Anahtar kelimeler: Eticaret Satınalma Wwwcom Platformu Paketleme Makinası Tedarikçilerinden Sistem Servis Satışını

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ53.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin www.....com isimli e-ticaret platformu üzerinden tedarikçilerinden temin etmiş olduğu ürünlerin tüketicilere satışını gerçekleştiren elektronik ticaret şirketi olduğunu, davalı ile müvekkil arasında 14.04.2017 tarihli ''.... Sistem ve Paketleme Makinası Satınalma, Servis, Bakım ve Onarım Sözleşmesi'' bağıtlandığını ve iş bu sözleşme ile müvekkil şirketin Gebze adresinde ürün ve lojistik deposu olarak kullanılan iş yerinde, sözleşme ekinde teknik çizimlerine de yer verilen ''Sorter sistemi ve paketleme modülünün yapılması, kurulumu, montajı, çalıştırılması, servisi, onarım, bakım ve garanti hizmetinin verilmesi hususunda mutabakata varıldığını, ancak sözleşmenin yürürlüğe girdiği 14.04.2017 tarihinden itibaren davalı tarafından taahhüt edilen performans, iş ve hizmetler tam olarak karşılanmamış, makine ve ekipmanlar üzerinde sürekli arızalar oluştuğunu ve ayrıca çalıştığı kısa dönemlerde ise taahhüt edilen ve olağan performansın çok çok altında bir oranda çalışma tespit edildiğini, 07.01.2019 tarihinde paketleme modülünün tamamen kullanılmaz hale geldiğini, sözleşme konusu borçların ifası dolayısı ile davalı şirkete ........ Noterliği'nin ... yevmiye nolu 11.10.2017 tarihli ihtarnamesi gönderildiğini ve davalı şirket tarafından ise kurulum ve teslimin 30.11.2017 tarihinde gerçekleştiğini, 07.01.2019 tarihinde sistemin arızalanarak tamamen kullanılmaz halde gelmiş ve buna istinaden ....... Noterliği'nin 01.03.2019 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderilerek ayıba ilişkin bildirim ve seçimlik hakların kullanıldığı ihbar edilmiş ve hatta davalı şirkete ayıba ilişkin taleplerin yerine getirilmesi için 3 (üç) iş günü süre verildiğini, müvekkil tarafından satın alınan Paketleme Makinesinin ayıplı olması, davalının taahhüt ettiği akdi yükümlülükleri yerine getirmemesi sebebiyle, fazlaya ilişkin talep ve haklar saklı tutularak; 1.310.000,00-TL ürün bedelinin müvekkil şirket tarafından yapılan ödeme tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ticari faizi ile birlikte iadesine, davalının akde muhalefet oluşturan davranışları nedeniyle taraflar arasında düzenlenmiş olan akdi cezai şartın fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 5.000-USD'lik kısmının ödenmesinin hüküm altına alınmasına, iş bu davanın ikame edilmesinden önce müvekkil şirketçe yapılan 2.366,77-TL masrafın ödenmesine ve masrafı davalılara ait olmak üzere ayıplı makinelerin müvekkil şirketten sökülerek davalı tarafından iade alınmasına karar verilmesini talep ve dava ettikleri anlaşıldı.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle usule ilişkin olarak; ticari satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak 2 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını, iş bu davada davacı şirket 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra davasını ikame ettiğinden davanın usulden reddi gerektiğini, iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılması hukuken mümkün olmayıp, hukuki yarar yokluğu sebebi ile davacıya herhangibir süre verilmeksizin usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak; müvekkil şirket dava konusu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, dava açısından belirtilmesi gereken en önemli husus ortada kanunun öngördüğü anlamda bir ayıp bulunmamasına rağmen, davacı ayıp ihbarını TTK'da öngörüldüğü şekilde 2 veya 8 gün içerisinde yapmamış ve hatta 2 yıldan uzun bir süre geçtikten sonra iş bu davayı ikame ettiğini, dolayısı ile davacı şirketin kanuni zorunluluklara uymadığından talep ve dava haklarının bulunmadığının