Anahtar kelimeler: Bilimsanat Mezunları Mezunlarının Güzel Bilimleri Sanatlar Doçentlik Müzik Doktora Dalı

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALILAR
: 1- ... Kurulu BaşkanlığıVEKİLLERİ
: Av. ... Av. ...2- ... Kurul BaşkanlığıVEKİLLERİ
: Av.... - Av....Av. ...- Av. ...DAVANIN KONUSU
:Davacı tarafından, █████/2023 tarihinde Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın resmi internet sitesinde ilan edilen, yeni doçentlik bilim/sanat alanları ve anahtar kelimeler listesinden "Eğitim Bilimleri" temel alanı altında yer alan "Güzel Sanatlar Eğitimi" bilim/sanat alanının ve anahtar kelimelerinin çıkarılmasına ilişkin düzenlemenin iptali istenilmektedir.DAVACININ İDDİALARI
:Davacı tarafından, yapılan düzenleme nedeniyle, müzik ve resim gibi sanat alanından gelmeyen, Güzel Sanatlar Anabilim Dalı doktora mezunları ve öğretmenlik alanları mezunlarının Eğitim Bilimleri Temel alanı altında bir anahtar kelime olmaması nedeniyle doçentlik başvurusu yapamayacakları, dava konusu düzenleme öncesinde “Güzel Sanatlar Eğitimi” Bilim alanı içerisinde sadece “Resim/Resim İş” ve “Müzik Eğitimi” anahtar kelimelerine yer verilmesinin doktoralarını yapan öğrencilerin doçentliğe başvurusunu engellediği, bu nedenle dava konusu düzenleme öncesinde anahtar kelime sayısının arttırılması için davalı idareye öneri sunulduğu ancak alınan karar ile yeni anahtar kelimelere yer verilmediği gibi “Güzel Sanatlar Eğitimi”nin Bilim alanı olmaktan çıkarıldığı, yine düzenleme nedeniyle vermiş olduğu yüksek lisans derslerini vermesinin önüne geçildiği, yapılan düzenlemenin bilimsel dayanağının bulunmadığı, düzenlemenin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.DAVALILARIN SAVUNMASI
:Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın Savunması: Usul yönünden davanın süresinde açılmadığı esas yönünden ise davalı idare tarafından, “Güzel Sanatlar Eğitimi” kavramının genel kavram olduğu, bu bilim alanının “Müzik Eğitimi” ve “Resim/Resim İş Eğitimi” anahtar kelimelerinden oluştuğu, “Güzel Sanatlar Eğitimi” Bilim Alanından başvuruda bulunan adayların anahtar kelimelerinin özellik arz etmesi ve bilim alanının iki farklı alanı içermesi nedeniyle anahtar kelimelere diplomalarda yer verme zarureti doğduğu, yapılan değişiklikle “Müzik Eğitimi” ve “Resim/Resim İş Eğitimi” anahtar kelimelerinin bilim alanı olarak düzenlendiği ve bu zorunluluğun ortadan kalktığı, uygulamada ve gerekliliklerde bir değişikliğe gidilmediği, dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın Savunması: Davalı idare tarafından, “Güzel Sanatlar Eğitimi” Bilim Alanının “Eğitim Bilimleri” Temel Alanı altında Mart 2023 başvuru dönemine kadar sistemde yer alan bir bilim alanı olduğu, bu bilim alanı altında anahtar kelime olarak “Müzik Eğitimi” ve “Resim/Resim İş Eğitimi” anahtar kelimelerinin bulunduğu, yapılan düzenleme ile Ekim 2023 başvuru dönemi itibari ile bilim alanlarının özgünlüğünün sağlanması amacıyla anahtar kelimelerin bilim alanı seviyesine çıkarıldığı, yapılan bu düzenleme ile doçentlik başvurusu yapacakların aleyhine bir durumun oluşmadığı, atama, ders verme, tez danışmanlığı, eser üretimi gibi konularda çalışan doçent adaylarının veya akademisyenlerin bir kaybının bulunmadığı, davacının Ekim 2023 döneminde “Sahne Sanatları” Bilim Alanından doçentlik başvurusunun bulunduğu, bu nedenle davacının menfaatinin ihlal edilmediği, düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI
: ...DÜŞÜNCESİ
: Dava; Ankara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Temel Sanat Eğitimi Bölümünde Dr. Öğretim Elemanı olarak görev yapan davacı tarafından, Yükseköğretim Genel Kurulunun ... tarihli ... sayılı oturumunda alınan 2023.10.174 sayılı kararı ile "Eğitim Bilimleri Doçentlik Temel Alanı" altında yer alan "Güzel Sanatlar Eğitimi" bilim alanının ve anahtar kelimesinin; "Bilim/Sanat Alanları ve Anahtar Kelimeler" listesinden çıkartılması şeklindeki düzenlemenin iptali istemiyle YÖK ve Üniversitelerarası Kurul Başkanlığına karşı açılmıştır.Davacı vekili tarafından, "Güzel Sanatlar Eğitimi"nin aynı zamanda anahtar kelime iken; dava konusu değişiklik ile Anahtar Kelime