Anahtar kelimeler: Vekilen Bulanan Kargir Değerden Sakarya İstemli Hanesine Şerhi Edildikten Oğlu

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak vekilen karar davalılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma talebinin değerden reddine ve temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sonucunda, Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulanan 1 01... parsel sayılı taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine "... oğlu ...'ın kullanımında" olduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit edildikten sonra, Sakarya Kadastro Mahkemesi' nin ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararı ile taşınmazın 31.043,49 metrekarelik kısmının 1 01... parsel numarasıyla ve kargir 4 ev ve bahçesi vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine ''6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır ve taşınmaz ... oğlu 1941 doğumlu ...'ın kullanımdadır'' şerhinin yazılmasına karar verilmiş ve hüküm, 25.06.2015 tarihinde kesinleşmiş ve bilahare 13.01.2016 tarihihde 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince satış suretiyle ... adına intikal ettirilmiştir.2. Davacı ... dava dilekçesinde; davalıların ...'ın mirasçıları olup Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 01... parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, ilçede yapılan 6831 sayılı Orman Kanunu' nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi çalışmaları sırasında hatalı tespit yapıldığını, yapılan bu hatalı tespit neticesinde maliki olduğu taşınmazının bir kısmının orman arazisi olarak, 2.850 metrekarelik kısmının ise davalılar üzerine tespit ve tescil edildiğini, yapılan bu hatalı tespit işleminden davalıların haberdar olduğunu ve davayı kabul ettiklerini ileri sürerek, yapılan hatalı tespitin iptali ile taşınmazın 2.850 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 20.06.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı önceki kararı ile, ''taşınmazın davalılar murisi ... tarafından 2015 yılında Doğrudan Satış Hak Sahipliği belgesi ile Hazineden alınarak tapuya kayıt edildiği, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlarda, lehine kullanıcı şerhi verilenlerin belirtilen süreler içinde idareye müracaat etmeleri ve belirtilen şartları yerine getirmeleri halinde adlarına satış işleminin yapılmasında herhangi bir yolsuz tescil durumu olmadığı, davacının satışlardan önce açılmış herhangi bir davasının bulunmadığı, davacının kullanım iddiasından kaynaklanan şahsi haklarına dayanarak mülkiyet hakkı sahibi Hazine’den satın alma nedeniyle kayden malik olan kişiden alan davalıya karşı tapu iptal ve tescil davası açmasının mümkün olmadığı, yeni maliklere karşı zilyetlik iddiasının ileri sürülemeyeceği gibi 6292 sayılı Kanun gereği satış işlemi nedeniyle tapu kaydı oluşturulduktan sonra tapu iptal ve tescil istemi ile açılan davanın dinlenme olanağının bulunmadığı'' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 20.06.2019 tarihli kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.10.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 02.10.2019 tarihli kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.02.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla, ''davalılar vekilinin 28.02.2019 tarihli imzalı beyanı ile açılan davayı kabul ettiği, kabulün davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olup, kesin hüküm sonucunu doğuracağını, davalının kabul beyanı göz ardı edilerek davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu'' gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, ''davacı taraf davaya konu ... ilçesi ... Mahallesi 1 01... parsel (yeni 5 00... parsel) sayılı taşınmazın 2850 metrekaresinin kendisine ait olduğunu, 2/B çalışmaları sırasında bu kısmın hatalı olarak davalılar adına tescil edildiğini iddia ederek davalılar adına olan tespite itiraz ederek tapunun iptali ile bu kısmın adına tapuya kayıt ve tescilini talep ettiği, tapu kayıtlarından davaya konu 1 01... parsel sayılı taşınmazın Sakarya Kadastro Mahkemesi 2015/ 30... /87 Karar sayılı ve █████/2015 kesinleşme tarihli ilamla 6831 sayılı Orman Kanunu 2/B maddesine göre orman sınırları dışına çıkarılarak taşınmazın ... Oğlu davalılar murisi ...'ın kullanımındadır şeklinde şerh verilmesine karar verildiği, taşınmazın davalılar murisi ... tarafından 2015 yılında Doğrudan Satış Hak Sahipliği belgesi ile Hazineden alınarak tapuya kayıt edildiği, kararın bozulmasından önce yapılan yargılamada davalılar vekilinin açılan davayı kabul ettiği, her ne kadar bozma sonrasında davalılar kabul beyanlarından vazgeçtiklerini ve yanılgıya düştüklerini beyan etmiş iseler de, davayı kabulün kesin hüküm sonucu doğurucu işlem olduğu, davayı kabulden vazgeçilemeyeceğinin yerleşik Yargıtay içtihatları ile de kabul edildiği, ayrıca davalılarca veya vekillerince bozmadan sonra yapılan duruşmalarda kabulde yanılgıya düştüklerine dair herhangi bir delili dosyaya sunmadıkları'' gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalılar vekili temyiz dilekçesinde; kabul beyanında hataya düşüldüğünü, hataya, yanılgıya düşüldüğüne ilişkin beyan ve sunulan evrakların incelenmeksizin, iptal talebini ön sorun haline getirmeksizin, ilgili delilleri toplamaksızın ve neticede de kabulün irade fesadı içerisinde edilip edilmediği hususunu tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit etmeksizin verilen kararın hukuka uygun olmadığını beyan ederek, kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,732,00 TL onama harcının peşin alınan 7.521,62 TL harçtan mahsubu ile artan 6.789,62 TL'nin temyiz eden davalılara iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.