Anahtar kelimeler: İsteyerek Hiyerarşik Yapıya Rüşvet Fesat Kurma Bilerek Örgüte İşlemek İhaleye

MAHKEMESİ
: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza DairesiSAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararSUÇLAR
: İhaleye fesat karıştırma, rüşvet alma, rüşvet verme, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmeHÜKÜMLER
: İstinaf başvurularının doğrudan ve hükümlerin düzeltilerek esastan reddiEK KARAR
: Temyiz istemlerinin reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin reddi, onama, bozmaBölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin ve ek Kararların temyizi üzerine yapılan ön incelemede;Tebliğnamede sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ile örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükümlerinin, açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmek suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair karar yönünden de görüş bildirilmiş ise de, anılan kararlara yönelik herhangi bir temyiz istemi bulunmadığı anlaşılmıştır.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/9. maddesinde, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un 253/6. maddesine paralel bir şekilde; "derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceği" hüküm altına alınmış olup, anılan maddenin gerekçesinde de "fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hallerde derhal beraat kararı verilebileceği"nin belirtilmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.06.2016 tarihli ve 126–207 sayılı Kararı başta olmak üzere yerleşmiş uygulamasında, "Zamanaşımının gerçekleşmesi durumunda derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller hariç öncelikle beraat değil, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi aksi halde yani derhal beraat kararı verilmesini gerektiren hallerde ise zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.12.2012 tarihli ve 864-1861; 26.06.2012 tarihli ve 978-250 ile 23.01.2007 tarihli ve 254-5 sayılı Kararları başta olmak ve Özel Dairelerce de benimsenmiş olan birçok kararında da açıkça vurgulandığı gibi yargılama yapılmasına engel olup, davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkeme ya da Yargıtay tarafından resen zamanaşımı kuralı uygulanarak kamu davasının düşmesine karar verilmesinin zorunlu olmasına göre eylemin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir hal başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığından zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle mahkemece resen ve diğer iddialardan önce davanın düşmesine karar verilmesi zorunluluğuna riayet edilerek, İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ile örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçlarından kurulan beraat hükümlerine ve sanıklar ... ile ... hakkında görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçuna azmettirmeden kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen, beraat hükümlerinin kaldırılarak kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmek suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararlara karşı adı geçen sanıklar müdafiilerinin temyizinde hukuki yarar bulunmadığından temyiz istemlerinin, keza 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile ihaleye fesat karıştırma suçunun aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... müdafiinin bu suçtan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair karara karşı temyiz isteminin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince sanıklardan ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, ... ve ... hakkında görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçuna azmettirmeden kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle kamu davalarının düşmesine karar verilerek hükümlerin düzeltilerek esastan reddine ve ..., ..., ..., ... ve ... ... hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlar ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz taleplerinin reddine dair ek Kararların, 5271 sayılı Kanun'un 286 ve 296/2. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, katılan vekilinin sanıklardan ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, ... ve ... hakkında görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçuna azmettirmeden kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle kamu davalarının düşmesine karar verilerek hükümlerin düzeltilerek esastan reddine ve ..., ..., ..., ... ve ... ... hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair kararları, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin müvekkilleri hakkındaki ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz taleplerinin reddine dair ek Kararları temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk DereceAnkara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2016 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile sanık ... hakkında rüşvet verme, sanıklar ..., ..., ... ve ... ... hakkında ise rüşvet alma suçlarından beraatlerine, sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan açılan kamu davalarında sanıkların eylemlerinin görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçuna azmettirme olduğunun kabulü ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/3 ve 43. maddeleri uyarınca 2'şer yıl 6'şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklar ..., ... ve ... hakkında da zincirleme ihaleye fesat karıştırma suçundan aynı Kanun'un 235 ve 43. maddeleri uyarınca 6'şar yıl 3'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.B. İstinafAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 22.12.2020 tarihli ve ████████ Esas, █████████ sayılı Kararı ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet, sanık ... hakkında rüşvet verme, sanıklar ..., ..., ... ve ... ... hakkında rüşvet alma suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, sanıklar ... ve ... hakkında ise görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçuna azmettirmeden İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmek suretiyle hükümlerin düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 25.02.2021 tarihli ve ████████ Esas, █████████ sayılı ek Kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin adı geçenler hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlara yönelik temyiz istemleri 5271 sayılı Kanun'un 296/1. maddesi gereğince hükümlerin kesin nitelikte olduğundan bahisle reddedilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriKatılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemiSanıklar ..., ..., ..., ... ve ... ... hakkında rüşvet suçundan verilen beraat hükümlerinin hatalı olduğuna, sanıkların atılı suçtan cezalandırılmalarına, sanıklar ..., ... ve ...'nin ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyetlerine karar verilirken cezalarında indirim yapılmasının hatalı olduğuna, sanıklar ... ve ...'nun ise sübut bulan atılı rüşvet suçundan cezalandırılmaları gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemiSanığın diğer sanıklarla ihale öncesinde bir anlaşma yaparak ihaleye fesat karıştırdığına dair delil bulunmadığına, atılı suçu işlediğine ilişkin iletişimin tespiti yer almadığına, mahkeme kararının çelişkili olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemiBölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizinin kabil olduğuna, sanık hakkında iletişimin tespiti kararı bulunmadığına, mahkumiyete yeterli delilin dosya kapsamında yer almadığına, mahkumiyete esas alınan telefon kayıtlarının ortakları ile yaptığı görüşmeler olduğuna, bilirkişi raporları arasında bulunan çelişkilerin giderilmediğine ve sair hususlara ilişkindir.