Anahtar kelimeler: Kiriş Kuyu Duvarlar İmalatı Ederken Yapım Projesi Bina İfa Uzun

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ53.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 24.11.2016 tarihli... projesi tarihi uzun bina kuyu temel ve uzun duvarlar altına yapılacak kiriş imalatı yapım sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmeye istinaden davacı şirketin süresi içerisinde tüm yükümlülükleri ifa ederken, sözleşmede belirtilen işin hacminin ciddi oranda artması üzerine, davalı tarafa işin süresinin uzatılması talebinde bulunulduğunu, bu talebin de uygun görülmesi üzerine de sözleşmenin süresinin 24.04.2017 tarihli belge ile 30.10.2017 tarihine kadar uzatıldığını, davalı tarafın merkez yönetimi ile şantiye yetkilileri arasındaki iletişim sıkıntısından kaynaklı olarak, proje yönetimi 11.08.2017 tarihinde davacı şirketin şantiye sorumluları ile toplantı yaparak, işin süresinde bitirilemediğini ve personel azlığından dolayı da işin sözleşmeye uygun ifa edilmediğinden bahsederek, sözleşmenin fesh edildiğini şantiyenin derhal boşaltılmasını ifade etmeleri üzerine söz konusu toplantıda sözleşmede belirtilen sürenin uzatıldığı ifade edilmiş ise de davalı yönetimin davacıyı dinlemediğini, bunun üzerine de toplantıdan hemen sonra davacıya “fesih ve ibra protokolü” başlıklı protokol atarak 19.08.2017 tarihi itibariyle sözleşmenin karşılıklı fesh edileceğini ve buna ilişkin protokolün imzalanmasını istediğini, fakat davacı tarafça sözleşmede kendilerine yüklenecek bir kusurun olmadığını ve taraflarınca da sözleşmenin karşılıklı fesh edilmek istenmediği belirtilerek söz konusu protokolün davacı tarafça imzalanmadığı , davacı tarafın ayrıca kendilerinin yokluğunda 16.08.2016 tarihinde apar topar bir şekilde Geçici Kabul tutanağı tanzim edildiğini, söz konusu tutanaktan hemen sonra 21.08.2017 tarihinde de müvekkili şirketin tüm personelinin şantiyeden çıkartıldığını, ......... Noterliğinin ... yevmiye nolu ve 26.09.2017 tarihli ihtarname çekildiğini, davalı tarafça, davacıya gönderilen ihtarname ekindeki faturaların da, davalı tarafça keşide edilen ....... Noterliğinin 13.10.2017 tarih ve... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı tarafa iade edildiğini, söz konusu faturaların müvekkilince keşide edilen 26.09.2017 tarihli ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihi olan 28.09.2017 tarihinden bir gün sonrası olduğunu, bu hususun dahi davalının açıkça kötü niyetini ortaya koyduğunu, faturaların Özel idari şartnamesine aykırı düzenlendiği ni, davacı şirketin dava konusu işte birim fiyatları üzerinden 415 kar oranı ile çalışmakta olduğundan Müvekkilinin zararı da hesaplanırken, yapılacak işin birim fiyatı üzerinden toplam rakamı hesaplanıp, bu rakamın 15'i de müvekkilin karı olduğundan, söz konusu kâr mahrumiyetinin müvekkili lehine tazminat olarak hükmedilmesi gerektiğini ifade ettiğini, devamla da sözleşmeye istinaden kesin teminat kesintileri ile nakit teminat kesintileri ve hakediş faturalarından kaynaklı alacaklarının olduğunu dolayısıyla müvekkilinin uğradığı kâr mahrumiyetinin hesaplanması ile tazminat olarak lehine hükmedilmesini, ayrıca kesin ve nakit teminatlar ile hakedişlerden bakiye kalan meblağın alacak olarak hükmedilmesi talebinde bulunarak fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL tazminat ve alacağa karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 24.11.2016 tarihli ... imalatı yapım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme süresinin 4 ay olarak belirlendiğini, 27 Kasımda imalat alanının tutanak ile davacı tarafa teslim edildiğini, 2017 yılı Nisan ayında işte gecikmeler meydana gelince şantiye uyarı yazıları gönderildiğini, davacı tarafı defalarca gecikmeden dolayı uyarıldığı, işte meydana gelen gecikmenin genel olarak işin yürütülmesini aksatacağı hususlarında uyarıldığını, uyarı yazıları ve yazılar uyarınca verilen süreler ve revize iş programları çerçevesinde gecikmelerin genel iş programı ve imalat kalemleri bazında giderilememesi nedeni ile sözleşmesel ve yasal haklarının bildirilmesi adına davacıya ...... Noterliğinin 26.07.2017 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, 31.07.2017 tarihi itibariyle davacının iş programı ve imalat aşaması bakımından Tüm kuyu temel imalatları %100 olması gerekirken %65 seviyesinde olduğu, 3. Ano Kiriş İmalatlarının %73 olması gerekirken %21 olduğu, 4. Ano Kiriş İmalatlarının %48 olması gerekirken %11 olduğu, 5. Ano Kiriş İmalatlarının %29 olması gerekirken % 0 olduğunu, Gecikmeye konu işler bakımından temerrüde düşürüldüğünü, işin selameti ve zararlarının katlanmasının engellenmesi adına her türlü hakları saklı kalmak üzere Sözleşme konusu imalatların taşeron davacı namına ve hesabına 3. kişilere verilmek zorunda kalındığını, Bu gelişmeyi takiben de, daha evvel defalarca yazılı şekilde ihtar ettikleri haklarını kullanacağından hareketle kaygıya kapılan Davacı tarafından ..... Noterliği kanalı ile █████/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, davacı tarafından taşeron sözleşmesinin taraflarından fesih edildiğini, davacı tarafından yapılmamış, eksik veya ayıplı yapılan imalatın, %20 fazlası ile yansıtılmak üzere taşeron namı hesabına 3. kişilere yaptırılmakta olduğunu, bu kapsamda ihtarnamenin keşide edildiği tarihe kadar 3. kişilere yaptırılmış/yapılacak işlerin bedelini %20 fazlası ile taraflarına ödenmesi gerektiği, davacı taşeronun herhangi bir bakiyesi kalmadığı gibi giderek artan ayıplı/eksik imalat oranı sebebi ile ciddi zararlarının bulunduğunu, davanın reddi gerektiğini, Karşı dava bakımından; davacı şirkete yapmış oldukları gecikme bildirimleri uyarınca saklı tuttukları gecikmeden kaynaklı cezai şart tahakkuk ettirme hakları çerçevesinde Sözleşmenin 22. Maddesi uyarınca ihtarnamenin keşide edildiği tarihe kadar tahakkuk etmiş olan 426.300,00 TL'nin ödenmesini, daha evvelde yazılı ihtarnamede bulunulduğu üzere davacı tarafından yapılmayan/eksik veya ayıplı yapılan imalatların 20 fazlası ile yansıtılmak üzere taşeron namına 3. Kişilere yaptırılmakta olduğunu, bu kapsamda yaptırılan imalatın %20 fazlası ile kendilerine ödenmesi gerektiğini, Taşeron Sözleşmesi 22, ve 13. Maddesi uyarınca taşeron namına hesabına ......'e, .......,'ye ve .......'a yaptırılan işlerin maliyeti 116.742,00 TL olup bu bedelin 420 fazlası ile kendilerine ödenmesi gerektiğini, Taşeron Sözleşmesi 22, ve 13. Maddesi uyarınca taşerona namına yapılan işlerin toplam maliyeti (mavi yaka / makine) şimdilik 65.760,06 TL olup; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere bu bedel yine Sözleşme uyarınca 020 fazlası ile hesap edilmelisini, Taşeron Sözleşmesi 22, ve 13. Maddesi uyarınca tâşeron namına hesabına Bayramoğlu'na yaptırılan işlerin toplam maliyeti şimdilik 764.894 TL olup fazlaya İlişkin hakları saklı kalmak üzere bu bedel yine Sözleşme uyarınca 20 fazlası ile hesap edilmesini, dolayısıyla 1.128,455 TL Haklarının olduğunu fakat şimdilik 50.000,00 TL Maddi tazminat talep ettiklerini belirterek karşı davanın kabulünü, asıl davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; taraflar arasında tanzim edilen █████/2016 tarihli .......imalatı yapım sözleşmesine göre işin süresinin yer teslimi (█████/2016) tarihinden itibaren 4 ay olarak belirlenmekle işin sözleşmeye göre bitim tarihinin █████/2017 olduğu, █████/2017 tarihli belge ile işin teslim süresinin taraflarca █████/2017 tarihine kadar uzatıldığı, gecikme ile ilgili ilk uyarının █████/2017 tarihinde yapıldığı, devamında 2. revize iş programının █████/2017 tarihinde yapıldığı, işin bitim tarihinin █████/2017 olarak kararlaştırıldığı, anılı tarihe kadar gecikme ile ilgili 1 uyarının gönderildiği, bu uyarıdan 3 gün sonra, 17 gün sonra, 23 gün sonra ve devam eden günlerde noter kanalı ile uyarıların gönderildiği ancak uyarıların yapıldığı tarihlerde bilirkişilerce tespit edilen herhangi bir gecikmenin bulunmadığı, █████/2017 tarihli 7 nolu (kesin hak edişten bir önceki) hak edişe göre dahi yapılan imalatların yürürlükte olan iş programının % 0,14 ilerisinde olduğu, bu hali ile █████/2017 tarihine kadar yapılan işlerde iş programına göre gecikme olmadığı, kök ve ek rapor tespitlerinin bu yönde birbiri ile örtüştüğü, Ancak geçici kabul tutanağının ortaklaşa fesih iradesi taşıyıp taşımadığı noktasında farklı yönde görüşlerin olduğu, işin teslim süresi █████/2017 olmasına karşın Ağustos ayı itibari ile işin teslim edilmesinin imkansız olacağı savunması ile sözleşme ilişkisinin feshedilme iradesinin davalı tarafça tek taraflı alındığı, fesih kararının karşılıklı alındığını gösterir yazılı belgelerin olmadığı, geçici kabul tutanağının tek taraflı düzenlendiği ve işin 3. bir firmaya verildiği, geçici kabul tutanağında da karşılıklı fesih yapıldığından bahisle geçici kabul tutanağında belirtilmediğinden, geçici kabul tutanağına karşılıklı fesih iradesi sonucunun bağlanamayacağı, █████/2017 tarihli geçici kabulü yapılan imalatlar hak edişe (Kesin hak ediş) bağlandığında işin yürürlükteki iş programının % 6,75 gerisinde olduğu tespit edilmiş ise de işin teslim süresinin █████/2017 olup teslimin fesih iradesinin gösterildiği tarihte henüz imkansız hale geldiğini kabul etmeye yeterli delilin mevcut olmadığı, bu nedenle teslim süresi beklenmeden sözleşmenin fiilen davalı tarafça feshedilmesi nedeni ile davacı yanın kâr mahrumiyeti talebine cevaz verilmesi gerektiği,Bu kapsamda son hak ediş olan 8. ve 9. nolu kesin hak ediş raporuna göre işin yapılan toplam maliyet bedelinin 1.472.681,33 TL + KDV olup ilave işlerin çıkmasından dolayı uzatılan işe devam edilmesi halinde onaylı kesin hakedişte 2.156.244,08 TL + KDV işin yapılacağı, bu durumda, yapılamayan işlerin bedeli 2.156.244,08 TL - 1.472.681,33 TL = 683.562.75 TL+ KDV ve % 15'i üzerinden yapılacak kâr hesaplaması üzerinden 683.562,75 TL X 0.15 = 102.534,41-TL kâr mahrumiyeti yönünden asıl dosya davacısı yüklenicinin talebine cevaz verilmesi gerektiği,Hak ediş, eksik-ayıplı imalat/ cezai şart istemlerinin mahsuplaşma yolu ile karşı davaya konu edildiği ve davacının asıl dava kapsamında hak edişten kaynaklı alacağını da konu ettiği, kök ve ek rapor tespitleri ışığında davacının yaptığı imalatlara karşılık hak edişe bağlanan 8/9 nolu alacağının; 1.472.683,11 TL+ KDV