Anahtar kelimeler: Satttığını Pompası Klima Teslime Satımdan Bam İrsaliyeli Yana Yazim Isı

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ███████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı yana klima ve ısı pompası satttığını ve irsaliyeli fatura ile teslim ettiğini, satış ve teslime ilişkin 14.10.2019 tarihli 26.000.00TL bedelli ve 30.09.2019 tarihli 59.000.00 TL bedelli faturaların dilekçe ekinde sunulduğunu, bu faturalara göre 1Isı pompası ve klimalar ... . .Mahallesi .. Sk. No:... adresinde, müvekkilinin çalışanı ... tarafından ...'ya teslim edildiğini, teslim adresinin davalının işyeri adresi malzemeleri teslim alan....'nın davalının ortağı olduğunu, davalının satın aldığı klimalar ve ısı pompasının bedelini ödemediğini, bunun üzerine Torbalı İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas nolu dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçluya gönderilen ödeme emri tebliğ edilememiş ise de borçlunun takibi haricen öğrenerek takibe itiraz ettiğini, borçlunun Torbalı İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas nolu dosyaya itirazı Üzerine, Torbalı İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının müvekkilinden aldığı isı pompası ve klima bedelini ödemediğini, davalının müvekkiline borcu olmasına karşın haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyanla; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere; davalı borçlunun Torbalı İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas nolu dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun likit bir alacağa haksız ve kötüniyetli olarak itiraz etmiş olduğundan, müvekkili lehine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere İcra inkar tazminatına, müvekkili lehine yarg'ılama gideri ve avukatlık ücreti taktirine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacı vekili tarafından, davaya konu iki adet faturanın tahsili amacıyla Kuşadası İcra Dairesinin █████████ Esas sayılı dosyası ile 14.01.2020 tarihinde bir icra takibi başlattığını, bu takibin müvekkili tarafından yapılan itiraz üzerine 21.01.2020 tarihinde Kuşadası İcra Müdürlüğünce durdurulduğunu, bu itiraz sonrasında Kuşadası Arabuluculuk Bürosuna başvurularak düzenlenen 04.03.2020 tarihli tutanak ile tarafların anlaşamadığı kayıt altına alındığını, davacı vekili tarafından işbu takibin iptali amacıyla dava açılmadığını ve bu takibin derdest olduğunu, daha sonra davacı vekili 10.03.2020 tarihinde Torbalı İcra Dairesinin █████████ Esas sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkilinin bu takibe de süresi içinde itiraz ederek takibin durdurulduğunu, takibin devamı amacıyla bu kez Torbalı Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu ve yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını. davacı vekili İşbu dosyaya yapılan itirazın iptali amacıyla görülmekte olan eldeki davayı açtığını, davacı vekilinin aynı alacak için ikinci kez icra takibi yaptığını, mükerrer takip yapıldığını, davacının ikinci takibi yapmasında hukuki yarar da bulunmadığını ve davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesinde davaya konu klima ve ısı pompalarının, davalının ortağı olan ....'ya ...l Mahallesi .. Sk. No:... teslim edildiğini beyan edildiğini,müvekkilinin, davaya konu klimaları teslim almadığını, ... isimli şahısın müvekkilinin ortağı olmadığını, müvekkiline teslim edilmeyen klima ve ısı pompalarının bedellerinin müvekkilinden tahsil edilmesi kabul etmediklerini, davaya konu malların ... Mahallesi ... Sk. No:... adresinde teslim edilmediğini, davaya konu klimalar ve ısı pompaları davacı şirket sahibinin de beyan ettiği gibi fatura adresinde değil, bambaşka bir adreste... isimli şahsa teslim edildiğini,dolayısıyla müvekkilinin işbu dava ile ilgisi bulunmadığını beyanla;öncelikle derdestlik itirazlarının kabulü ile davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili yönünden davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE
: "...,Dava; İİK nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının davacıya cari hesap borcu olup olmadığının tespiti ile davacının, davalı aleyhine icra takibi yapmakta haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı, davacıya ait ticari ve defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu, davalı adına ticari defter ve belgelerinin sunması amacıyla ihtarlı tebligatın yapılmış olmasına rağmen ticari ve defter kayıtlarının davalı tarafça sunulmadığı, davacının ticari ve defter kayıtlarını bilirkişi vasıtasıyla yaptırılan incelemesinde, 30.12.2019 vadeli 85.000,00.