Anahtar kelimeler: Mbps Fiber Hızlarına Bant Optik Kablo Erişim Sağlayıcı Tevzi Ağustos

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davacı firma ... Anonim Şirketi, internet sağlayıcı hizmeti veren iletişim ve teknoloji şirketidir. Davalı/borçlu ... ... ve Ticaret Limited Şirketi’ne ... Hizmet No’lu ... Ethermet İnternet hizmeti verildiğini, ... hizmeti; Kullanıcıya özel olarak çekilen fiber optik kablo üzerinden 1000 Mbps hızlarına kadar bağlantı sağlayan yeni bir geniş bant internet erişim teknolojisi olduğunu, ilgili hizmet için düzenlenen, Şubat 2020,Mart 2020, Nisan 2020, Mayıs 2020, Haziran 2020, Temmuz 2020, Ağustos 2020, Eylül 2020, Ekim 2020, Kasım 2020, Aralık 2020, Ocak 2021, Şubat 2021, Mart 2021 dönem faturalarının son ödeme tarihleri geçtiği halde ödenmediğini, davacı şirketin davalıdan 51.411,40 TL alacağı bulunduğunu ancak; davalı tarafından borcuna karşılık ödemeler yapılmadığını, davacı şirketin davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine Merkezi Takip Sistemi 2021/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ilgili dosyadan davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı taraf takibe ilişkin olarak borca ve ferilerine haksız olarak itiraz etmiş ve takip dosyası davalı tarafın itirazı ile durdurulduğunu, davalı tarafça yapılmış olan itiraz, haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı aleyhine, davada hükmolunacak meblağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davanın kabulü ile davalı/borçlunun merkezi takip sistemi ███████████ esas dosyasına vaki itirazının iptalini, takibin devamını, davalı/borçlu aleyhine %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; alacaklı davacı başlatmış olduğu takipte haksız ve kötü niyetli olduğunu, çünkü tarafından ikame edilen dava 14.07.2021 olup davacı şirket dava sonrası takibe geçtiğini, itiraz edilen takibe karşı işbu davayı yukarıda söz etmiş olduğumuz bilirkişi heyeti raporundan sonra ikame ederek kötü niyetini ortaya koyduğunu, fazlaya ilişkin tüm dava hakları ve davacının cevaba cevap dilekçesi ile sunacağı delillere karşı delil ve savunma hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikler yetki itirazımızın kabülüne karar verilerek dosyanın ... yetkili asliye ticaret mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini, sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davalı hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.KALDIRMA
: Mahkememizden verilen █████/2024 tarih ve ... Karar sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████/2025 tarih ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████/2025 tarih ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararının kaldırma gerekçesinde; ''Mahkemece itirazın iptali davasına konu olan faturaların daha önce taraflar arasında ... 8. AHM (ATM)'de görülen menfi tespit davasında uyuşmazlık konusu edilerek kesin hükme bağlandığı anlaşılmış ise de, abonenin menfi tespit davasına konu ettiği faturalar dava dilekçesinde açıkça " 2019 yılı Kasım ve Aralık, 2020 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait faturalar" olarak açıklanmış ve bu faturalar hakkında karar verilmiştir.İcra takibi ise Şubat 2020, Mart 2020, Nisan 2020, Mayıs 2020, Haziran 2020, Temmuz 2020, Ağustos 2020, Eylül 2020, Ekim 2020, Kasım 2020, Aralık 2020, Ocak 2021, Şubat 2021, Mart 2021 dönem faturalarına ilişkin olup takipte dayanak gösterilen Ocak 2021, Şubat 2021, Mart 2021 dönemine ilişkin diğer faturalar menfi tespit davasına konu edilmemiş ,dolayısıyla kesin hükme bağlanmamıştır. Bu nedenle, mahkemece taraflarca gösterilen tüm delillerin celbi ile, hasıl olacak sonuç dairesinde karar tesisi gerekirken, yazılı gerekçe ile "KESİN HÜKÜM NEDENİYLE " davanın tümden reddi isabetsiz olmuştur. Açıklanan nedenlerle,davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a-6 md gereğince tespit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirdiğinden dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.'' şeklinde karar verilmiştir.Bilirkişinin █████/2025 tarihli raporunda özetle; Davalı firmanın ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresinde yapıldığı,usulüne uygun tutulduğu tespit edildiğinden takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere sahibilehine delil olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu 2021 yılı Ocak, Şubat, Mart aylarına ait faturaların davalı firmanın ticaridefterlerine işlenmediği tespit edilmiştir.Bilirkişi heyetinin █████/2026 tarihli raporunda özetle; Eğer fesih haklı ve geçerli kabul edilirse:2021 Ocak–Şubat–Mart faturaları borç doğurmaz.Davacının bu dönem yönünden alacak talebi yerinde değildir.Eğer fesih haksız kabul edilirse
: Sözleşme devam eder.Ancak 30 Mbps artışı geçerli kurulmamışsa,Tahakkuk en fazla önceki geçerli tarife üzerinden yapılabilir.Bu durumda 2021 Ocak–Şubat yönünden sözleşme bedeli hesaplanabilir.Mart 2021 faturası ayrıca teknik ve hukuki incelemeye tabidir.Davalı defterleri
:Usulüne uygun tutulmuştur.Faturaların kayıtlı olmaması davalı lehine karine oluşturur.Ancak tek başına borcun yokluğunu kesin olarak göstermez. 2021/Ocak-Şubat-Mart faturalarının borç doğurup doğurmayacağı;Fesih beyanının geçerliliği,30 Mbps taahhüdünün hukuki akıbeti,Sözleşmenin devam edip etmediği hususlarına bağlıdır. Bu hususların hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemenin takdirindedir.Heyet olarak mali ve sözleşmesel veriler yukarıda arz edilmiştir.DELİLLER
