Anahtar kelimeler: Davamenfi Soyad Gayesiyle Korkusundan Kaptan İstifası Doldurarak Etmeyip Kılavuz Sonlandırdığını

T.C.
İSTANBUL15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:███████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2019KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin █████/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı Şirkette kılavuz kaptan olarak çalışmaya başladığını, davalı tarafından davacıdan işe giriş esnasında işe giriş şartı olarak teminat senedi niteliğinde bir senedin imzalanmasının istendiğini, esasen işe giriş gayesiyle ve işe alınmama korkusundan ileri gelen bir baskı ile salt ad, soyad, tarih ve imza bölümlerini doldurarak imzaladığı teminat senedini davalıya teslim ettiğini, davacının davalıya gönderdiği ihtarname ile iş sözleşmesini sonlandırdığını bildirdiğini, davalının da davacının istifası akabinde teminat amaçlı olarak senedi iade etmeyip davacı tarafından boş bırakılan özellikle bedel ve ödeme tarihi kısımlarını davacının rızası hilafına doldurarak davacı aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takibi başlattığını, davacının işbu senedin kendisine karşı kullanılmayacağı belirtildiğinden senet bedeli ve ödeme tarihi gibi önemli bilgileri dâhi doldurmadan senedi davalıya teslim ettiğini; ancak istifanın ardından bu senedin kendisine verilmeyerek icra takibine konu edilmesi üzerine işbu davanın açılmasının zorunlu hâle geldiğini, teminat senedindeki bedelin davalının kılavuz kaptanlar ile imzaladığı iş sözleşmesinde yer alan cezai şart tutarı ile aynı olduğunu, fahiş tutardaki cezai şarta ilişkin işçiye baskı ile senet imzalatıldığını ve buna dayanılarak işçinin istifasını takiben ihtiyati haczen tüm malvarlıklarına karşı işlem yapıldığını, kötüniyetle işçiye zarar vermek için cebri icra yoluna başvurulduğunu belirterek icra dosyasına konu edilen 110.000,00 USD bedelli senedin teminat senedi vasfında olduğuna, davacının takip konusuna ilişkin icra takibine konu senetten ve icra dosyasından borçlu olmadığının tespitine, davalının icra takibinde davacıyı kötüniyetli ve dayanaksız olarak taraf göstermesi sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu senedin teminat senedi olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, bununla birlikte davacının teminat senedi iddiasını dava dilekçesinde taraflar arasındaki iş sözleşmesinde yer alan cezai şarta dayandırdığını ve senedin buna ilişkin olarak tanzim edildiğini ikrar ettiğini, davacının hiçbir iddiasının kabulü anlamına gelmemek kaydı ile cezai şartı ödemek için verilmiş bir senedin teminat için değil ifa için verilen senet olduğunu, iş sözleşmesinin (5.11) hükmünün ise taraflar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 444, 447 ve devamı maddeleri kapsamında iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin rekabet yasağı niteliğindeki anlaşmayı ihtiva etmekte olup davacının bu anlaşmayı açıkça ihlal ettiğini, bu doğrultuda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun göreve ilişkin amir hükümleri ve yerleşik Yargıtay içtihatları kapsamında uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak görev itirazının kabulü ile görevsizlik kararı verilmesine ve dosyanın görevli asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine, davacı aleyhine senet miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dosya, .... İş Mahkemesi'nin ... sayılı kararının İstinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25.Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas █████████ Karar sayılı "görevsizlik " kararı sonucunda mahkememize tevzi edilmiştir.GEREKÇE