kabulü gerekmekte olduğunu, Gebze 1 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ███████ D.iş sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu haksız ve taraflı olduğunu, hem ilgili dosyanın hemde ilgili bilirkişi raporunun iş bu dosyada dikkate alınmasının mümkün olmadığını, zira bilirkişi raporu, tespit isteyen davacı tarafın etki ve yönlendirmesi ile düzenlendiğini, süresi içinde sistemleri teslime hazır olan müvekkil şirketin davacı şirketin sistemleri teslime hazır olmaması sebebiyle teslimat gerçekleştirilemediğini, davacı şirketin teslimata hazır olduğu zamanda, müvekkil şirket sistemlerin kurulumunu tamamlanmış olup, tam ve eksiksiz bir şekilde çalışır halde davacı şirkete teslim ettiğini, davacının cezai şart haketmiş olduğu iddiası asılsız, kötü niyetli ve zenginleşme amacına yönelik olduğunu, taraflar arasında imzalanan 14.04.2017 tarihli sözleşmede yer alan sözleşmenin süresi başlıklı 4.1 maddesi incelendiğinde söz konusu cezai şartın dava konusu olayda gerçekleşmemiş olduğu açıkça anlaşılmakta olduğunu, öncelikle davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise özellikle ayıba ilişkin muayene ve ihbar külfetini süresinde yerine getirmeyen davacının haksız ve mesnetsiz davasındaki tüm taleplerin reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşıldı.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece yapılan yargılamada; dava konusu paketleme makinesinin iş sahibinin eseri kullanmasına imkan vermeyecek şekilde arızalı olduğu, ayrıca sözleşmede belirlenen kapasitenin altında üretim yaptığı, davacı iş sahibinin gizli ayıplı paketleme modülünü iade ederek bunun için ödenmiş olduğu 1.310.000,00 TL.yi geri isteme hakkı bulunduğu, iş bu bedel yönünden Bakırköy 18.Noterliğinden gönderilen 01.03.2019 tarih ve 2695 nolu ihtarnamesinin 06.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile verilen 3 iş günü sürenin 09.03.2019 tarihinde dolduğu, makine bedeline bu tarihten itibaren, 2.032,77-TL delil tespit giderine ise dava tarihinden itibaren avans faizi istenebileceği, sözleşmedeki cezai şartın ifaya eklenen cezai şart niteliğinde bulunduğu, davacının sözleşmeden dönmesi nedeniyle taraflar birbirlerinden aldıklarını geri vereceklerinden ve asıl borç geçmişe etkili olarak ortadan kalkacağından cezai şart talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, 1.312.032,77-TL'nin 1.310.000,00-TL'sine 09.03.2019 tarihinden, kalan tutara ise dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının cezai şart talebinin reddine, dava konusu paketleme modülünün davalıya aynen iadesine karar verilmesi gerektiği kanaati ile, Davanın kısmen kabulüne, 1.312.032,77-TL'nin 1.310.000,00-TL'sine 09.03.2019 tarihinden, kalan tutara ise dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının cezai şart talebinin reddine, dava konusu paketleme modülünün davalıya aynen iadesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;1-Makinenin ayıplı olup olmadığı, sözleşme ile belirlenmiş çalışma performans kriterlerine sahip olup olmadığının tespiti ancak ve ancak makine olağan bir bakıma sokulduktan sonra ortaya çıkarılabileceği, bu süre zarfında makinenin kullanılmamış olması (makinenin uzun süredir kullanılmamış olması ve bakımlarının yapılmaması) tümüyle davacının kusurundan kaynaklanmakta olduğundan davacının kusurundan dolayı müvekkil şirkete sorumluluk yüklenemeyeceği, dava konusu makinenin gizli ayıplı olduğunu gösterir geçerli bir inceleme mevcut olmadığından dosyaya sunulu rapora vaki itirazların reddine karar verilerek hukuka aykırı bir şekilde oluşturulmuş bir raporun hükme esas alındığı,2-Ayıp kapsamında muayene ve ihbar yükümlülüğüne uyulmadığı gibi, davacı tarafından keşide edilen ihtarnamede ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğunun belirtilmesine