Anahtar kelimeler: Reşit Süreç İstismarı İlişki Cinsel Görüşü Hukukî Bakırköy Suçunu Çocuğun
9. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI
: ████████ E. ████████ K.
SUÇLAR
: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın 29.06.2014-15.02.2015 tarihleri arasındaki eylemlerinin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu; 21.05.2017-21.11.2017 tarihleri arasındaki eylemlerinin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
Mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili usulüne uygun açılmış bir ceza davası bulunmalıdır. Nitekim 5271 sayılı Kanun'un 170/4. maddesinde ''İddianamede yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır.'' ve aynı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” düzenlemelerine yer verilmiş olup, iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiilin ya da fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanması ve açıklanan fiil ve faili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilmesi gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığa yüklenen ve suç oluşturduğu kabul edilen eylemlerin neler olduğundan bahsedilmeksizin sadece tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin ifadelerine yer verilerek sanığın sevk maddelerine göre cezalandırılmasını isteme şeklinde düzenlenen iddianamede, iddia konusu eylemler açıklanmadığı için suç yükleme niteliğinde sayılamayacağı, dolayısıyla anılan belgenin hukuken iddianame şartlarını taşımadığı gözetilip, sanık hakkında usulüne uygun iddianame düzenlenmesinin sağlanması gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun’un 302/2.maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tutuklu bulunan sanığın sayın üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü bulunmadığı takdirde derhal salıverilmelerinin temini hususunun ivedi şekilde mahalline bildirilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.02.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sanık hakkında hükmolunan toplam cezanın miktarı ve suçun niteliği karşısında sanığın kaçma şüphesinin bulunması dikkate alınarak tutuklama kararının yerinde olduğundan sanığın tahliyesine yönelik sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!