Anahtar kelimeler: Giydirdiklerini Dubalarının Giydirmelerinin Tabelalarının Önündeki Hekimlerinin Cam Standartlara Birinden Reklam

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı dava dilekçesinde özetle; diş hekimlerinin reklam yapmasının, haksız rekabette bulunmasının yasak olduğunu, tabelalarının ise ---’nin belirttiği standartlara uygun olması gerektiğini, davalıların tabelalarının -----’nin belirlediği standartlara uygun olmadığını, bina ve cam giydirmelerinin yine bu standartlara uygun olmadığını, bina önündeki park dubalarının standartlara uygun olmadığını, kullandıkları araçları üzerine reklam giydirdiklerini, tanıtım faaliyetlerinin standartlara uygun olmadığını, davalıların bu eylemleri nedeniyle zarara uğradığını beyan ederek davalıların her birinden ayrı ayrı 100.00,00 TL manevi tazminat ile 1 TL madde tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı------vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davanın haksız olduğunu, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, müvekkili şirketin başkasını zarara uğratacak bir reklam faaliyetinin olmadığını, öte yandan davacının ----- uygulaması ile reklam verdiğini, bu hususun reklam yasağına aykırı olduğunu beyan ederek esas davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 1,00 TL maddi tazminatın davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.Davalı -----. vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, her bir davalı için ayrı dava görülmesi gerektiğini, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin şirketini davacı tarafa 15 km uzak mesafede olduğunu, davacıyı zarara uğratacak eyleminin bulunmadığını, müvekkilinin araç giydirmesinin bulunmadığını ------ standartlarına uygun hareket ettiğini, davacı şirket yetkilisinin müvekkiline karşı kinle hareket ettiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı --- vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin yasa hükümlerine uygun tanıtım yaptığını, ------ standartlarına uygun hareket ettiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
---- Asliye Ticaret Mahkemesinin---- Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
----- İl Sağlık Müdürlüğüne yazı yazılarak davalılara haksız rekabet ve reklam yasağı kapsamında verilmiş bir ceza olup olmadığı sorulmuş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Rekabet Kurumu Başkanlığına yazı yazılarak davalılara haksız rekabet ve reklam yasağı kapsamında verilmiş bir ceza olup olmadığı sorulmuş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
----- Diş Hekimleri Odasına yazı yazılarak davalılara haksız rekabet ve reklam yasağı kapsamında verilmiş bir ceza olup olmadığı sorulmuş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Tanık ---- █████/2024 tarihli duruşmada; “------yetkilisi her ne kadar benim amcam ise de bizim aramızda ticari bir ilişki vardır, ben turizm işi ile uğraşıyorum, yurt dışından gelen hastaların havaalanından transferini sağlıyoruz, bundan 5-6 yıl önce gelen hastaların havaalanında karışmaması için aracın üzerine reklam giydirdim, hastalar bu şekilde daha kolay aracı buluyorlardı, ancak başka firmalarla çalışmaya başlayınca aracımdan bu reklamı kaldırdım, ne zaman kaldırdığımı şuanda hatırlamıyorum.” Şeklinde beyanda bulundu.
Tanık --- 10.09.2024 tarihli duruşmada; “ben -----2010 dan beri şoför olarak çalışmaktayım, pandemiden önce dışarıdan hastalarımız geliyordu, ben o hastaları havaalanından alarak kliniğe götürüyordum, hastaların aracı tanıması için araç üzerinde logomuz vardı, iş bu logo ruhsata işlidir, pandemi de hasta almamız ve karşı tarafın da şikayetçi olması üzerine şirket yetkilisi sökmemizi söyledi, biz de söktük, ayrıca mesai çıkışlarında kendi şahsi işim için tatlıcı önünde durdum, ancak reklam yapmak kasti ile bir hareketim olmadı, zaten durduğum yerde park yasağı vardı, işimi halledip hareket ettim, 2010 dan beri çalışmaktayım, öncesinde beyaz bir araç kullanıyordum, sonrasında onu satıp siyah bir araç aldık geçen sene ramazanda kalp krizi geçirmem nedeniyle işten ayrıldım, logoyu şuanda hatırlamıyorum ama 2019-2020 yıllarında, şikayetten sonra söktük, aracı sadece hasta alımları için kullanırdık, mesai sonrasında da ben eve götürürdüm.” Şeklinde beyanda bulundu.