:Dava, .... İcra Dairesi'nin 2019/... Esas sayılı dosyası ve bu dosya ile birleşen .... İcra Dairesi'nin 2019/... Esas sayılı takip dosyasına konu edilen bono nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup; taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı işverenin, davacıdan iş sözleşmesindeki haksız rekabete bağlı cezai şart alacağının bulunup bulunmadığı, takibe konu bononun teminat senedi vasfında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 396. Maddesi uyarınca İşçi, yüklendiği işi özenle yapmak ve işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorundadır. İşçi, hizmet ilişkisi devam ettiği sürece, sadakat borcuna aykırı olarak bir ücret karşılığında üçüncü kişiye hizmette bulunamaz ve özellikle kendi işvereni ile rekabete girişemez.İşçi, iş gördüğü sırada öğrendiği, özellikle üretim ve iş sırları gibi bilgileri, hizmet ilişkisinin devamı süresince kendi yararına kullanamaz veya başkalarına açıklayamaz. İşverenin haklı menfaatinin korunması için gerekli olduğu ölçüde işçi, hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonra da sır saklamakla yükümlüdür.Keza kanunun Türk Borçlar Kanunu’nun 427. maddesi uyarınca “Hizmet buluşları üzerinde işçinin ve işverenin hakları, bunların kazanılması ile diğer sınaî ve fikrî mülkiyet hakları konusunda özel kanun hükümleri uygulanır.Diğer taraftan Rekabet yasağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Genel Hizmet Sözleşmesi hükümleri içinde 444 ila 447. maddelerinde düzenlenmiştir. Bunun nedeni ise rekabet etmemenin sadakat borcunun bir gereği olmasıdır.İş sözleşmesinin kurulması ile doğan sadakat borcu, işçi tarafından işverenin çıkarlarını koruma ve gözetme borcudur. Rekabet etmeme borcu ise, iş sözleşmesinin sonuçlarından olan; işçinin işverene sadakat borcu içinde yer alan alt bir yükümlülüktür. Taraflar iş ilişkisi devam ederken sözleşmenin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine ilişkin bir hükmün iş sözleşmesine konulmasına veya bu konuda ayrı bir sözleşme (rekabet yasağı sözleşmesi) yapılmasını kararlaştırabilirler. Rekabet yasağının ihlaline bağlı taraflarca kararlaştırılmış olan belli bir ödemeyi öngören yaptırım, niteliği itibarıyla bir cezai şart hükmüdür.İş akdinin devamı süresince işçinin işverenle rekabet etmemesi sadakat borcu içinde yer alan bir yükümlülüktür. Buna karşılık, taraflar iş ilişkisi devam ederken sözleşmenin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine ilişkin bir hükmün iş akdine konulmasını veya bu konuda ayrı bir sözleşme (rekabet yasağı sözleşmesi) yapılmasını kararlaştırabilirler. İş akdi sona erdikten sonra işçinin işverenle rekabet etmeme borcu ancak böyle bir yükümlülük sözleşme ile kararlaştırıldığı takdirde söz konusu olmaktadır. (Süzek, S. İş Hukuku,Yenilenmiş 10. Baskı İstanbul 2014, S:344., YHGK. 22.09.2008 gün ve 2008/9-517 E, ████████ K. Sayılı ilamından. Aynı atıflar YHGK. ‘nun 21.09.2011 gün ve 2011/9-508 E, ████████ K ile Y. HGK. 27.02.2013 gün ve 2012/9-854 E, ████████ K. Sayılı ilamlarında da yapılmıştır).Borçlar Kanunu’nun 180. Maddesinin 1. Fıkrasında “Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerekir” hükmü yer aldığından, işverenin herhangi bir zararı ispatlamak zorunda bulunmaksızın sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı isteyebilmesi olanağı vardır. Bu durumda işverenin cezai şartı talep edebilmesi için rekabet yasağının ihlal edildiğini ispatlaması yeterlidir. (Süzek, S. İş Hukuku,Yenilenmiş 11. Baskı İstanbul 2015, S:378)Somut olayda, davacı işe girerken baskı ile senedin imzalatıldığını, teminat senedi niteliğinde bu senedin geçerli olmadığını belirterek bu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı taraf ise senedin teminat senedi olmadığını, iş sözleşmesindeki cezai şarta ilişkin olarak ifa için verilen senet olduğunu savunmuştur.Davacı işçinin, davalı şirkette 07.08.2017 tarihinde akdedilen yazılı iş sözleşmesi ile kılavuz kaptan olarak işe başladığı, bu sözleşmenin 5.11. maddesi ile davalının gerek iş sözleşmesinin devamı sırasında ve gerekse iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra iki yıl süre ile işveren ile kendi adına rekabet edebilecek bir iş yapmamayı, sektöründeki rakip diğer işletmelerde çalışmamayı, söz konusu işletmelerde ve firmalarda ortak yahut başka bir sıfatla herhangi bir menfaat ilişkisine girmeyeceğini, İzmit Körfezi ve İskenderun yetkili