Anahtar kelimeler: Kyb Askeri Siirt Adalet Evrakı Görüşü Tecavüzü Başvuran İstemi Yoksunluklarına
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık
İNCELEME KONUSU
KARAR
: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Siirt 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.10.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62/1 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına ilişkin verilen hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 15.12.2025 tarihli ve 94660652-105-56-8550-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB - ███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB - ███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanığın olay tarihinde Siirt 3. Komando Tugay Komutanlığı emrinde sözleşmeli er olarak görev yaptığı, birliğinden 29.04.2022 tarihinde kanuni izne ayrıldığı, 14.05.2022 tarihinde birliğine katılması gerekirken katılış yapmadığı, sanık hakkında Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2023 tarihli ve █████████ esas sayılı iddianamesi ile 1632 sayılı Kanun'un 66/1-b, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddelerinin uygulanması talebiyle kamu davası açıldığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda Siirt 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2023 tarihli kararı ile sanığın neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sırf askeri suç olması sebebiyle sanık hakkında hükmolunan 10 ay hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine, ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de,
Sanığa isnat olunan yargılama konusu eylemin mütemadi suç niteliğinde olduğu, olayda temadinin yakalanmakla sona ermediği, idare tarafından sözleşmenin feshedilmiş olması nedeniyle sanığın askerlik sıfatının sona ermesi nedeniyle tamamlandığı ve bu tarih itibariyle sanığın askerliğe elverişsiz hale geldiği, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun █████/2024 tarihli ve 2022/7-304 esas, ████████ karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, askerliğe elverişsiz hâle geldiği tarihten sonra sanıktan birliğine katılmasının beklenemeyecek olması sebebiyle, bu yöndeki iradesinin ve gerçekleşen durumun hukuki olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığından, sanık lehine değerlendirmek suretiyle sanık hakkında 1632 sayılı Kanun'un 73. maddesinin uygulanma koşullarının bulunduğu kabul edilerek cezada indirim yapılması gerektiğinin ve söz konusu indirimin uygulanması halinde ise engel sabıkası bulunmayan sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun “Kaçak, kaçtığından altı hafta, seferberlikte bir hafta içinde kendiliğinden geri gelirse yukarıki maddelere göre verilecek cezalar yarısına kadar indirilir….” şeklindeki düzenlenmiş olan 73. maddesi firar ve izin tecavüzü filleri bakımından ortak bir etkin pişmanlık hükmü niteliğindedir. Bu maddeden faydalanabilmek için failin 6 hafta içinde kendi serbest iradesiyle durumuna son vermesi, kendiliğinden kıtasına dönmesi veya bir resmi kuruluşa başvurması gerekmektedir.
Somut olayda 29.04.2022 tarihinde 15 günlük kanuni izne ayrılan sanığın, süresinde Birliğine katılmadığı, uzunca bir süreden sonra hakkındaki soruşturma kapsamında 18.05.2023 tarihinde ifadesi alınarak temadinin sona erdiği, bu suretle 15.05.2022-18.05.2023 tarihleri arasında temadi eden izin tecavüzü suçunu işlediği anlaşılmakla; sanığın Kanun'un aradığı 6 haftalık süreyi geçirdikten sonra ifadesinin tespit edilmesi suretiyle temadinin kesildiği, dosya içerisinde yer alan personel tanıtma kartına göre suç tarihinde muvazzaf astsubay olarak görev yaptığı ve Türk Silahlı Kuvvetlerine bir sözleşme ilişkisi ile bağlı olmadığı göz önüne alındığında; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!