Listesinden de çıkartıldığı iddiasıyla bu kısmın da iptalinin istenildiği görülmekte ise de; dava konusu düzenleme öncesinde, Doçentlik Eğitim Bilimleri Temel Alanı altında Güzel Sanatlar Eğitimi Bilim Alanının mevcut olduğu ancak, bu bilim alanı altında "Müzik Eğitimi" ile "Resim/Resim-iş Eğitimi" olarak iki anahtar kelimenin yer aldığı; başka bir deyişle davacı vekilince iddia edildiği gibi anahtar kelime olarak "Güzel Sanatlar Eğitimi"nin yer almadığı anlaşılmakta olup; bu kısım açısından hukuken işin esasını incelemenin mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır."Güzel Sanatlar Eğitimi" bilim alanının, Eğitim Bilimleri Temel Alanı altında yer alan "Bilim/Sanat Alanları" Listesinden Çıkartılması Şeklindeki Düzenlemeye Gelince;2547 sayılı Kanun'un "Doçentlik ve atama" başlıklı 24. maddesinde; "a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır. Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır: (1) Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak. (2) Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek. (3) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak. b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. ... Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. ... c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir. ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. d) Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için, doçentlik unvanına sahip olmanın yanında Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim veya sanat disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. ... e) Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. ..." hükümlerine yer verilmiştir.15.04.2018 tarihli ve 30392 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinin 3. maddesinde; "Doçentlik değerlendirmesi, Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen bilim/sanat alanlarında adayın akademik yayın ve çalışmalarının incelenmesi çerçevesinde yapılır. Bilim/sanat alanlarındaki güncellemeler izleyen dönemde, doçentlik kriterlerindeki güncellemeler ise kabul edildikleri tarihten sonraki ikinci doçentlik başvuru döneminde uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.İdareler, normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak şekilde, hizmet etkinliğinin sağlanması için gerekli önlemleri alma, bu kapsamda mevzuat değişikliği yapma hususunda takdir yetkisine sahiptirler. Kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptamak her zaman mümkün olmadığı için, gelişen durumlara ayak uydurmak ve ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda idarelerin takdir yetkisi bulunduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır.İdareye tanınan bu takdir yetkisinin, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmeyeceği de izahtan varestedir. Takdir yetkisinin yargısal denetimi, bu yetkinin hukuka, eşitlik ilkesine ve kamu yararına uygun olup olmadığı ile sınırlıdır.Diğer yandan; idarelerin, Anayasa'nın 124. maddesine dayanan düzenleyici işlemler yapma yetkisini kullanırken; Anayasa'da yer alan hukuk devleti ilkesi uyarınca, kazanılmış hak, haklı beklenti, idari faaliyetlerin belirliliği ve hukuki güven ilkesi gibi ilkeleri de göz önünde bulundurması gerektiği açıktır.Hukuk devleti ilkesinin ön koşullarından biri olan "hukuk güvenliği" ile kişilerin hukuki güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda, önceden oluşmuş hukuksal durumların, sonradan yapılacak işlemlerle değiştirilmesi, hukuktan beklenen güvenle bağdaşmayacaktır.İdarenin ister düzenleyici işlem, ister bir taahhüt, isterse uzun süren bir uygulamasına güvenerek olsun, bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmeleri olarak tanımlanan haklı beklentilerinin de idarelerce düzenleyici işlemlerinin kaldırılmaları ve değiştirilmeleri aşamasında gözardı edilmemesi gerekmektedir.Dosyanın incelenmesinden; Ankara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Temel Sanat Eğitimi Bölümünde Dr. Öğretim Elemanı olarak görev yapan davacının, AÜ Eğitim Bilimleri Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Sınıf Öğretmenliği Programı Lisans mezunu olup, Yüksek