Anahtar kelimeler: Çarpmış Davatazminat Çekiciye Dorse Çekici Hafriyat Sularında Caddesi Bitiş Nakliyat

T.C.
İSTANBUL12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2025KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.04.2025 tarihi saat 15:22 sularında davalılardan ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından 18.04.2025 başlangıç, 18.04.2025 bitiş tarihli ve ... poliçe numarası ile hakkında zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan, davalılardan ... tarafından sevk ve idare edilen ve davalılardan ... Hafriyat Nakliyat İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait ... plakalı çekici ve çekiciye bağlı ... plakalı dorse araç, ... Caddesi üzerinden emniyet müdürlüğü istikametine seyir halinde iken No 206 önüne geldiği esnada müvekkilin çocuğu olan müteveffa ...'a çarpmış ve bu suretle ölümlü trafik kazası meydana geldiği, söz konusu kazanın oluşmasında davalı sürücü ... dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak aracının hızını ve yük durumunu yolun durumuna göre ayarlamaması ve sair ihlalleri nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu, nitekim sürücü ... gerçekleşen kazanın akabinde .... Sulh Ceza Mahkemesinin 2025/... sorgu numaralı kararı ile tutuklandığı, davalı araç sürücüsü, .... Sulh Ceza Mahkemesinin 2025/... sorgu numaralı dosyasının 20.04.2025 tarihli duruşmasında verdiği ifadede de müteveffayı ve kazanın gerçekleştiğini hiç fark etmediğini belirterek aslında özen yükümlülüğünü ne denli ihlal ettiğini de ikrar ettiği, müvekkilin huzurda açmış olduğumuz manevi tazminat davası ile herhangi bir işte çalışmaması ve gelirinin olmayışı, geçimini mendil satarak sağlıyor olması, acısının çok taze olması hasebiyle mevcut ekonomik durumunun vehamiyetini dava tarihi itibarıyla belgeleyemeyecek olması ve depremzede olması göz önünde tutulduğunda mali gücünün oldukça zayıflayacağı sayın mahkemenizce de tespit edilebilecek mahiyette olduğu, bu nedenlerle davanın kabulüne, yukarıda zikredilen hususlar gözetilerek adli yardım talebinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıların sorumluluklarına göre müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.CEVAP
: Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Cenaze ve defin masrafları trafik sigortası teminatı kapsamına girmediğini, davacı taraf müteveffanın mirasçısı olmadığından ve hukuken veya etik olarak böyle bir sorumluluğu da bulunmadığından, cenaze ve defin gideri amacıyla yaptığını iddia ettiği harcamalar kendi sorumluluğunda olduğunu, cenaze ve defin masrafları veya diğer sair masraflar için müvekkil sigorta şirketi aleyhine hüküm kurulabilmesi için bu masrafların davacılar tarafından somut belgelerle ispatlanması gerektiğini, müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması, aksi takdirde asgari ücret olarak alınması gerektiğini, davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı istenebilmesi için, müteveffanın destek olduğunun ispatlanması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.CEVAP
: Davalılar ... ve ...vekili cevap dilekçesinde özetle; Olay ...'nda gerçekleştiğinden yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacı tarafından, tarafları ve konusu aynı olan başka bir dava daha önce .... Asliye Hukuk Mahkemesinde ... Esas sayılı dosya ile açılmış olduğundan davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Bu kazanın meydana gelmesinde müvekkilim sürücü ...'nin ve aracın ruhsat sahibi olan ... Hafriyat Nakliyat İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi.'nin hiç bir kusuru bulunmadığını, bu kazaya yol kenarında küçük çocuğu ile mendil satan annenin tedbirsizlik ve dikkatsizliğinin sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kullandığı araca aniden ve yan tarafından gelip aracın görülmeyen noktasından yaklaşan küçük çocuğu müvekkilinin görebilme ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin asli veya tali herhangi bir kusuru bulunmadığını, her iki müvekkilinin tazminat sorumluluğu da doğmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davacıya tahmiline, karar verilmesini talep ettiği görüldü.