Dosya rapor tanzim etmek üzere haksız rekabet uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; esas dava yönünden; dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davalıların 2019-2020 yıllarında reklam yasağına aykırı eylemlerinin olduğunu, yine dosya içerisinde CD içeriğinden 2013-2019 yılları arasında, kullanılan tabela ve araç giydirmelerin reklam yasağı kapsamında değerlendirilerek değiştirilmesi ve kaldırılmasının istendiğine yönelik kararlar ve idari yaptırımlar alındığını, ancak bu tarihlerden sonra davalıların reklam yasağına aykırı davrandığına ilişkin belgelerin dosyada bulunmadığını, bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu belirtmiştir. Karşı dava yönünden; davalı esas dosya davacısının davalının ----- kullanımı ile reklam yasağına aykırı hareket ettiği hususunu ispatlayan bir belgeye dosyada rastlanılamadığını belirtmiştir.
Dava haksız rekabetten kaynaklanan maddi manevi tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemleri bulunup bulunmadığı, bu itibarla davacının zarara uğrayıp uğramadığı zarara uğradıysa, hangi miktarda zararının oluştuğu bu zarardan davalının sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Karşı davada taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalının haksız rekabet teşkil eden eylemleri bulunup bulunmadığı, bu itibarla davacının zarara uğrayıp uğramadığı zarara uğradıysa, hangi miktarda zararının oluştuğu bu zarardan davalının sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Esas ve karşı dava tazminat talebine ilişkindir.
6100 sayılı HMK 114.maddesinde dava şartları sayılmış, yine HMK 115.maddesinde ise dava şartlarının incelemesinin nasıl gerçekleştirileceği düzenlenmiştir. Buna göre "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." 6102 sayılı kanun 5.maddesinde 7155 sayılı yasanın 23.maddesi ile eklenen 18/a maddesi ile yapılan değişiklik nedeniyle Arabuluculuk dava şartının eklenildiği, HMK 118/1 madde gereğince "Davanın dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış " sayılacağının belirtildiği, 7155 sayılı kanunun 20.maddesi ile █████/2011 tarihli ve 6102 sayılı TTK.5.maddesinden sonra gelmek üzere dava şartı olarak Arabuluculuk getirildiğini, söz konusu düzenleme ile "Bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalara da, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmünün bulunduğu ve yine 7153 sayılı kanun Yürürlük başlıklı 26/1-a maddesinde 10,20 ve 21.maddeleri █████/2019 tarihinde yürürlüğe girer hükmü yer bulunduğu, söz konusu yasa değişikliği ile arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olmadığı açıktır.
Dava Şartı Olarak Arabuluculuk başlığı altında düzenlenen 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yasası'nın 18/A maddesinin ikinci fıkrası ise; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmünü düzenlemektedir.Her ne kadar karşı dava süresi içinde açılmış ise de; hem karşı dava hem esas dava niteliği gereği ticari dava olup, arabuluculuğa tabi olup, arabuluculuğa gidilmeden dava açılmadığından dolayı davada ''zorunlu arabuluculuk'' dava şartından ötürü esas ve karşı davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Esas ve karşı davanın reddine,
2-Esas davada alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harçtan mahsubu kalan 552,1 TL nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Karşı davada alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 5.123,33 TL harçtan mahsubu kalan 4.391,33 TL nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Esas davada Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalılar için takdir olunan 45.000,00pq TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karşı davada Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalılar için takdir olunan 1,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!