükme esas alınan bilirkişi raporunun yasal niteliklere haiz ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak, üzerinde bulunan ağaçlara maktuen değer biçilmesine ve tespit edilen bedelin kararın kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare, davalılar ... vd. vekili ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare, davalılar ... vd. ve davalılar ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare, davalı ... ile davalılar ... vd.den peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.KARŞI OYYargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve ███████-44 Esas, ███████ Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.Bu nedenle somut olayda; bir kısım davalı tarafın Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir talebinin (Davalılar ... vd. vekillerinin “faize” ilişkin talebi) de dosya münderecatında bulunması karşısında, adı geçen davalılar yönünden 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve ███████ Esas - ███████ Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar geçen süre için kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması”, diğer bir ifadeyle Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak “dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar faize hükmedilmesi” gerekmektedir.Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Sayın çoğunluğun diğer yönleriyle katıldığım “Onanma Kararı”na; faize ilişkin olarak adı geçen davalılar yönüyle açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 12.03.2026