kılavuz kaptan belgesi ile İskenderun Körfezi ve İzmit Körfezinde, Yalova yetkili kılavuz kaptan belgesi ile Yalova bölgesinde aynı hizmet dalında faaliyet gösteren farklı bir kurum adına kılavuz kaptan olarak çalışmayacağını beyan ve taahhüt ettiği, devamında davacının görevinden ayrılmak istemesi durumunda ve belirtilen hususlara aykırı davranması halinde taahhüdün gereği olarak yükümlülüğe uymaması nedeniyle işverenin uğrayabileceği bütün zararları karşılamayı, ek olarak Türk Borçlar Kanununun 446.maddesi uyarınca düzenlenmiş cezai şart olarak son brüt maaşının sekiz katı ücreti ve çalıştığı her yıl için bir brüt maaş miktarı olarak ödemeyi kabul ettiği,buna ek olarak Türk Borçlar Kanununun 446. maddesi uyarınca düzenlenmiş olan cezai şartı 110.000 USD ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği görülmektedir. Taraflar arasında Türk Borçlar Kanunu 444. ve devamı maddelerine uygun rekabet yasağı sözleşmesi yapıldığı anlaşılmaktadır.Davacı işçinin iş sözleşmesinin sona ermesi için █████/2019 tarihinde davalıya ihtarda bulunduğu, ihtardan bir gün sonra █████/2019 tarihinde aynı il sınırlarında aynı alanda iştigal eden rakip iş yeri olan ... AŞ'de işe başladığı, davacının sözleşmede taahhüt ettiği halde taahhüdünün gereğini yerine getirmediği, taahhüt ettiği yükümlülüğe uymadığı, rekabet yasağına aykırı davrandığı; bu nedenle rekabet yasağına aykırı davrandığından cezai şart nedeniyle tazminat ödemek zorunda olduğu, Türk Borçlar Kanunun 180. maddesi uyarınca, cezai şart miktarı olarak düzenlenen senet uyarınca davacının davalıya borçlu olduğu ancak Türk Borçlar Kanunu'nın 182/son maddesi göz önünde bulundurularak 110.000,00 USD cezai şartın fahiş olması nedeniyle %70 hakkaniyet indirimi yapılması uygun görülmüştür. Buna göre davacının 33.000,00 USD borçlu olduğu tespit edilerek, davanın kısmen kabulüne, davacının .... İcra Dairesi'nin 2019/... Esas sayılı dosyası ve bu dosya ile birleşen .... İcra Dairesi'nin 2019/... Esas sayılı takip dosyasında 33.000,00 USD borçlu olduğunun tespiti ile, takibin 33.000,00 USD üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Davalı taraf icra takibinde haksız ve kötüniyetli olmadığından ve kötüniyet tazminatı şartları oluşmadığından bu talebin reddine, yasal koşulları oluşmadığından davalı lehine icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Dava değerinin 110.000 USD olduğu, davacının takip dosyasında 33.000,00 USD borçlu, kalan 77.000 USD yönünden borçlu olmadığının tespit edilmesine göre; dava tarihi olan █████/2019 tarihinde 77.000 USD 'nin efektif satış karşılığı 411.819,10 TL üzerinden dava tarihindeki kura göre karar ve ilam harcı hesaplanmış, 33.000 USD'nin dava tarihindeki efektif satış tutarı karşılığı 176.493,9 TL üzerinden davalının vekalet ücreti belirlenmiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KISMEN KABULÜNE,2-Davacının .... İcra Dairesi'nin 2019/... Esas sayılı dosyası ve bu dosya ile birleşen .... İcra Dairesi'nin 2019/... Esas sayılı takip dosyasında 33.000,00 USD borçlu olduğunun tespiti ile takibin 33.000,00 USD üzerinden devamına,3-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,4-Davacının kötü niyet tazminatı ile davalının icra inkar tazminatı taleplerinin REDDİNE,5-Alınması gereken 28.131,36 TL karar harcından peşin yatırılan 10.355,56 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 17.775,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,6-Arabuluculuk aşamasında kamudan karşılanan 680,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,7-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,8-Davalının yaptığı 81,25 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,9-Davalı vekille temsil edildiğinden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,10-Reddedilen miktar hakkaniyet indirimi nedeniyle olduğundan davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,11-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan tarafların yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır