Anahtar kelimeler: Bam Hasren Hasarlı Açan Çarpması Kazanın Kazasından Plakalı Edenin Anadolu

T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2026NUMARASI
: ████████ Esas - 2026/5 KararDAVANIN KONUSU
: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat - İtirazın İptaliİSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;K A R A RDavacı vekili dava açan dilekçesinde; 29.11.2022 tarihinde davalı ...'ün sevk ve idaresindeki... plakalı aracın, müvekkiline ait ... plakalı araç ile çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde... plakalı araç sürücüsü ...'ün %100 kusurlu olduğunu, hasar bedeli için sigorta şirketi tarafından bir miktar ödeme yapıldığını, karşılanmayan hasar bedelinin tahsili hususunda icra takibine geçildiğini, takibin itiraz üzerine durdurulduğunu belirterek, İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası kapsamındaki itirazın iptaline, % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf avukatları, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davaya bakma hususunda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, görev yönünden davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından; davaya bakma hususunda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, aksi yöndeki ilk derece mahkemesinin kararında isabet bulunmadığı belirtilerek, istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminatın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinin 1.fıkrası gereğince malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yine 2.maddenin 2.fıkrası uyarınca HMK’da ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. Göreve ilişkin bu genel düzenlemeler yanında bazı kanunlarda belirli kişiler arasında çıkan uyuşmazlıklara veya belli bir çeşit uyuşmazlıklara bakmak üzere kurulmuş özel olarak görevli mahkemeler de belirlenmiştir. Bu anlamda uyuşmazlıkla ilgili olması bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin Ticaret Mahkemesinin görev alanına girdiği düzenlenmiştir.Ticari davalar TTK’nın 4/1.maddesinde tanımlanmıştır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Yani bir özel mahkemede bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her dava genel mahkemelerde görülür. Özel mahkemeler istisnai niteliktedir.Somut olayda, davacı şirket ile davalı şirketin işleteni olduğu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası nedeniyle araç sürücüsü ile davalı şirkete karşı tazminat talebinde bulunmuş olup, uyuşmazlık tacirler arası haksız fiilden kaynaklandığından uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.Her ne kadar ilk derece mahkemesince Dairemizin kararı emsal alınarak uyuşmazlık sonuçlandırılmış ise de, emsal alınan kararın dayanağı olay ve söz konusu davaya özgü koşullar görülmekte olan davadan farklı olduğundan, söz konusu kararın iş bu davadaki uyuşmazlık yönünden emsal olmayacağı anlaşılmış olup, istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a/3.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına, karar verilmesi gerekmiştir.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1/Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih, ████████ Esas, 2026/5 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/3. madde hükmü uyarınca kaldırılmasına,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,3/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde yatırana iadesine,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafların istinaf aşamasında yapmış olduğu diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026