Lisansını AÜ Eğitim Bilimleri Enstitüsü Yaratıcı Drama (2011 Yılı), Doktorasını AÜ Eğitim Bilimleri Enstitüsü Güzel Sanatlar Eğitimi alanında (2018 Yılı) yaptığı ve Drama Yaklaşımlarından Komisyon Modelinin Öğretmen Adaylarına Okul-Gerçek Yaşam İlişkisi Kurma Becerilerini Kazandırmada Kullanımı konulu "tez" hazırladığı, "sanat yoluyla eğitim, müze eğitimi ve eğitimde drama" konularında bilimsel çalışmalarının bulunduğu (çalıştay, kongre, bildiriler, makaleler, kitap v.b), öte yandan; ülkemizdeki Devlet üniversitelerinin internet sitelerinde ilan edilmiş olan yüksek lisans ve doktora programları incelendiğinde; diğer üniversitelerden farklı olarak davacının görev yaptığı Ankara Üniversitesinde "Eğitim Bilimleri Temel Alanı" altında yer alan "Güzel Sanatlar Eğitimi" Bilim Alanında, müzik ve resim/resim iş sanat alanlarından gelmeyen eğitim bilimleri, öğretmenlik alanları ile diğer lisans mezunlarının hemen her dalından yüksek lisans ve doktora öğrencisi kabul edildiği, anılan Üniversitede Güzel Sanatlar Eğitimi bilim alanının, Doçentlik alanı olarak eskiden beri yer aldığı; 1965 yılından itibaren bilim dalları arasında önce "Kürsü", sonra "Anabilim Dalı", sonra da "Bilim Alanı" adıyla yerini koruduğu ve bahse konu üniversitenin internet sitesinde, Güzel Sanatlar Eğitimi Doktora Programının; "Eğitim Bilimlerinin bir alt dalı olan Güzel Sanatlar Eğitimi alanının odak noktası sanat yoluyla eğitim anlayışıdır. Bu eğitim anlayışında önemli olan bireyin uyumlu ve dengeli bir kişilik geliştirmesidir. Bireyin her tür yaratıcı anlatım biçimini ve öznelliğini özgürce geliştirilebilmesi bu eğitim anlayışında önemsenir. Ayrıca uygulamaya ağırlık verilerek ve duyulardan yola çıkılarak eğitsel amaçlara ulaşmaya çalışılır. Sanat yoluyla eğitim anlayışında, tam ve uyumlu kişilik gelişiminin sağlanabilmesi için sanat, eğitsel amaçlar için kullanılan bir araç olarak yer alır. Bu anlayışla Eğitim Bilimleri Fakültesi’nde Eğitimin Kültürel Temelleri Bölümü içerisinde yapılanmış olan Güzel Sanatlar Eğitimi Anabilim Dalı’nın Güzel Sanatlar Eğitimi Doktora Programı, edebiyat, çocuk ve gençlik edebiyatı, dil ve edebiyat eğitimi, sanat ve estetik, drama, yaratıcı drama, sanat eğitimi kuramları derslerini içermektedir. Güzel Sanatlar Eğitimi Doktora Programı ile sanat eğitiminin bütün değişkenleriyle bilimsel süreçlerde incelenmesi; sorunların saptanması, çözüm önerilerinin belirlenmesi ve uygulamaya konulması aşamalarında alanın gereksim duyduğu bilimsel nitelikli bilginin oluşmasına önemli katkılar sağlanmaktadır".şeklinde tanıtımı yapılarak; Programın amacının; "Güzel Sanatlar Eğitimi Doktora Programının temel amacı, üniversitelerin sanat eğitimi alanlarından mezun olan öğrencilere doktora düzeyinde lisansüstü eğitim vererek onların akademik olarak gelişimlerine katkı sağlamaktır. Bu temel amaca ek olarak programın diğer amaçları aşağıdaki maddelerle daha ayrıntılı olarak ifade edilebilir: Güzel Sanatlar Eğitimi alanında yürütülen araştırmaların, ulusal/uluslararası ölçekte gerçekleştirilen bilimsel toplantılar ve yapılan yayınlarla ülkedeki temel eğitim sorunlarının çözümüne ve bilimsel bilgi birikimine katkıda bulunmak, Eğitim fakülteleri bünyesinde öğretmen yetiştiren programlara lisans ve lisansüstü düzeylerde zorunlu ve seçmeli dersler açarak katkıda bulunmak; bu kapsam içerisinde dil ve edebiyat eğitimi, çocuk ve gençlik edebiyatı, sanat ve estetik, drama, yaratıcı drama, sanat eğitimi kuramları, sanat yoluyla öğretim alanlarında uzman yetiştirmek amacıyla kuramsal ve uygulamalı dersler vermek, Birçok üniversitenin Eğitim Fakültelerinde yer alan Güzel Sanatlar Eğitimi ve yaratıcı drama alanlarına öğretim elamanı yetiştirilmesine (ÖYP ve 35. Madde uygulamaları) katkı sağlamak." olduğunun belirtildiği; dava konusu değişiklik ile de, Güzel Sanatlar Eğitiminin bilim alanı listesinden çıkartıldığı, önceki haliyle Güzel Sanatlar Eğitimi bilim alanı altındaki "müzik eğitimi" ve "resim/resim-iş eğitimi" anahtar kelimelerinin, kendi adlarında iki ayrı bilim alanı olarak düzenlendiği ve anahtar kelimenin aynı adla düzenlendiği, bu düzenlemenin bahse konu müzik ve resim/resim