Anahtar kelimeler: Tapuda Kastamonu Alanında İli İlçesi Eski Mahallesi Yüzölçümündeki Yüzölçümlü Kesinlik

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kastamonu Kadastro MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kastamonu ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 244 parsel sayılı 14.300,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 21... parsel numarasıyla 7.754,41 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 243 parsel sayılı 9.600,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 21... parsel numarasıyla 14.007,71 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Kastamonu ili ... ilçesi ... Mahallesi eski 2 44... ada 15 parsel sayılı taşınmazın 1973 yılında yapılan ilk tesis kadastro çalışmaları sonucunda 14.300,00 m² olarak, itiraza konu eski 2 43... ada 14 parsel sayılı taşınmazın 9.600,00 m² yüzölçümlü olarak tapu siciline kaydedildiğini, davacının taşınmazı 14.300,00 m² yüzölçümlü olarak satın aldığını, 2022 yılında yapılan güncelleme çalışması neticesinde davacının taşınmazının yüzölçümünün 7.754,41 m² olarak tespit edildiğini, davacıya ait yaklaşık 6.500 m²nin davalılara ait 1 21... parsel sayılı taşınmazda kaldığını belirterek, kadastro tespitinin iptali ile davacıya ait 1 21... parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek davalılara ait 1 21... parsel sayılı taşınmaza eklenen kısmın davacıya ait 1 21... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar davaya cevap vermemişlerdir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazların yüzölçümünde ve müşterek sınır hattında meydana gelen değişimin esas nedeninin taşınmazlar arasında geçmişten günümüze değin doğal ve sabit sınır teşkil eden sınır hattı yerine zeminde karşılığı bulunmayan bir sınır hattının ilk tesis kadastrosunda sınır olarak belirlenmesinden ve bu suretle de ilk tesis kadastrosu paftasında yapılan sınırlandırma ve tersimat hatasından kaynaklandığı, uygulama kadastrosu çalışmalarında ise taşınmazların müşterek sınır hattının zemindeki doğal ve sabit değişmemiş sınır hattı esas alınmak suretiyle güncellendiği ve bu suretle ilk tesis kadastrosunda yapılan sınırlandırma ve tersimat hatasının giderildiği" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 1 21... parsel sayılı taşınmazın uygulama tutanağındaki tespit gibi, 1 24... parsel sayılı taşınmazın uygulama komisyon tutanağındaki tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "harita mühendisi tarafından yöntemine uygun şekilde tesis kadastrosu paftası, 3402 sayılı Kanun' un 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu paftası ile hava fotoğraflarının çakıştırılması neticesinde, dava konusu 2 43... parsellerin ilk tesis kadastrosunun prizmatik / takeometrik / fotogrametrik yöntemlerle yapıldığı, taşınmazların ED50 koordinat sisteminde 1/5000 ölçekli pafta üzerine çizildiği, tesis kadastrosunda kullanılan sınırlandırma ve hesaplamaların sayısal pafta ve koordinatlar ile uyumlu olmadığı, 1 no.lu ölçü krokisinde 73 no.lu nokta 2 45... no.lu parsellerin kuzey ortak köşe noktasında iken F 30... B no.lu paftasında ise bu noktanın 2 44... parsellerin kuzey ortak köşe noktası olarak sınırlandırıldığı ve bu anlamda tesis kadastrosu paftasında sınırlandırma ve tersimat hatası yapıldığı, taşınmazların paftasına göre alan hesabında ise bir hatanın tespit edilemediği, uygulama kadastrosu çalışmalarında taşınmazların sınırlarının sabit ve değişebilir sınır niteliği ile güncellendiği, hava fotoğraflarının stereoskopik olarak incelenmesi neticesinde taşınmazlar arasındaki müşterek sınırın eski ve yeni tarihi hava fotoğraflarında zeminde mevcut olduğu ve bu sınırın uygulama kadastrosu çalışmalarında esas alınan sınır ile uyumlu olduğu, ilk tesis kadastrosunda belirlenen sınırın ise zeminle uyumsuzluk gösterdiği ve bu kısma isabet eden bir sınır hattının zeminde mevcut olmadığı, taşınmazların yüzölçümünde ve müşterek sınır hattında meydana gelen değişimin esas nedeninin taşınmazlar arasında geçmişten günümüze değin doğal ve sabit sınır teşkil eden sınır hattı yerine zeminde karşılığı bulunmayan bir sınır hattının ilk tesis kadastrosunda sınır olarak belirlenmesinden ve bu suretle de ilk tesis kadastrosu paftasında yapılan sınırlandırma ve tersimat hatasından kaynaklandığı, uygulama kadastrosu çalışmalarında ise taşınmazların müşterek sınır hattının zemindeki doğal ve sabit değişmemiş sınır hattı esas alınmak suretiyle güncellendiği ve bu suretle ilk tesis kadastrosunda yapılan sınırlandırma ve tersimat hatasının giderildiği, böylece dava konusu taşınmazla ilgili uygulama kadastrosunun, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin Yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının usul ve kanuna aykırı olduğunu, güncelleme çalışması sonrasında 50 yıldır bu şekilde kullanılan dava konusu taşınmazın sınırlarında yaklaşık 7.000 m²lik bir değişim meydana geldiğini, davacının maliki olmadığı 1 21... parsel sayılı taşınmazı davalılardan kiraladığını ve her iki taşınmazın uzun zamandır davacı ... tarafından birlikte kullanıldığını, bu nedenle taşınmazlar arasındaki fiili sınırın kalktığını, yakın tarihli hava fotoğraflarında da buna bağlı olarak ilgili sınırın tespit edilemediğini, dava konusu taşınmazlar arasındaki sınırın, her iki taşınmazı birlikte kullanan davacının kullanımından ileri geldiğinin yerel bilirkişi beyanları ile de sabit olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,40 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.