olduğu, hak ediş kesintileri toplamının 144.488,41 TL (KDV Dahil) olduğu, geçici kabul eksikliklerinin bedelinin 72.000,-TL+ KDV olduğu, yüklenicinin hak edişlerine karşılık davalı-karşı davacı firma tarafından yapılan ödemelerin düşülmesi neticesinde davalı-karşı davacı iş sahiplerinin davacı-karşı davalı yükleniciden 17.300,85 TL alacaklı olduğu gerekçeleriyle,Asıl davanın kısmen kabulü ile 102.534,41-TL kâr mahrumiyeti alacağının 5.000,00-TL'sine dava tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren, bakiyesi olan 97.534,41-TL'sine ıslah tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı /karşı davacılardan tahsili ile davacı/ karşı davalıya ödenmesine, bakiye hak ediş alacak isteminin reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile, 17.300,85-TL'nin karşı dava tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davacı/ karşı davalıdan tahsili ile davalı /karşı davacılara ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF SEBEPLERİA)Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; talep edilen hak ediş alacağından, karşı davada talep edilen eksik iş bedelinin mahsup edilmesinin yanlış olduğu, bu talep yönünden de karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.B)Davalı-karşı davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;a-Asıl dava yönünden
:1)Sözleşmenin müvekkili tarafından feshedilmediğini, işin geçici kabul tutanağı ile sona erdirildiği, bu sebeple kar kaybı talep edilemeyeceği,2)Kar kaybının haksız fesihte talep edilebileceği, yüklenicinin işi geciktirmesi, ayıplı/eksik ifası sebebiyle sözleşmenin 22.6 maddesi uyarınca kalan imalatların başka firmaya tamamlattırıldığı,3)Sözleşmenin 6.1 maddesi uyarınca birim fiyata genel giderin dahil olduğu, bu sebeple kar kaybı hesabına dahil edilmemesi gerektiği ancak, mahkemece dahil edilerek hesaplama yapıldığı,4)Taraflar arasındaki Yapım İşleri Sözleşmesinin 22.6 maddesindeki "Gecikmenin 10 (on) günü aşması halinde veya Taşeronun hal ve gidişinden işi yetiştiremeyeceği kanaati hasıl olursa işin selameti için İşveren, İşlerin bazı bölümlerini Taşeron namı hesabına, 3'üncü bir tarafa yaptırabilir. Bu bölümler için başka Taşerona ödediği bedeli %20 (yüzdeyirmi) fazlası ile Taşeronun hakkedişinden kesecektir. İşverenin bu tasarrufu ile ilgili olarak Taşeron herhangi bir hak ve talep iddiasında bulunamaz." hükmü hiç dikkate alınmadan değerlendirme yapıldığı,b-Karşı dava yönünden
:1)Ayılı/eksik imalat bedelinin tespitinde delil tespit dosyasında 216.178,69 TL'lik belirlemenin dikkate alınmadığı,2)Ayrıca, sözleşmenin 22.6 maddesi uyarınca, 3.kişiye yaptırılan iş karşılığı bedelin %20 fazlasının hesaplanması gerektiği,3)Sözleşmenin 22.maddesi uyarınca gecikme cezası talep edilebileceği, geçici kabulde gecikmenin kabul edildiği, sözleşmeye dayalı gecikme cezasının kabulü gerektiği,Gerekçeleriyle, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı-karşı davalı yüklenici, davalı-karşı davacı ise iş sahibidir.Asıl davada yüklenici sözleşmenin iş sahibince haksız şekilde feshedildiği iddiasıyla, bakiye hak ediş alacağı ile yoksun kaldığı kar tazminatı tahsilini talep etmiş,Karşı davada iş sahibi sözleşmenin feshedilmediği savunmasıyla, ayıplı/eksik ifa kapsamında 3.kişilere yaptırılan iş karşılığı ödenen bedelin ceza şartı ile birlikte ve gecikme cezasının tahsilini talep etmiş,Mahkemece, asıl davada yoksun kalınan kar bedeli yönünden davanın