-çekin ödenmediği, davacı şirketin kendi çalıştığı dava dışı firmaya ciro ettiği ve vadesinde dava dışı firmaya çek bedelini ödediği, ödeme dekontunun rapor ekinde mevcut olduğu, takip konusu faturaların tahsiline istinaden verilen ve fatura tarihlerinden sonraki bir tarihi taşıyan vadeli çekin karşılıksız çıkması nedeniyle, dava ve icra takibine konu fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmiş sayılamayacağı, Torbalı İcra Md.lüğünün █████████ E. sayılı dosyası ile fatura borçlusu/davalı ... aleyhine █████/2020 tarihinde başlatılan ikinci takibin mükerrer takip olup olmadığının takdiri mahkemenize ait olmak üzere; davacının davalıdan, Torbalı İcra Md.lüğünün █████████ E.sayılı dosyası ile iki adet fatura alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibinden dolayı 85.000,00.-TL/asıl alacağı bulunduğu anlaşılmakla, davacının davasının kabulü ile, Torbalı İcra Dairesi'nin █████████ Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptali ile 88.827,15 TL alacak üzerinden takibin devamına, davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve alacağın likit olduğu kabul edildiğinden hüküm altına alınan 88.827,15 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır." gerekçesi ile; "1-Davacının davasının KABULÜ ile,
a-)Torbalı İcra Dairesi'nin █████████ Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptali ile 88.827,15 TL alacak üzerinden takibin devamına,
b-)Davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve alacağın likit olduğu kabul edildiğinden hüküm altına alınan 88.827,15 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararında birçok yalan gerçek dışı tespit ve değerlendirmeler olduğunu ve gerekçenin de bu yanlış tespitlere dayandığını, mahkemece derdestlik itirazlarının neden reddedildiği hakkında gerekçeli kararda hiçbir gerekçe bulunmadığını, tamamen hukuk dışı bir gerekçe ile reddedildiğini, davacı vekili tarafından iş bu davaya konu iki adet faturanın tahsili amacıyla önce Kuşadası İcra Dairesi'nin █████████ Esas sayılı dosyası ile █████/2020 tarihinde bir icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davacı tarafça arabuluculuğa başvurduğunu, yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, davacı vekilinin aynı alacak için ikinci kez icra takibi yaptığını ve ikinci takibe yapılan itirazın iptali amacıyla bu davayı açtığını, davacı vekilinin mükerrer takip yaptığını, mevcut durumda mükerrer takip bulunması nedeniyle davanın dava şartı yönünden reddi gerektiğini, mükerrer takip bulunmasının dava şartı olduğundan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, davanın kabulünün açıkça hukuka aykırı olduğunu, mahkemece Kuşadası İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasının incelenmek için bile getirilmediğini, bilirkişi raporunun inceleme başlığı altındaki f bendinde davacının, sadece çek keşidecisi hakkında Kuşadası İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyası ile bir takip başlattığının da belirtildiğini, görüldüğü üzere davacının aynı alacak için 3 ayrı icra takibi yaptığını, bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde beyan ettikleri üzere davaya konu klimaların müvekkiline teslim edilmediğini, mahkeme kararında gerekçe olmadığı gibi bu iddialarının da gerekçeli kararda tartışılmadığını, hatta buna ilişkin sözlü beyan ve itirazlarınında mahkemece dikkate alınmadığını, davacı vekilinin, dava dilekçesinde davaya konu klima ve ısı pompalarının, müvekkilinin ortağı olan ....'ya teslim edildiğini beyan ettiğini, müvekkilinin davaya konu klimaları teslim almadığının tartışmasız olduğunu, zira davacı vekilinin de dava dilekçesinde bu hususu açıkça beyan ettiğini, .... isimli şahsın müvekkilinin ortağı olmadığını, müvekkiline teslim edilmeyen klima ve ısı pompalarının bedellerinin müvekkilinden tahsiline yönelik mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, mahkeme hakiminin dosyayı incelemiş olsa defterleri sunmaları için verilen sürede defterlerin bulunduğu yeri ve mali müşavirin isim ve telefon bilgisini verdiklerini ve yine sadece bilirkişi raporunu okumuş olsa defterleri incelendiğini göreceğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., █████████ K. sayılı kararında da değinilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.
Bir satım  ilişkisinde satıcı taraf sattığı malın-hizmetin miktarını ve alıcıya teslimini, alıcı ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ esas █████████ karar sayılı emsal kararında :
" Dava, kredi kartı alacağından kaynaklanan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı-alacaklı takip dayanağı kredi kartı alacağıyla ilgili olarak dava konusu Ankara 26. İcra Müdürlüğü’nün █████████ esas sayılı takip dosyasından önce aynı alacağa dayalı olarak Sincan 2. İcra Müdürlüğü’nün █████████ esas sayılı dosyası üzerinden takip yapmış olup, alacak 4822 sayılı Yasa'nın geçiçi 1. maddesi kapsamında 14.04.2003 tarihinde yapılandırılmış, yapılandırmaya rağmen herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine davaya konu icra takibine girişilmiştir.
