Anahtar kelimeler: Şişelerin Pet Üstlenildiğini Etiket Suların Üretilen Sektöründe İmalatının Ambalaj Tarafça

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
BİRLEŞEN İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
████████ E. SAYILI DOSYASI
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:
I. ASIL DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın ambalaj sektöründe hizmet verdiğini, davalı taraf ile arasında 28.06.2016 tarihli sözleşmenin imzalandığını, davalı tarafça üretilen suların pet şişelerin etiket imalatının üstlenildiğini, 72.468,45 TL bakiyenin ödenmediğini, ihtarname ile ödemenin talep edildiğini, davalı tarafın 2 ay sonra ihtarname ile siparişlerin eksik ve etiketlerde gizli ayıp olduğunu bildirdiğini, davalı tarafa yeniden ihtarname gönderilerek bunun kabul edilmesinin mümkün olmadığının bildirildiğini, daha sonra davalı taraf aleyhine ile takibe geçtiklerini, davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın 15.05.2019 tarihinden itibaren işlemiş ticari faizi ile birlikte tahsilini, davalı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın ... isimli işletmenin sahibi olduğunu, taraflar arasında 2016 yılından 2019 yılına kadar taraflar arasında ticari ilişki süre geldiğini, davacı tarafın eksik işler yaptığını, teslim edilmeyen ürünler ve ayıplı ürünlerinin olduğunu, davacı tarafa herhangi bir borçlarının olmadığını belirterek davanın reddine, davacı aleyhine alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. BİRLEŞEN DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin ambalaj sektöründe hizmet vermekte olduğunu, asıl dosya davacı (... AŞ) şirket ile birleşen dosya davacı şirketin tek ortağının ... olduğunu, Yılpar ile davalı şirketin █████/2016 tarihinde imzalanan sözleşme ile davalı tarafça üretilen suların pet şişie etiketi imalatını üstlendiğini, müvekkilin sözleşmede taraf olmasa da imalatların bir kısmını yaptığını ve davalı yanca itirazsız ürünler teslim alındığını, müvekkilin ... A.Ş'de söz konusu sözleşme gereği üretim yaparak ürünleri davalı yana teslim ettiğini, 2016/ ve 2017 yılı içinde yapılan üretim bedellerinin davalı yanca ödendiğini, █████/2017 tarihi itibariyle 37.747,21-TL alacağın ödenmediğini, imalatın üzerinden yaklaşık 2 sene geçtikten sonra davalının eksik ve gizli ayıplı iddiası ödemeleri ile çeliştiğini, ayıp ihbarında bulunulmadığından ayıp ihbarının hukuken geçerli olmadığını, ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığını, davalı yanın kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, davalı yanın hukuka aykırı itirazın iptaline, alacağın █████/2019 tarihinden itibaren işlemiş ticari faizi ile birlikte tahsiline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin tasfiye halinde olduğunu, müvekkil ile ... arasında sözleşme akdedilmiş olsa da, davacı tarafça da beyan edildiği üzere sözleşmeye konu ürünler hem davacı hem de .... tarafından imal edilmiş ve faturalama işlemi de her iki şirket tarafından yerine getirilmiş olduğunu, ayıplı ve eksik ifa sebebiyle davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılamada
:Asıl dosyada; davalı tarafta kayıtlı olan ve davacı tarafta kayıtlı olmayan 6 adet toplam 40.634,61 TL bedelli faturaların klişe bedellerine ilişkin olduğu, davacı tarafta kayıtlı olan ve davalı tarafta kayıtlı olmayan 3 adet toplam 19.981,70 TL bedelli faturaların ayıplı ürün bedellerine ilişkin olduğu,Birleşen dosyada; asıl ve birleşen dosya davacıları arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu, birleşen davacı ... ile davalı arasında akdedilen bir sözleşme bulunmadığı, ancak birleşen davacı ... tarafından üretilen ürünlerin davalı tarafça kullanılması, her iki firmanın da aynı ürünleri üretmesi ve her iki davacının da aynı sözleşme kapsamında üretim yapması ve ürünlerin davalı tarafça kabul edilmesi nedeniyle her iki davacı yönünden de dosyadaki sözleşmenin cari olduğu, davalı tarafta kayıtlı olan ve davacı tarafta kayıtlı olmayan 2 adet toplam 37.747,21 TL bedelli faturaların klişe bedellerine ilişkin olduğu, Taraflar arasındaki sözleşmeye göre klişe bedellerine ilişkin maliyetin sözleşmede belirtilen miktarlara ulaşılması halinde davacı tarafça üstlenileceği, sözleşmede taahhüt edilen asgari alım miktarlarına uyulmaması halinde klişe bedelleri maliyeti davacı tarafça üstlenilmeyeceği, buna göre taraflar arasındaki alım miktarının sözleşmede belirtilen ve taahhüt edilen miktarlara ulaşıp ulaşmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiği, █████/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere davalı tarafça yapılan alımlar toplamının sözleşmede belirtilen ve taahhüt edilen asgari alım miktarına ulaşmadığı, bu durumda davacı tarafça klişe bedellerinin cari hesaba işlenmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı tarafça klişe bedellerine dair davacılara tanzim edilen klişe bedellerine ilişkin faturalar bu yönüyle haksız olduğu,Her iki bilirkişi raporunda da ayıbın gizli ayıp olduğu, davalı tarafça 19.981,70 TL bedelli ürünlerin bu nedenle iade edildiği, davalı tarafın iade edilen ürünler yönünden haklı olduğu sabit görülerek,Asıl davanın kısmen kabulü ile; davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 52.486,69 TL asıl alacak ve 2.663,86 TL faiz yönünden iptaline, takibin toplam 55.150,55 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalının itirazında kısmen haksız ve kabul edilen alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen bedelin üzerinden takdiren %20 üzerinden hesaplanan 11.030,11 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Birleşen davanın kabulü ile; davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... Es sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalının itirazında haksız ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen bedelin üzerinden takdiren %20 üzerinden hesaplanan 7.896,30 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... A.Ş. vekilinin,
A)Asıl dava yönününden istinafında özetle;
1-Sözleşme ile taahhüt edilen etiket alım miktarlarına ulaşılmasına rağmen, davacı tarafça sözleşme ile taahhüt edilen yükümlülükler yerine getirilmediği; silindir bedelinin müvekkiline bedelsiz ürün olarak iade edilmediği, bu nedenle de davacı tarafça müvekkiline bedelsiz ürün teslim edilmemesi sebebiyle, müvekkili şirket tarafından klişe bedelleri faturaları hakkında iade faturası düzenlendiği, açıklanan ticari ilişkinin bu şekilde gerçekleşip gerçekleşmediği ise yargılama sırasında değerlendirilmediği, eksik incelemeye dayalı ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporları dayanak yapılarak hüküm tesis edildiği,
2-Davacı tarafça sözleşme konusu üretimi yapılıp müvekkili şirket yetkililerine teslim edilen etiket rulolarının, müvekkili şirket tarafından yeniden tartılması sonucunda ruloların kg olarak eksik olduğu görülüp, eksik kg' a denk gelen yaklaşık etiket adeti belirlenerek, eksik olan etiket adeti kadar tutarda (yani 11.852,14-TL) iade faturası düzenlendiği, müvekkil tarafından teslim alınmayan ürünlerin davacıya iade edilmesi beklenemeyeceğinden, bilirkişi raporlarında ürünlerin davacıya iade edilmemesi sebebiyle davacının uyuşmazlık konusu faturayı kayıtlarına almamasının yasal olduğu yönündeki tespitin hatalı olduğu,
3-Alacak likit olmadığı gibi, hükmedilen icra inkar tazminatının hukuka aykırı olduğu,
B)Birleşen dava yönününden istinafında özetle;
1-Davacı şirketin tasfiye halinde olması sebebiyle, dava ehliyeti bulunup bulunmadığının araştırılmadığı,
2-Taraflar arasında imzalanmış sözleşme bulunmadığından, davacı tarafça düzenlenen klişe bedeli faturaları herhangi bir sözlü yahut yazılı anlaşmaya dayanmadığından, klişe kullanımının davacı tarafça verilen hizmetin zorunlu bir unsuru olmadığı da göz önüne alınarak, bu faturalar iade edilerek kayıtlara alınmadığı, müvekkilinin klişe bedellerinden sorumlu tutulmasına dayanak olabilecek hiçbir hukuki ve ticari temel bulunmadığı,
Gerekçeleriyle, asıl ve birleşen davaların kaldırılmasını talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl ve birleşen dosya davacıları yüklenici, davalı iş sahibidir.Asıl ve birleşen dosya davacıları davalı iş sahibi için üretip teslim edilen etiket işi kapsamında bakiye cari hesap alacaklarının işlemiş faizleri ile birlikte tahsili için ayrı ayrı yapılan takiplere vaki itirazın iptalini talep etmişler, davalı iş sahibi ise ayıplı ve eksik ifa nedeniyle davaların reddini savunmuş, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, her iki dosya da davalı tarafça istinaf edilmiştir.Asıl dosya davacısı olan yüklenici ile asıl ve birleşen dosya davalısı iş sahibi arasında nitelik, sayı ve fiyatı belirli şekilde pet şişede kullanılmak üzere etiket üretilmesi konusunda 28.06.2016 tarihli sözleşmenin akdedildiği, sözleşmede yüklenicinin baskıda kullanılacak renk adedi başına 200 Euro+KDV silindir işleme bedelini alıcıya fatura edeceği, sipariş miktarının sözleşmede belirlenen miktarlara ulaşması halinde bir sonraki siparişte silindir bedeli kadar bedelsiz ürün verileceği kararlaştırılmıştır.Her ne kadar birleşen dosya davacısı olan yüklenici ile davalı iş sahibi arasında yazılı bir sözleşme yapılmamış ise de, davacı yüklenici şirket yetkilisinin aynı kişi olduğu, içeriği açıklanan sözleşme konusu işin (pet şişede kullanılmak üzere etiket üretilmesi işinin) birleşen dosya davacısı tarafından da ifa edildiği, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmaksızın ticari ilişkinin sürdürüldüğü anlaşılmış ve inkar edilmemiştir.Taraf defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen iki farklı heyetin birbiriyle çelişmeyen kök ve ek raporlarında sonuç olarak, asıl dava davacısının bakiye alacağının 52.486,69 TL, birleşen dosya davacısının bakiye alacağının 37.747,21 TL olduğu görüşü bildirilmiş, mahkemece de tespit edilen bu bedellere itibar edilerek asıl davanın kısmen, birleşen davanın tam kabulüne karar verilmiştir.Bilirkişi kök ve ek raporlarında davalı tarafça satın alınan mal miktarının bedelsiz ürün için belirlenen miktara ulaşmadığı tespit edilmiş olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek kullanan kimse, bu faturanın ticari defterlerine kaydı gereken bir belge olduğunu, mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Davalı iş sahibinin eksik iş kapsamında istinaf konusu ettiği 11.852,14 TL'lik bedel kendi defterinde kayıtlı olup, tacir olan davalı iş sahibinin bu bedel yönünden istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Faturaya dayalı alacak miktarı likit olduğundan mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması doğru olduğundan, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi de yerinde görülmemiştir.Birleşen dosya davacısı olan yüklenici şirketin sicilden terkin edildiği iddia ve ispat edilmemiş olmakla, tasfiye halinin tüzel kişiliği sonlandırmayacağından, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddi gerekmiştir.Birleşen dosya kapsamında taraf defterlerinde kayıtlı olup da, sonradan davalı iş sahibince iade fatura şeklinde borç bakiyesinden çıkarıldığı bilirkişi raporunda tespit edilen 37.747,21 TL alacağa ilişkin istinaf talebi de yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ..../███████ tarih ve 2019/.. Esas, 2021/.0 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Asıl dava yönünden; Alınması gereken 3.767,33 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.686,63-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Birleşen dava yönünden; Alınması gereken 2.578,51 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.505,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.072,75 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!