kabulüne, ayıplı/eksik ifa bedelinin ve hak ediş kesintilerinin mahsubu ile hak ediş alacağının reddine, karşı davada mahsuplaşma neticesinde eksik iş bedeli yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında imzalanan 24.11.2016 tarihli kuyu temel ve yığma duvar altı kiriş imalatları konulu sözleşmenin 5.maddesinde sözleşmenin sabit birim fiyatlı olduğu ve fiyatlara KDV dahil olmadığı, 6.maddesinde birim fiyatlara tüm maliyetlerin, giderlerin ve yüklenici karının dahil olduğu, 7.maddesinde 3 gün içinde yer teslimi yapılarak işe başlanacağı, 4 ay içinde geçici kabule hazır hale getirileceği, ara terminlerin hak ediş tarihine göre belirlenip ilerleme yüzdesinin belirleneceği, gecikme halinde gecikme cezası kesileceği, 8.maddesinde süre uzatımı verilebileceği, 12.maddesinde iş sahibinin bazı işleri yaptırmama serbestisinin olduğu, 21.maddesinde işin geçici kabulünde kusur ve eksikliklerin yükleniciye liste halinde verileceği, iş sahibinin bu kusur ve eksikliklerin giderilmesi için dilerse yükleniciye süre vereceği, bulunan kusur ve eksikliklerin giderilemeyecek durumda olması ve kullanıma engel olmaması halinde kusurlar için nefaset kesintisi yapılacağı, kesin kabulün geçici kabulden 1 yıl sonra yapılacağı, geçici kabulden itibaren 2 yıl boyunca tüm ayıplardan ve eksikliklerden dolayı yüklenicinin garanti sorumluluğunun olduğu, 22.maddesinde süre uzatım halleri haricinde işin süresinde bitirilmemesi halinde yazılı ihtar üzerine gecikme cezası uygulanacağı, gecikmenin 10 günü aşması ve işin yetişmeyeceğinin kanaati durumunda işin 3.kişiye yaptırılabileceği, bunun için yapılan masrafın %20 fazlasının hak edişten kesileceği kararlaştırılmıştır. İşbu sözleşmenin eki mahiyetindeki birim fiyat tarifinde yüklenici karının %15 oranında olduğu belirtilmiştir.27.11.2016 tarihinde yer teslimi yapılmış olup, sözleşmeye göre işin 27.03.2017 tarihinde teslimi gerektiği ancak, iş programının revize edilmesi nedeniyle iş sahibinin 24.04.2017 tarihli onayına göre işin teslim süresinin 30.10.2017 tarihi olarak kabul edildiği görülmüştür.31.06.2017 tarihinde 7 numaralı hak ediş, 16.08.2017 tarihinde 8-9 numaralı birleşik kesin hak ediş taraflarca onaylanmıştır.16.08.2017 tarihli geçici kabul tutanağında, yükleniciye giderim süresi verilmeksizin 7 kalem kusur ve noksan işle birlikte işin geçici kabulünün yapıldığı belirtilmiştir. Davacı yüklenici ihtilafa konu iş teslim süresi 30.10.2017 tarihine kadar uzatılmış olmasına rağmen işin 16.08.2017 tarihli geçici kabulle birlikte iş sahibince feshedildiğini iddia etmiş olup, davalı iş sahibi ise, işin süresinde teslim edilemeyeceğinin anlaşılmasına göre tarafların mutabık kalarak işin geçici kabulle sonlandırıldığını savunmuştur.TBK'nın 473.maddesi "Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir." hükmünü içermektedir. Taraf beyanları, tanık anlatımları ve dosya kapsamına göre; sözleşmenin TBK 473.madde kapsamında sona erdirildiği sabit olmakla birlikte, her iki tarafın taleplerinin niteliği itibariyle de, sözleşmenin ileriye yönelik sona erdirildiği de sabittir.Asıl dava yönünden