iş alanından gelenler açısından; anahtar kelimelerin iki ayrı bilim alanı olarak belirlenmesi ve aynı adı taşıyan anahtar kelime ile alanın uyumlu olmasının avantajlı bir durum yarattığı ancak özellikle Ankara Üniversitesi Yüksek Lisans ve Doktora Programlarında (tanıtım ve amaç kısmında belirtildiği üzere) bu iki alanın dışında da eğitim verilmesi ve bilimsel çalışmalar yapılması durumu dikkate alındığında; yıllarca mevcut uygulamaya göre doçentlik için hazırlanan bazı doktora mezunlarının Eğitim Bilimleri Temel Alanından başvuru yapamayacağı; başka bir deyişle, anılan değişiklik yapılırken idarenin daha önceki uygulamasına güvenerek doçentlik başvurusu için bilimsel hazırlık sürecini tamamlayan adaylar yönünden haklı beklentilerini karşılayacak bir geçiş hükmüne de yer verilmediği; davacının da "Eğitim Bilimleri" Temel Alanından başvuru yapamadığından, "Güzel Sanatlar" Temel Alanı altında yer alan oyun kurami ve tiyatro kuramı anahtar kelimelerinden doçentlik başvurusu yapmak zorunda kaldığı anlaşılmaktadır.Diğer taraftan; işbu davanın konusu Yükseköğretim Genel Kurulunun... tarihli ... sayılı oturumunda alınan 2023.10.174 sayılı kararı ile "Hukuk Temel Alanı" altında yer alan bir bilim alanı ve anahtar kelimenin listeden çıkarılması işleminin iptali istemiyle açılan E:█████████ Esas sayılı dosyada Danıştay 8. Dairesince; savunmalarda bahsi geçen, Doçentlik Bilim Alanları ve anahtar kelimeler hakkında çalışma yapmak üzere, 50 profesörden oluşan Doçentlik Bilim Alanı ve Anahtar Kelime Komisyonu tarafından hazırlanan "Komisyon Raporu" ile değerlendirmeye esas alınan tüm bilgi ve belgeler her iki davalı idareden istenilmiş ise de; Üniversitelerarası Kurulca, sadece Doçentlik "Bilim/Sanat ve Anahtar Kelimeler" listesinin gönderildiği, komisyon çalışmalarına ilişkin bilgi belgenin gönderilmediği; kaldı ki anılan dosya ekinde tüm alanlara yönelik "temel alan", "bilim/sanat alanı" ve "anahtar kelime" listeleri ile bunlara ilişkin yazışmaların yer aldığı klasörde ve bahsi geçen davadaki, davalı idarelerin yürütmenin kısmen durdurulması kararına itiraz dilekçeleri ekinde de bahsedilen raporların yer almadığı, dolayısıyla; "Eğitim Bilimleri Doçentlik Temel Alanı" altında yer alan "Güzel Sanatlar Eğitimi" bilim alanının listeden çıkartılması şeklindeki dava konusu düzenlemenin yapılmasına esas teşkil eden gerekçelerin ve akademik gerekliliğin varlığını ortaya koyan verilerin veya bu yöndeki akademik çevrelerden alınmış bilimsel görüşlerin dikkate alınarak düzenleme yapıldığını gösteren bilgi ve belgelerin bulunmadığı anlaşılmıştır.Bu halde; bahse konu düzenlemenin hukuken kabul edilebilir bir gerekçeye dayanmadığı ve dava konusu düzenleme yapılırken doçent adaylarının haklı beklentilerinin de gözardı edildiği sonucuna ulaşılmakta olup; anılan düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle; "Eğitim Bilimleri Doçentlik Temel Alanı" altında yer alan "Güzel Sanatlar Eğitimi" bilim alanının "Bilim/Sanat Alanları" listesinden çıkartılmasına ilişkin düzenlemenin iptali; "Güzel Sanatlar Eğitiminin" anahtar kelime listesinden çıkartılmasının iptali isteminin ise İncelenmeksizin Reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen █████/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ...'un geldiği ve davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı vekili Av. ... ile davalı Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı vekilleri Av. ..., Av. ..., Av. ..., Av. ...'un geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ SÜREÇ
:Dava, davacı tarafından, █████/2023 tarihinde Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın resmi internet sitesinde ilan edilen, yeni doçentlik bilim/sanat alanları ve anahtar kelimeler listesinden "Eğitim Bilimleri" temel alanı altında yer alan "Güzel Sanatlar Eğitimi" bilim/sanat alanının ve anahtar kelimelerinin çıkarılmasına ilişkin düzenlemenin iptali istemiyle açılmıştır.İNCELEME VE GEREKÇE
:USUL YÖNÜNDEN
:Davalı idarelerin usule yönelik iddiaları kabul edilmeyerek işin esası incelendi:ESAS YÖNÜNDEN
:İLGİLİ MEVZUAT