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, trafik kazasından kaynaklanan vefat sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre, hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren kimse bu zararı tazmine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk, tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmüyle düzenlenmemiş olup bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluğunun söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49' deki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde 6098 sayılı TBK'nın 49. ve devamında yer alan esaslar uygulanır.Madde 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.Açıklanan yasal mevzuat ışığında somut olayımıza bakıldığında;19.04.2025 günü saat 15:22 sıralarında ... ilçesi, ... Mahallesi ... Caddesi üzerinde sürücü davalı ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ve ... plaka sayılı dorse ... Caddesi üzerinden Emniyet Müdürlüğü istikametine doğru No:206 önüne geldiği esnada çekicinin ön sağ köşe kısmıyla yol üzerinde bulunan yaya ... isimli çocuğa çarpması sonucunda çocuğun vefat ettiği, davacı anne tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile davalı sürücü, araç maliki ve ZMSS sigortacısına karşı işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Kazaya ilişkin ceza kovuşturmasının yapıldığı .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyası kapsamında, kazaya ilişkin trafik kazası tespit tutanağında sürücü ...'nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesini ihlal ettiği, hayatını kaybeden yayanın ise aynı kanunun 68/1-c maddesini ihlal ettiği ve çocuğa bakmaktan yükümlü ebeveyninin de kusurlu olduğu belirtilmiştir.Davalı sürücü ...'nin 19.04.2025 tarihli ifadesinde özet olarak; 1. Viteste gaz vermeden rölantide tahmini 5-10 kilometre saat arasında seyir halinde olduğunu, O esnada tak diye bir sesin geldiğini, sesin ne olduğunu anlayamadığını, aracın önüne çıkan çocuğu görmediğini, 5 metre görüş açısının olduğunu, çocuğun kör noktada kaldığını belirtmiştir.Davacı anne ...'ın 19.04.2025 tarihli beyanında özet olarak; köşede mendil satmak için oturduğunu, oğlunun bir anda yanından ayrıldığını fark ettiğini, tam o esnada oğlunun hafriyat kamyonunun altında kaldığını gördüğünü belirtmiştir. Davacı anne ... hakkında da soruşturma yapıldığı ancak müteveffanın oğlu olması gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ve kabul edilen iddianamede müşteki sıfatı ile yer aldığı görülmüştür.Asliye Ceza Mahkemesince Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan █████/2025 tarihli raporda özetle; çarpma noktasının olduğu mahalde ilk geçiş hakkının sürücülere ait olduğu, bu sebeple kazanın meydana gelmesindeki ana unsurun, yaya tarafından sürücünün hareket alanının kapatılması olduğu, olaya sürücü açısından bakıldığında düşük hızla seyir halinde olduğu, yayanın hareket alanına girmesi sırasında çarpma noktasına çok az mesafe kaldığı, hareket alanının kısa mesafeden kapanmasıyla gerçekleşen olayda somut verilerle kural ihlali yaptığının ve kazayı önleme imkanı bulunduğunun söylenemeyeceğinden bahisle davalı araç sürücüsü ...'nin kazanın oluşumunda kusursuz olduğu tespit edilmiş olup söz konusu raporda davalı sürücü kusursuz bulunmuş iken kaza tespit tutanağında her iki tarafa da kusur atfedilmiş olması çelişki yarattığından mahkemece çelişkinin giderilmesi amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Heyetinden rapor alındığı, düzenlenen raporda netice olarak davalı sürücünün kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş, bu şekilde kaza tespit tutanağındaki çelişki giderilmiş ve rapor kazanın meydana geliş şekline, ifade içerikleri ile Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusur rapor içeriğine göre denetime elverişli bulunmuştur. Raporun denetime elverişli olması, ceza mahkemesinde yapılan maddi vakıalara ilişkin tespitlerin hukuk hakimini de bağlayacağı hususu ve usul ekonomisi gözetilerek başkaca bir kusur incelemesi yapılmasına ihtiyaç bulunmadığı anlaşılmıştır.Bu hali ile; Adli Tıp Kurumundan alınan her iki raporda da kazanın meydana geliş şekline göre davalı sürücünün kusursuz olduğunun tespit edilmiş olması sebebiyle, somut olayda haksız fiilden sorumluluğun kusur şartı gerçekleşmediğinden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 732,00 TL peşin harç ve 732,00-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.464,00-TL ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3- Yargılama aşamasında yapılan 785,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davalı taraflar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden lehlerine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği 100,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine5-4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,Dair, davacı asil ile davalı ...ve ... Hafriyat vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...Hakim ...