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemiBölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizinin kabil olduğuna, sanık hakkındaki delillerin hukuka aykırı olduğuna, atılı suçun sübut bulmadığına, yerel mahkeme kararının gerekçesiz olduğuna, suça konu ihalelerde kamu zararı bulunmadığına ve sair hususlara ilişkindir.Sanıklar ... Müdafiinin Temyiz İstemiSanığın ticari faaliyetlerinden dolayı cezalandırıldığına ve sair hususlara ilişkindir.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemiBölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizinin kabil olduğuna, fesat karıştırıldığı kabul edilen ihaleye katılan firmanın ortağının sanık Metin olmadığına, bu itibarla sanığın atılı suçu işlemediğine ve sair hususlara ilişkindir.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemiBölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizinin kabil olduğuna, atılı suçun sübuta ermediğine, bilirkişi raporlarının eksik olduğuna, kamu zararının oluşmadığına ve sair hususlara ilişkindir.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemiBölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizinin kabil olduğuna, sanık hakkında cezalandırmaya yeter delil bulunmadığına, suç işleme kastının ortaya konulmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ve sair hususlara ilişkindir.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemiBölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizinin kabil olduğuna, sanığın vasıfsız işçi olduğuna, İş Kanunu uyarınca üstlerince verilen görevleri yaptığına, suç işleme kastının olmadığına, sanık aleyhindeki delillerin hukuka aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemiBölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizinin kabil olduğuna, sanığın beraat etmesi gerekirken hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemiBölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizinin kabil olduğuna, kararın gerekçesiz olduğuna, somut olayda suçun unsurlarının oluşmadığına ve zamanaşımı incelemesinin yapılmadığına ilişkindir.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemiBölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizinin kabil olduğuna, suça konu ihalelerde anlaşmanın söz konusu olmadığına, sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine, diğer firmalarla arasında ticari ilişki bulunduğuna, delillerin yanlış değerlendirildiğine ve sair hususlara ilişkindir.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemiİlk Derece Mahkemesince verilen kararın gerekçesiz olduğuna, lehe olan raporlara değinilmediğine, yalnızca iletişimin tespiti kayıtlarına dayanılarak hüküm kurulmasının hukuka uygun olmadığına, olayda kamu zararının meydana gelmediğine, sanığın beraat etmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemiYerel Mahkemenin lehe olan delilleri göz önüne almadan gerekçesiz şekilde mahkumiyet hükmü verdiğine, sanığın cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına, kamu zararı hususunun tartışılmadığına, iletişimin tespiti kayıtlarının hukuka aykırı şekilde ele geçirildiğine ve sair hususlara ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararlarıyla ilgili olarak sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin reddine dair ek Karar yönünden;5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.2. Sanıklar ... ve ... hakkında görevin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçuna azmettirmeden verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının kamu davalarının düşmesine karar verilmek suretiyle hükümlerin düzeltilerek esastan reddine dair karar yönünden;Sanıklar hakkında gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine dair kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.3. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında zincirleme ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen mahkumiyet ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... ... hakkında rüşvet alma ile rüşvet verme suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlar yönünden;İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ... ve ... hakkında zincirleme ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinde, iddianamede 6, 7 ve 13 numaralı olaylar olarak adlandırılan ihalelerde kamu zararı oluşmadığı şeklindeki kabulde bir isabetsizlik görülmediği gibi mahkumiyet hükmüne esas alınan diğer ihalelerin de tamamının yaklaşık maliyetin altında ve en uygun teklifi veren istekli üzerine bırakıldığı nazara alındığında bu ihaleler yönünden de kamu zararından bahsedilemeyeceği, bu haliyle isnat edilen eylemlerin sübutu halinde suç tarihlerinden sonra yürürlüğe giren ve sanıklar lehine olan 6459 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun 235/3-b maddesindeki ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturacağı anlaşılmıştır.5237 sayılı Kanun'un 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, eylemin, görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için menfaat temin edilmesi durumunda rüşvet, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanması durumunda ise 6352 sayılı Kanun'dan önceki haliyle 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesinde düzenlenen "görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama" suçunu oluşturacağı, kamu görevlisi olmayan diğer kişilerin ise özgü suç niteliğindeki bu suça aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak edecekleri nazara alındığında, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 11. olaya ilişkin olarak ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükümlerinin Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurularının esastan reddine dair karar ile kesinleştiği de gözetilerek, rüşvet suçu ile ilgili olarak sanıkların eylemlerinin görev gereklerine aykırı davranmayı sağlamaya yönelik olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, buna bağlı olarak da kamu görevlisi olan sanıklar hakkındaki isnatların sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un mülga 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama, kamu görevlisi olmayan sanık ...'na yönelik isnatların sübutu halinde ise aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça azmettirme veya yardım etme suçlarını oluşturacağı kabul edilmiştir.Bu kapsamda anılan suçların 5237 sayılı Kanun 235/3-b ve mülga 257/3. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği belirlenmiştir.III. KARAR1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin adı geçen sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçları ile görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçuna azmettirmeden verilen kararlara, ... müdafiinin ise bu sanık hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen karara yönelik temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,2. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle, ek Kararda hukuka aykırılık görülmediğinden, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,3. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince verilen Kararda, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,4. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, katılan Hazine vekili ile sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a ile 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ve 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.02.2026 tarihinde karar verildi.