:2547 sayılı Kanun'un "Doçentlik ve atama" başlıklı 24. maddesinde; a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır. Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır: (1) Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak. (2) Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek.(3) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak. b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir.Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. (Değişik cümle: 15/4/2020-7243/2 md.) Jüri üyelikleri, jüri, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılır ve bu bilgiler, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir. ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. d) Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için, doçentlik unvanına sahip olmanın yanında Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim veya sanat disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. Yükseköğretim kurumlarının belirlediği ek koşullar arasında sözlü sınavın yer alması halinde bu sınav Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jürilerce yapılır. e) Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar." hükümlerine yer verilmiştir.█████/2018 tarih ve 30392 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Doçentlik Yönetmeliği'nin 3. maddesinde;"Doçentlik değerlendirmesi, Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen bilim/sanat alanlarında adayın akademik yayın ve çalışmalarının incelenmesi çerçevesinde yapılır. Bilim/sanat alanlarındaki güncellemeler izleyen dönemde, doçentlik kriterlerindeki güncellemeler ise kabul edildikleri tarihten sonraki ikinci doçentlik başvuru döneminde uygulanır." hükmüne; "Başvuru zamanı, şartları ve usulleri başlıklı" 4. maddesinde "c) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek asgari sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak" hükmüne, yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Davacı tarafından, yapılan düzenleme nedeniyle, müzik ve resim gibi sanat alanından gelmeyen, Güzel Sanatlar Anabilim Dalı doktora mezunları ve öğretmenlik alanları mezunlarının "Eğitim Bilimleri" temel alanı altında bir anahtar kelime olmaması nedeniyle doçentlik başvurusu yapamayacakları, dava konusu düzenleme öncesinde “Güzel Sanatlar Eğitimi” bilim alanı içerisinde sadece “Resim/Resim İş” ve “Müzik Eğitimi” anahtar kelimelerine yer verilmesinin doktoralarını yapan öğrencilerin doçentliğe başvurusunu engellediği, bu nedenle de alan içinde "Güzel Sanatlar Eğitimi"nin, anahtar kelime olarak eklenmesinin Ankara Üniversitesi Senatosu tarafından, davalı idarelere önerildiği, █████/2023 tarihli ilanla duyurulan düzenleme ile yeni anahtar kelime eklenmediği gibi "Güzel Sanatlar Eğitimi" bilim alanının tamamen kaldırıldığı, düzenleme nedeniyle vermiş olduğu yüksek lisans derslerini vermesinin önüne geçildiği, yapılan düzenlemenin bilimsel dayanağının bulunmadığı, düzenlemenin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.Dava açıldıktan sonra Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın █████/2024 tarihinde resmi internet sitesinden duyurulan Yükseköğretim Genel Kurulu'nun █████/2024 tarih ve 2024.16.268 sayılı kararı ile "Eğitim Bilimleri" temel alanına "Güzel Sanatlar Eğitimi" bilim alanı ve aynı isimli anahtar kelimenin eklendiği görülmüştür.Bu durumda, davacı tarafından, "Güzel Sanatlar Eğitimi"nin "Eğitim Bilimleri" temel alanı altında bilim alanı ve anahtar kelime olarak bulunması gerektiği iddiasıyla işbu davanın açıldığı, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın █████/2024 tarihinde resmi internet sitesinden duyurulan Yükseköğretim Genel Kurulu'nun █████/2024 tarih ve 2024.16.268 sayılı kararı ile davacının isteği yönünden düzenleme yapıldığı anlaşılmakta olup, bu nedenle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.Öte yandan, davanın açılmasına davalı idareler sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinin davalı idarelerce karşılanması gerekmektedir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. KONUSU KALMAYAN DAVA HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam... TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.