Anahtar kelimeler: Davaalacak Otelin Devrinden Devralınmasından Sürdürdüğü Devre Mülk Öğrenildiğini Haricen Satılması

T.C.
İSTANBUL18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2024KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ... Limited Şirketi'nin devrine ilişkin anlaşıldığını, devre karşılık olarak müvekkili tarafından davalıya 8 adet taşınmaz devredildiğini, müvekkili tarafından şirketin devralınmasından sonra ... Limited Şirketi'nin faaliyet sürdürdüğü adreste mülk sahibi olan ... Tekstil Turizm Sanayi Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi ( ... ) arasında imzalanan kira sözleşmesinde "Devir Yasağı" maddesinin olduğu hususlarının öğrenildiğini, haricen yapılan görüşmelerde otelin iş bu devre muvafakat vermediğinin öğrenildiğini, dava dışı ... Tekstil Turizm Sanayi Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi ( ... ) tarafından davalıya bu hususta .... Noterliğinin █████/2024 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini, tüm bu hususların davalı ile görüşüldüğünü, ancak davalının ben artık size devrettim benlik bir durum yok dediğini, bu yüzden müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, otel ile müvekkilinin harici yaptığı görüşmelerde birçok denetime tabi tutulduğunun, para cezaları ve birçok yaptırıma maruz kalındığını, ... şirketin Turizm İşletme Belgesinden Yararlanmasının iptali için başvurulduğunun öğrenildiğini, bu durumda müvekkilinin herhangi bir kabahatinin bulunmadığını, davalının menkul gayrimenkul mallarıyla 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, davalıya devredilen taşınmazların devredildiği tarihlerdeki gerçek değerlerinin toplamı oranında nakden tazminattan sorumlu tutulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taşınmazların şirketin devrine istinaden devredildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davacının mezkur işletmeyi işletmek için aldığını, işletmenin tamamen tasfiye edildikten sonra hiçbir değeri kalmamış olan dava konusu şirketin müvekkiline iade edilmesi talebinin mantık kurallarıyla uyuşmadığını, davacının şirketi ve kira sözleşmesini devralırken aldığı riskleri ve işletmesel sorunların farkında olarak devraldığını, tüm bu işlemlerden dolayı müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının işletmeyi tahliye etmesi nedeni olarak müvekkilini göstermesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının mezkur kira sözleşmesinden kaynaklı yükümlülüklerini de yerine getirmediğini, bu nedenle kefil sıfatıyla müvekkiline kira alacaklarından dolayı icra takibi başlatıldığını, açılan davanın kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin dava dilekçesi ile talep ettiği ihtiyati tedbir talebinin mahkememiz dosyasının █████/2024 tarihli ara kararı ile reddine karar verildiği, davacı vekilinin bu ara kararı istinaf ettiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin ██████████ esas, █████████ karar sayılı ve █████/2024 tarihli kararı ile davacının istinaf talebinin reddine karar verildiği görüldü.Mahkememiz dosyasının █████/2025 tarihli celsesinin 4 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Şirket payları kanunda öngörülen asgari itibari değer (25 TL) olarak belirlenmiş olmakla; 40.000 pay senedinden oluşan şirketin devir tarihindeki değerinin de yine (25 X 40.000) 1.000.000 TL olduğu;Dava konusu şirketin 13.02.2024 tarihli Şirket Karar Metni ve yine aynı tarihli T.C. .... Noterliği'nde yapılan Pay Devir Sözleşmesi ile davalı tarafından davacıya devredilmekle; taahhüt ve tasarruf aşamasının aynı anda olduğu tarafımızca değerlendirilen işbu pay devir sözleşmesinin TTK m. 595/I'de öngörülen şekil şartına uygun olarak yapıldığı ve söz konusu resmi belgede de 40.000 payın devri karşılığı 1.000.000 TL göründüğü;..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.Davacı vekilinin █████/2026 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini, herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini, taraflar aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettikleri görüldü.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:Dava; davacı tarafından şirket devri karşılığı olarak davalıya devredildiği beyan ve iddia edilen dava dilekçesinde unsurları belirtilen taşınmazların, devir tarihlerindeki değerinin belirlenerek davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan █████/2026 tarihli feragat dilekçesi ile ; " İzah edilen nedenlerle ; davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, taraflar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunularak davadan feragat edildiğinin bildirildiği görülmüştür.6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır. Açıklanan yasal hükümler ışığında davacı vekilinin feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Harçlar Kanununun "Davadan feragat, davayı kabul veya sulh" başlıklı 22. Maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." şeklindeki düzenlemesi ile 6100 Sayılı HMK'nın Feragat ve kabul hâlinde yargılama giderleri başlıklı 312. Maddesinin "(1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir." şeklindeki düzenlemeleri bir bütün olarak olarak değerlendirilmek suretiyle davacının davasından feragat etmiş olduğunu beyan etmiş olması sebebiyle işbu beyan ile bağlı kalınarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuş, davacı vekili feragat dilekçesinde her ne kadar taraflar aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünde istemde bulunmuş ise de; yukarıda yer verilen madde hükmü uyarınca feragat veya kabul beyanında bulunan tarafın, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği değerlendirildiğinden, davalının aksi yönde bir beyanına rastlanmadığından yargılama gideri ve vekalet ücreti davacı üzerinde bırakılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,2-Harçlar kanunu gereğince davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 488,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 365,88 TL'nin yatıran tarafa iadesine,3- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4- Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,6-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...Hakim ...