:Yüklenicinin ileriye etkili sona eren sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle yaptığı iş miktarı kadar iş bedelini talep edebileceği, bunun da varsa sözleşme fiyatlarıyla belirlenmesi gerekmektedir.Genel kural bu olmakla birlikte somut olayda, asıl davada talep edilen bakiye hak ediş alacağının tacir olan tarafların defter kayıtları, ödeme belgeleri ve faturalar üzerinde yapılan inceleme, karşılaştırma ve değerlendirme neticesinde tespiti yoluna gidilmiş olması yanlış olmamıştır. Ancak, takas mahsup yoluyla sonuca gidilebilmesi için, takas mahsuba konu alacağın başka bir davada dava konusu yapılmamış olması gerekir (Y. 15. HD'nin █████████-████████ E-K sayılı ilamı). Takas mahsuba konu alacaklarla ilgili olarak iş sahibince karşı dava açıldığından bakiye iş bedeli asıl davada, uğranılan zararların ise iş sahibince açılan karşı davada değerlendirilmesi gerekirken, mahsuplaşma yoluyla sonuca gidilmesi yanlış olmuştur.Başka bir anlatımla; mahkemece, asıl davada yüklenicinin talep edebileceği tespit edilen bakiye iş bedelinden, karşı davada talep edilen alacakların mahsubu yapılmadan değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, mahsuplaşma yapmak suretiyle verilen karar yanlış olduğundan, davacı vekilinin bu kapsamdaki istinaf talebi yerinde görülmüştür.Taraflar arasındaki eser sözleşmesi TBK 473'e göre sona erdiğinden, taraf taleplerinin tasfiye kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.16.08.2017 tarihi itibariyle, sözleşme konusu kalan işin, teslim tarihi olan 30.10.2017 tarihine kadar tamamlanıp tamamlanmayacağının araştırılıp, teknik bilirkişi aracılığı ile de tespiti gerekir.Bakiye işin, kalan sürede tamamlanabileceğinin tespiti halinde sözleşmenin feshinde iş sahibinin haksız olduğu kabul edilerek yüklenicinin kar kaybı zararı talep edebileceği;Kalan sürede işin tamamlanamayacağının tespiti halinde ise, sözleşmenin feshinde iş sahibinin haklı olduğu kabul edilerek yüklenicinin kar kaybı zararı talep edemeyeceği gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, asıl davadaki bu talep kapsamında eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı mahkeme kararı hatalı olmuştur.Karşı dava yönünden
:Karşı davada iş sahibi ayıplı-eksik ifa kapsamında zararlar, cezai şart ve gecikme cezası olarak talep sonucu açıklanmaksızın toplam 50.000 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece de talepler ayrıştırılmadan toplam bedel üzerinden yargılama yapılarak sonuca gidilmiş olması hatalı olmuştur. Ayrıca, karşı davadaki taleplerden birinin gecikme cezasına ilişkin olduğu ancak, bu konuda mahkemece gerekçede olumlu veya olumsuz herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması da hatalı olmuştur.Mahkemece karşı dava kapsamında öncelikli olarak, karşı davacı vekiline talep sonucu olarak tahsilini talep ettiği 50.000 TL'nin hangi alacak kalemleri için talep ettiği konusunda ayrıştırma yapması için imkan tanınması, talep edilen her bir alacak kalemi yönünden yargılama ve değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.Kabule göre de; sözleşmenin feshinde eksik iş bedelinin talep edilemeyeceği, ayıplı ifa bedelinin ise, sözleşmenin sona erdiği tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenip değerlendirilmesi gerektiği gözetilmelidir.İstinaf talepleri ve itirazları da dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde, tarafların sair istinafları incelenmeksizin, yukarıda açıklanan nedenlerle kararın kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İSTANBUL ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ..../███████ tarih, 2018/..... Esas, 2021/. Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı ve davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.