Anahtar kelimeler: İhmali Zimmet Görmüş Hazinenin Alabilecek Surette Görüşü Havale Sıfatını Öncesi
5. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
SUÇ
: Zimmet
HÜKÜMLER
: Sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan beraat, tüm sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma, sanık ... hakkında ayrıca zimmet suçundan kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin reddi, onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler ve kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan açılan kamu davalarında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması, hükümlerin vekili tarafından 13.01.2016 havale tarihli dilekçe ile temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanun'un 7417 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi 18/2. maddesindeki düzenlemenin verdiği yetkiye ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine dayanılarak kamu davalarına katılan olarak KABULÜNE, sanıklardan ... ve ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma, ... hakkında ise aynı suç ile zimmet suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların 5271 sayılı Kanun'un ██████. maddesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan haline göre itiraza tabi olduğu ve temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun'un 264. maddesi hükmü de gözetilerek katılan vekilinin temyiz talebinin itiraz mahiyetinde kabul edilmesi gerektiği ve vaki itirazın merci Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2016 tarihli ve ████████ Değişik iş sayılı Kararı ile incelenerek bu hususta gerekli kararın verildiği anlaşılmakla, dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, incelemenin katılan Hazine vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz istemiyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıkların üzerine atılı zimmet suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 247. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 15 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 02.10.2009 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 3 22... sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!