İ.İ.K.'nın 68/1 maddesi gereğince mükerrer ilamsız takip yapılamaz. Usulüne uygun yapılmış bir takip bulunması itirazın iptali davasının görülmesi için dava şartıdır. Dava konusu takip mükerrer ilamsız takip olduğu için usulüne uygun bir takip olmadığından itirazın iptali davası için dava şartı gerçekleşmemiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin █████████ E. █████████ K. sayılı, 18.12.2019 tarihli kararı). Bu durumda, itirazın iptali davasının mükerrer icra takibine konu olması nedeniyle usulden reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmadığından, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir." şeklinde gerekçeye yer verilmiştir.
Somut olayda; davacı tarafça, davalı yana klima ve ısı pompası satttığı ve irsaliyeli fatura ile teslim ettiği, davalının satın aldığı klimalar ve ısı pompasının bedelini ödemediğin, bunun üzerine Torbalı İcra Müdürlüğü'nün █████████ esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu iddiasıyla, itirazın iptali talebiyle dava açılmış olup, davalı taraf cevap dilekçesinde davacının davaya konu iki adet faturanın tahsili amacıyla Kuşadası İcra Dairesinin █████████ esas sayılı dosyası ile 14.01.2020 tarihinde bir icra takibi başlattığını, bu takibin yapılan itiraz üzerine 21.01.2020 tarihinde durdurulduğunu, davacının aynı alacak için ikinci kez icra takibi yaptığını, mükerrer takip yapıldığını, davacının ikinci takibi yapmasında hukuki yarar da bulunmadığını ve davanın reddi gerektiğini, davaya konu klimaları teslim almadığını beyanla öncelikle derdestlik itirazlarının kabulü ile davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir:
(i) Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticarî işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticarî sayılan davalardır (mutlak ticarî davalar). Mutlak ticarî davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticarî niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup; TTK m. 4(1) hükmünde (a) ilâ (f) bentlerinde sayılmıştır.
(ii) İkincisi ise, yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK m. 4(1)-son cümle hükmü uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticarî işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticarî nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması TTK’da gerekli ve yeterli görülmüştür.
(iii) Üçüncü grup ise, nispî ticarî davalar olup, TTK m. 4(1) hükmü uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticarî dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. TTK m. 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticarî sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı “ticarî iş” esasına göre değil, “ticarî işletme” esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticarî nitelikte olması tek başına davayı ticarî dava haline getirmez.
Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bir husustur. Dava Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesine ( Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) açılmış olup görevsizlik kararı ile İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.
Öncelikle ; davacı tacir ise de davalının tacir olmaması durumunda mutlak ticari dava olmayan davanın niteliğine göre genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olacaktır. Bu durumda davalının tacir olup olmadığı yönünde inceleme yapılarak sonucuna göre tacir olması durumunda görevli mahkeme olarak yargılamaya devam edilmesi, tacir olmaması durumunda görevsizlik nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerekirken bu hususta değerlerdirme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Kabul ve uygulaya göre; İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. İtirazın iptali davasının dava şartlarından birisi geçerli bir icra takibinin mevcut olmasıdır. Diğer yandan İİK'nın 68/1 maddesi "alacaklı itirazın kendisine tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilamsız takip yapılamaz" hükmünü içermektedir. Bu durumda davalının savunmasında belirttiği Kuşadası İcra Dairesinin █████████ esas sayılı dosyası incelenerek mükerrer takip bulunması halinde mükerrer takip bulunmaması dava şartı olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesi; aksi takdirde bilirkişi raporunda belirtilen Kuşadası İcra Müdürlüğünün █████████ esas sayılı dosyasının da getirtilmesi, fatura içeriği malzemelerin teslim alındığına dair fatura üzerindeki teslim alan bölümünde ".... " isim ve imzası bulunduğundan bu kişinin davalı çalışanı veya onun adına hareket eden kişi olup olmadığı, faturadaki ürünlerin davalıya ait adrese teslim edilip edilmediği hususunda taraf delillerinin toplanması, sonrasında her iki tarafında yemin delili bulunduğundan ispat yükü üzerinde olan tarafa karşı tarafa yemin teklif etme hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi yerine hatalı gerekçe ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda yapılan açıklamalara göre, delillerin toplanarak sonuca varılması için yargılamaya devam edilmesi gerektiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 355, 353/1-a-6 maddeleri gereğince ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,
2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 Tarih, ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 355, 353/(1)-a-6. maddeleri gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf yoluna başvuran davalı taraftan alınan 1.516,94 TL istinaf karar harcının istek halinde İADESİNE,
6-İstinaf yoluna başvuran davalı taraftan alınan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
7-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!