:-Bilirkişi raporları-Tarafların beyan ve dilekçeleri-Tüm dosya kapsamıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, internet hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı taraf, davalı şirkete ... internet hizmeti verildiğini, Şubat 2020-Mart 2021 dönemlerine ait faturaların ödenmediğini, bu nedenle Merkezi Takip Sistemi üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının borca haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı taraf ise öncelikle yetki itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da dava konusu alacağın mevcut olmadığını, taraflar arasında aynı abonelik ve faturalara ilişkin olarak daha önce menfi tespit davası görüldüğünü, davacının haksız ve kötü niyetli olarak takip başlattığını savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkememizce daha önce verilen "kesin hüküm nedeniyle ret" kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████/2025 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile kaldırılmıştır. Kaldırma ilamında; ... 8. Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinde görülen menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil eden faturaların 2019 Kasım ve Aralık ayları ile 2020 yılına ait faturalar olduğu, eldeki icra takibinde yer alan 2021 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarına ilişkin faturaların ise menfi tespit davasına konu edilmediği, bu nedenle bu üç fatura yönünden taraf delillerinin toplanarak işin esası hakkında değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir.Dosya kapsamı, tarafların ticari kayıtları, sözleşme hükümleri ve teknik belgeler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucunda alınan █████/2025 tarihli ve █████/2026 tarihli raporlar birlikte değerlendirilmiştir.█████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirket ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı, usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu, dava konusu 2021 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarına ait faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.█████/2026 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ise; taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin sona erdirilmesine yönelik fesih iradesinin geçerli kabul edilmesi halinde 2021 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarına ait faturaların borç doğurmayacağı, davacının bu dönemlere ilişkin alacak talebinin yerinde olmayacağı belirtilmiştir. Raporda ayrıca, fesih iradesinin geçersiz kabul edilmesi halinde dahi davacının dayandığı 30 Mbps kapasite artırımına ilişkin hizmetin fiilen kurulup kurulmadığının belirlenemediği, bu hizmetin kurulduğunun teknik ve somut delillerle ortaya konulamadığı, bu nedenle tahakkukun ancak önceki geçerli tarife üzerinden yapılabileceği, Mart 2021 faturasının ise ayrıca teknik ve hukuki inceleme gerektirdiği ifade edilmiştir.Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı tarafın, dava konusu 2021 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarına ilişkin faturaların dayanağını oluşturan hizmetin bu dönemlerde fiilen ve kesintisiz şekilde sunulduğunu, sözleşmenin halen yürürlükte bulunduğunu ve faturaların sözleşme hükümlerine uygun olarak düzenlendiğini ispata elverişli yeterli ve kesin delil sunamadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı taraf alacağın varlığını ileri sürmüş ise de, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarında fesih iradesinin hukuki sonuç doğurması halinde söz konusu faturaların borç doğurmayacağı açıkça belirtilmiş; ayrıca davacının dayandığı kapasite artırımının fiilen tesis edildiği de teknik olarak doğrulanamamıştır. Bunun yanında dava konusu faturaların davalı şirketin usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde kayıtlı bulunmaması da davalı lehine değerlendirilmesi gereken bir olgu olarak ortaya çıkmıştır.6100 sayılı HMK’nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü iddiasını ispat etmekle yükümlü olan taraftadır. Eldeki davada alacağın varlığını ve miktarını ispat külfeti davacıda olup, davacı tarafın 2021 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarına ilişkin faturaların hukuken geçerli ve tahsili mümkün bir alacak oluşturduğunu duraksamaya yer vermeyecek şekilde kanıtlayamadığı kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma ilamı doğrultusunda yalnızca kesin hüküm kapsamında bulunmayan 2021 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarına ilişkin faturalar yönünden yapılan inceleme sonucunda, davacının alacağını ispat edemediği anlaşıldığından itirazın iptali isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Öte yandan davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin, davacının takip ve dava açmakta kötü niyetli olduğunun yasal ve yeterli delillerle kanıtlanamadığı anlaşılmakla bu talebin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Davalının kötüniyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine,3-Alınması gereken 732,00-TL harcın, peşin alınan 877,98-TL harçtan mahsubu ile bakiye 145,98-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,6-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ... Hakim ...e-imzalıdır e-imzalıdır