Anahtar kelimeler: Kayseri Tapuda Metrekare Alanında İli İlçesi Mahallesi İlamına Yüzölçümündeki Yüzölçümlü
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kayseri ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacılar adına kayıtlı bulunan eski 4999 parsel sayılı 48.160,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 43 71... sayılı parsel numarasıyla 26.517,31 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sonucunda müvekkilleri olan davacılara ait Kayseri ili ... ilçesi ... Mahallesi eski 49 99... ada 137 sayılı parsel taşınmazın yüzölçümünün 48.160,00 metrekare iken 26.517,31 metrekareye düştüğünü ileri sürerek, gerçek yüzölçümünün tapu kayıtlarında düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın etrafının parsellerle çevrili olduğunu, davanın şahıslara karşı açılması gerekirken Tapu Müdürlüğüne karşı açıldığını, davanın öncelikle Tapu Sicil Müdürlüğü yönünden husumetten reddinin gerektiğini, taşınmazın ilk tesis kadastrosundaki krokisinde hatalı hesaplandığını, 3402 sayılı Kanun' un 22/2-a maddesi uygulaması sonucunda yanlış ölçümlerin düzeltildiğini, alanda küçülme olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.04.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, ''davaya konu taşınmaz ile komşu taşınmazların sınırlarının uygulama kadastrosu sırasında usulüne uygun olarak tespit edildiği, dava konusu taşınmazın yüzölçümündeki eksilmenin komşu parsellerden kaynaklanmadığı, eksilmenin planimetre karesinde verniyel okumalarının ... numaralı parsel ile ters yazılmasından kaynaklandığı, bilirkişi kök ve ek raporunun hüküm kurmaya elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı olduğu, raporlara itibar edildiği, yapılan 22/2-a çalışmalarının kanun ve yönetmeliğe uygun olduğu, komşu parsellerin eksilmeye ve sınır değişikliğine sebebiyet vermediği, uygulama kadastrosuna itiraz davalarında husumet yöneltilmesi gereken davalının davacıya ait taşınmazda eksilmeye ya da sınır değişikliğine sebep olan komşu parsel malikleri olduğu'' gerekçesiyle davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 25.04.2019 tarihli kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.06.2020 tarihli kararı ile, ''dava konusu taşınmazın yüzölçümündeki eksilmenin komşu parsellerden kaynaklanmadığı, tesis kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazın planimetre karnesinde verniyel okumalarının ... numaralı parsel ile ters yazılmasından dolayı yüzölçümünün yanlış yazıldığı, 3402 sayılı Kanun' un 22/2-a maddesi çalışmalarında bu hatanın düzeltilip doğru alan ile tescil edildiği, pafta ile zeminin yeni alanının uygun bulunduğu'' gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.06.2020 tarihli kararının davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.06.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; ''dava konusu taşınmaza ait hava fotoğrafları ve ortofotonun temin edilmediği, komşu parsel maliklerinin davaya dahil edilmediği, alınan bilirkişi raporunun dava konusu taşınmazın eski ve yeni yüzölçümleri arasındaki farkın nedenlerini açıklamak için yeterli olmadığı, komşu taşınmaz malikleri davaya dahil edilerek mahallinde yöntemine uygun bir keşif yapılarak, uzman fen bilirkişisinden tesis kadastro paftası ve haritası ile uygulama kadastrosuna ait pafta ve haritalarını çakıştırarak yönteme uygun taşınmazların sınırlarını belirten harita ve rapor düzenlemesinin istenmesi gerektiği'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; ''dava konusu taşınmazda yapılan yenileme çalışmalarının usul ve kanuna uygun olduğu, davaya konu taşınmaz ile komşu taşınmazların sınırlarının uygulama kadastrosu sırasında usulüne uygun olarak tespit edildiği, dava konusu taşınmazın yüzölçümündeki eksilmenin komşu parsellerden kaynaklanmadığı, eksilmenin planimetre karesinde verniyel okumalarının ... numaralı parsel ile ters yazılmasından kaynaklandığı, bilirkişi kök ve ek raporunun hüküm kurmaya elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı olduğu görülerek, aldırılan raporlara itibar edildiği, yapılan 3402 sayılı Kanun' un 22-a maddesi çalışmalarının kanun ve yönetmeliğe uygun olduğu, komşu parsellerin eksilmeye ve sınır değişikliğine sebebiyet vermediğinin rapordan anlaşıldığı, keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişilerden taşınmazın sınırlarını göstermesinin istenildiği, mahalli bilirkişilerin sınırları bilmedikleri, 40 bin metrekarelik arazi olduğunu duyduklarını ifade ettikleri, haritaların çakıştırılması sonucunda tesis ve 3402 sayılı Kanun' un 22-a maddesi çalışmaları sonucunda oluşan parselde sınır değişikliği ve metrekare farkının oluşmadığı, alanın davacının ilk belirlenen arazisi ile uyumlu olduğu, davacının taşınmaz sınırlarının zemindeki durumunda bir değişiklik olmadığı, davacının hak kaybının olmadığının görüldüğü'' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik hatalı ve maddi gerçeği yansıtmaktan uzak olup, karara esas alınmasının yanlış ve hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay bozma ilamında yer alan eksik hususların giderilmeksizin rapor tanzim edildiğini, karara esas alınan bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın uygulama imar planı dışında kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu ve birim metrekare değerinin dava tarihi itibariyle değerinin 7,36 TL olduğu tespit edilmiş olup, birim metrekaresinin oldukça düşük ve hatalı parametreler dikkate alınarak hesaplandığını, dosyanın üniversiteden akademisyen uzman başka bir bilirkişiye tevdi ile yeniden keşif ve başkaca farklı bir bilirkişiden yeniden rapor alınması talep edilmesine rağmen, İlk Derece Mahkemesince önceki bozma ilamındaki eksik hususları gidermek amacıyla yeniden keşif ve bilirkişi raporu talebinin reddedilerek eksik ve hatalı incelemeye dayalı mezkur bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle usul ve yasaya aykırı olarak hüküm kurulduğunu beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!