Anahtar kelimeler: İcrai Süreç Edenin Görüşü Anadolu Kötüye Neticesinde Takdiren Edilebilir Sayisi

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararSUÇ
: İcrai davranışla görevi kötüye kullanmaHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136sayılı Kanun) 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.Katılan vekilinin dosya kapsamına göre uygun görülmeyen duruşma talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi gereği takdiren reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Dereceİstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine hükmedilmiştir.B. İstinafKatılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 23.10.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriKatılan Vekilinin Temyiz İstemiSanık avukatın müvekkilinden gerçeğe aykırı telkin ve aldatıcı davranışlarla çeşitli defalar para istediğinin tanık beyanları ile sabit olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1136 sayılı Kanun'un 35/1 ve 35/A maddelerinde yazılı ve münhasıran avukatlar tarafından yapılabilecek iş ve işlemler ile uzlaştırma işlemi ve Barolar ile Türkiye Barolar Birliğinin organlarında ifa ettikleri görevler yönünden avukatların kamu görevlisi olduklarında kuşku bulunmadığı, suç tarihinde İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın aşamalardaki birbiriyle uyumlu ve özde değişmeyen anlatımlarına, bunu doğrulayan tanık beyanlarına ve tüm dosya içeriğine göre, katılanın taraf olduğu ve vekili sıfatıyla takip ettiği İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ ve İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dava dosyalarına teminat yatıracağını söyleyip katılanı yanıltarak muhtelif tarihlerde katılandan toplam 86.500 Türk lirası aldığı halde mahkeme dosyalarına bu ödemeleri yapmadığının anlaşılması karşısında, sübut bulan eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 250/2 ve 43/1. maddeleri uyarınca zincirleme şekilde ikna suretiyle irtikap suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.III. KARARDeğerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi gereği İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.02.2026 tarihinde karar verildi.