Anahtar kelimeler: Kaliteli Test Yazılım Tasarlayıp Batı Bati Ulaşım Esaskarar Fiilden Yana

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AYargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye YetkiliT.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLLERİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026G.K. YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kurulduğu 1992 yılından bu yana elektrik, ulaşım, yazılım teknolojileri vb. alanlarda faaliyet gösterdiğini ve ilk günden beri müşterilerine kaliteli, yüksek teknolojili ürünler tasarlayıp sunduğunu, Davalı ....'in, müvekkili şirket bünyesinde 04.05.2015-24.01.2023 tarihleri arasında Ürün Geliştirme ve Test Mühendisi pozisyonunda çalıştığını ve iş sözleşmesinin davalı tarafından sona erdirildiğini, Davalının işten ayrılmasının akabinde Ankara'da kurulu bulunan ve müvekkili şirketle aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir şirkette çalışmaya başladığını, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 10/c maddesi gereğince rekabet yasağı sözleşmesi imzalandığını ve davalının iş sözleşmesi sonra erdikten sonra çalışması durumunda ihlal kapsamında değerlendirilecek olan şirketlerin gösterildiğini, Davalının çalışmaya başladığı "TAI-TUSAŞ Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi," nin de bu şirketler arasında yer aldığını, bu durumun Rekabet Yasağı'nın açıkça ihlali niteliğinde olduğunu, davalının müvekkili şirket nezdindeki iş sözleşmesinin sona erdiği tarihi takip eden 2 yıllık süre dolmadan Ankara ilinde ve müvekkili şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren ve yasak kapsamında sayılan bir şirkette çalışmaya başlaması nedeniyle cezai şart ödeme koşulunun gerçekleştiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL cezai şart bedelinin temerrüd tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurda ki davanın işçi ve işveren arasında akdedilmiş olan iş sözleşmesinden kaynaklı rekabet yasağına bağlanan ceza-i şarta ilişkin olduğunu, Yargıtayın emsal kararları ve TTK'nun 5. Maddesinde yapılan değişiklik ile eklenen "aksine hüküm bulunmadıkça" ibaresi göz önünde bulundurulduğunda, işçi işveren arasındaki haksız rekabet uyuşmazlıklarının İş Mahkemesinde görülmesi gerektiğini beyan ederek davanın öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin █████████ E, █████████ K sayılı ilamında mahkememiz işbu davada yargı yeri olarak belirlenmiştir.Dava, rekabet yasağı sözleşmesine dayalı cezai şart istemine ilişkindir.Rekabet yasağına ilişkin olarak somut olaya uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi, "Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” hükmünü içermektedir. Görüldüğü üzere, Türk Borçlar Kanunu'nun 444/2. maddesi uyarınca rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olacaktır.Taraflar arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesindeki rekabet yasağının ihlali için öngörülen ceza koşulu ise, borçulun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi üstlendiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan geciktirici koşul niteliğinde bir edimdir (Eren, F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2023, s.1335) TBK'nın 182. maddesinde, tarafların cezanın miktarını serbestçe belirleyebileceği düzenlenmiştir.Görevsiz Mahkemece yapılan usuli işlemlerin tekrarını gerektirir bir durum olmadığı anlaşılmakla, mahkememizce dosya Rekabet Uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek rapor tanzimi istenmiştir. Alınan bilirkişi raporunda özetle; "İlgili kanun maddesine göre rekabet yasağının uygulanması için genel ve özel şartların mevcut olduğu görülmektedir. Maddenin ikinci fıkrası özel şartları ihtiva etmektedir. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle davacı ile davalının yeni işvereninin aynı pazarda yer alıp almadıkları, rakip olup olmadıklarının değerlendirilmesi gerekmektedir. 12.03.2014 tarihli ve .... sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’ne göre, Davacı şirketin faaliyetkonuları arasında “robot teknolojileri, avionik, gemi, uzay, savunma sanayi, otomotiv ve diğerkara taşıtları ile ilgili alet, ekipman ve malzemelerin projelendirilmesini, imalatını, ithalatını,ihracatını, yurt içi ve yurt dışında pazarlamasını, dahili alımını, toptan ve perakende satımınıyapmak” sayılmıştır. Bu şekilde 7 ana başlık altında çok sayıda faaliyet alanına yer verilmiştir.24.06.2013 tarihli .... sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’ne göre dava dışı TUSAŞ’ın faaliyetalanları arasında “savunma, havacılık ve uzay sanayi konularında araştırma, geliştirme, destekhizmeti sağlama, kalibrasyon işi görme, eğitim verme, danışmanlık yapma, modifikasyon,modernizasyon, sistem entegrasyon, bakım, tamir, revizyon, tasarım, mühendislik, yazılım,montaj, test, laboratuvar dahil ve fakat bununla sınırlı olmaksızın tesis tasarımı, inşaatı,işletmesi, yönetimi, kalifikasyonu ve üretimi” yer almaktadır.Dosyada Davacının faaliyet alanları belirtilmemiş olmakla birlikte Ticaret Sicili Gazetesi’ndeyayımlanan faaliyet alanlarına yer verilmiştir. Ancak burada önemli bir hususa değinmekgerekir. Bir şirketin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanan faaliyet konularınıntamamını fiilen yapması gerekmez. Bu gazetede yer alan faaliyetler, şirketin yapabileceği işlerigösterir; yani bir tür yetki ve kapsam çerçevesidir. Şirket kuruluşunda veya esas sözleşmedeğişikliklerinde faaliyet konusu genellikle geniş tutulur. Bunun birkaç nedeni vardır:Gelecekteki faaliyetlere kapı bırakmak
: Şirket ileride yeni bir iş alanına girmek isterseyeniden esas sözleşme değiştirmeye gerek kalmayabilir.Ticari esneklik sağlamak
: Aynı sektörde farklı iş modelleri denenebilir.Resmî işlemler ve ihaleler
: Bazı kamu ihaleleri veya sözleşmelerde, faaliyet konusununticaret sicilinde yer alması gerekebilir.Uygulamada şirket ticaret sicilinde 20–30 farklı faaliyet yazabilir. Ancak pratikte 1–3 anafaaliyet yürütür. Diğerleri sadece hukuki yetki olarak durur. Örnek vermek gerekirse, birteknoloji şirketinin faaliyetleri arasında; yazılım geliştirme, elektronik cihaz üretimi, ithalat–ihracat, danışmanlık ve inşaat işleri olmasına rağmen şirket gerçekte sadece yazılım geliştirmeve danışmanlık yapabilir.Esasen davacının faaliyet alanına/alanlarına ilişkin dosyada açıklayıcı ve net bir bilgibulunmamaktadır. Diğer taraftan dava dışı TUSAŞ Türkiye’de savunma sanayi politikalarıçerçevesinde TUSAŞ, ASELSAN, ROKETSAN ve HAVELSAN arasındaki görev paylaşımıkapsamında hava platformlarının (Uçak, Helikopter, İHA) ana yüklenicisidir. Diğer bir deyişlefaaliyet alanı açısından Davacı yanla rakip değillerdir. Nitekim Davacının alt yüklenici/taşeronolarak faaliyet gösterdiğine ilişkin Davacı ve Davalı tanıkları beyanda bulunmuşlardır. Buçerçevede Davacı şirketin dikey olarak alt pazarda yer aldığı anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıraDava dilekçesinde dava dışı TUSAŞ ve Davacı şirketin aynı sektörde yer aldıkları iddiaedilmekle birlikte, hangi alanda rakip oldukları belirtilmemiş ve/veya ispatlanmamıştır. Devamla, Davacının ve dava dışı TUSAŞ’ın Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanan faaliyetalanlarında “uzay ve savunma” sözcükleri geçmekle birlikte TUSAŞ’ın ana faaliyet alanı olan“havacılık”ın Davacı şirketin faaliyet konusu olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda Davacınınkesiştiğini iddia ettiği alan uzay olarak görünmekle birlikte, Davacının fiilen bu faaliyetiyürüttüğüne ilişkin somut bir tespit dosyada bulunmamaktadır. Kaldı ki Davacı faaliyetkonusunu “alet, ekipman ve malzemelerin projelendirilmesini, imalatını, ithalatını, ihracatını,yurt içi ve yurt dışında pazarlamasını, dahili alımını, toptan ve perakende satımını yapmak”olarak belirtirken, TUSAŞ “araştırma, geliştirme, destek hizmeti sağlama, kalibrasyon işigörme, eğitim verme, danışmanlık yapma, modifikasyon, modernizasyon, sistem entegrasyon,bakım, tamir, revizyon, tasarım, mühendislik, yazılım, montaj, test, laboratuvar dahil ve fakatbununla sınırlı olmaksızın tesis tasarımı, inşaatı, işletmesi, yönetimi, kalifikasyonu ve üretimi”şeklinde saymıştır. Bu ifadeler doğrultusunda, tarafların aynı yatay pazarda olması, dolayısıyla TBK m. 444/Imaddesi kapsamında rakip işletme olması mümkün gözükmemektedir. Yapılan işlerin farklı olduğu göz önünde bulundurulduğunda , işten elde edilebilecekbilgilerin kullanılmasının yeni girilen işte kullanılamayacağı aşikardır. Bu doğrultuda taraflararasındaki Sözleşme’nin rekabet yasağına ilişkin maddesinin ihlalinin söz konusu olmadığı" değerlendirilmiştir.Dosyaya kazandırılan davalıya ait hizmet döküm kayıtlarının incelenmesinde; davalının davacı şirket bünyesindeki çalışmasının █████/2019 -█████/2019 tarihleri arasında olduğu, bu firmadan ayrıldıktan sonra █████/2019 - █████/2023 tarihleri arasında Sette ... A.Ş bünyesinde çalıştığı, davacı tarafından rekabet yasağı ihlal edilen çalışmasının ise █████/2023 tarihinde TUSAŞ' ta başladığı anlaşılmaktadır. Davacı ve davalı tanıkları davacı şirketin TUSAŞ' ın taşeronu olduğunu beyan etmişlerdir. Yukarıda bilirkişi tarafından yapılan davacı ve dava dışı TUSAŞ' ın yatay pazarda rakip olmadıkları yönündeki tespitlerin yanı sıra; davalının hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde de davalının davacı bünyesinden ayrıldıktan sonra TUSAŞ' ta değil Sette şirketinde işe başladığı, bu şirketin rekabet yasağı kapsamında sayılan firmalardan olmadığı, yine bu firmanın davacı ile herhangi bir hukuki ve fiili irtibatının olmadığı mahkememizce dosya arasına aldırılan ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmıştır.Davalının, özellikle davacı nezdinde çalıştığı süre ve yaptığı görev gözetildiğinde, davacı şirkete ait sır niteliğinde sayılabilecek bilgilere ulaşabilecek konumda olmadığı, davacının müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanına sahip olduğunun ispat edilemediği anlaşılmış olup, davalının sır saklama yükümlülüğünü de ihlal ettiği iddiasının ispatına yönelik delil sunulmadığından, diğer bir deyişle davalının, davacının iş sırlarını kullandığı ya da başka kişilere kullandırttığı somut olarak ispat edilemediğinden, söz konusu iddia bakımından davanın ispat edilemediği, davacı bünyesindeki işinden ayrıldıktan sonra rekabet yasağına ilişkin süre içerisinde TUSAŞ' ta değil dava dışı Sette... A.Ş firmasında çalıştığının tespiti ile davacının iddialarını ispatlayamadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık AÜT gereğince reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 1.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, dava konusu miktar itibariyle kesin olarak karar verildi.█████/2026Katip .... Hakim .....E-imzalıdır E-imzalıdır