rağmen bilirkişi raporunda gizli ayıp tespiti yapıldığı,3-2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra davanın açıldığı,Gerekçeleriyle, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.Davacı iş sahibi sözleşme konusu ürünün ayıplı olduğu iddiasıyla sözleşmenin feshedildiğini bildirerek sözleşme bedelinin, cezai şartın ve yaptığı masrafların tahsilini talep etmiş, davalı yüklenici ise davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, muayene ve ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini belirterek davanın reddini savunmuş olup, mahkemece sözleşme bedeli ile yapılan masrafların tahsiline, cezai şart isteminin reddine karar verilmiş, verilen karar yüklenici vekilince istinaf edilmiştir. Taraflar arasında akdedilen 14.04.2017 tarihli sorter sistemi kurulumu ve paketleme makinesi satın alma sözleşmesine göre, sorter sisteminin 90, paketleme makinesinin 120 gün içinde kurulumu yapılıp çalışır halde teslim edileceği, gecikme halinde iş sahibinin günlük 500 USD+KDV ceza kesme hakkının bulunduğu, işlerin kabulünün tutanakla yapılacağı, ürünlerin son tutanak tarihinden itibaren 2 yıl süreyle garanti kapsamında olduğu, yüklenicinin garanti sürecinde 4 ayda bir sistemin periyodik bakımını yapacağı, sorter sistem bedelinin KDV hariç 665.000 TL ve paketleme modülü bedelinin 1.310.000 TL olduğu kararlaştırılmıştır. Yüklenici imzalı makine kabul tutanağına göre sözleşme konusu işin 30.11.2017 tarihinde kabul edildiği, iş sahibince yükleniciye 997.375x2=1.994.750 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.Davacı iş sahibince davalıya keşide edilen ihtarnamede 30.11.2017 tarihinde teslim edilen üründeki arızların bildirilmiş olmasına rağmen giderilmediğini, 07.01.2019 tarihi itibariyle tamamen kullanılamaz hale geldiği belirtilerek sözleşmeden döndüğünü, paketleme makinesinin teslimi alınarak ödenen 1.310.000 TL'nin iadesini talep etmiştir.Delil tespit dosyasında alınan 21.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle, makinenin sözleşmede kararlaştırılan kapasiteye ulaşamadığı görüşü bildirilmiş, mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise, ürünün gizli ayıplı olduğu, dava ile talep edilen masraf toplamının 2.032,77 TL olduğu görüşü bildirilmiştir.TBK'nın 478.maddesinde, ayıplı eser sebebiyle açılacak davalarda teslimden itibaren taşınmaz yapılar dışındaki eserler için 2 yıllık, taşınmaz yapılar için 5 yıllık ve yüklenicinin ağır kusur hali için 20 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. TTK'nın 5/A maddesinde, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-15.madde fıkrasında ise, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımının duracağı ve hak düşürücü sürenin işlemeyeceği düzenlenmiştir.Somut olayda davacı taraf, dava açmadan önce arabulucuya başvurmuş ve bu kapsamda arabuluculuk süreci 24.09.2019-18.10.2019 tarihleri arasında devam etmiştir. Buna göre arabuluculuk sürecinin devam ettiği 24.09.2019-18.10.2019 tarihleri arasında zamanaşımı duracaktır. Bu tarih aralığında zamanaşımı süresi 24 gün kadar durmuştur. İhtilafa konu eserin 30.11.2017 tarihinde teslim edildiği, 24 gün boyunca zamanaşımı süresinin durduğu dikkate alındığında, 04.12.2019 dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmıştır.İhtilafın dayanağı olan sözleşmede garanti hükmü bulunduğundan ayıp ihbarına gerek bulunmadan garanti süresi içerisinde sorumluluk yükleniciye aittir.Bu sebeplerle, davalı vekilinin zamanaşımına ve ayıp ihbar yükümlülüğüne dair istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.Ayıplı ifa halinde iş sahibinin kullanacağı seçimlik haklar TBK'nın 475.maddesinde sözleşmeden dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım olarak düzenlenmiştir. Davacı iş sahibi dava dilekçesinde bu seçimlik haklardan sözleşmeden dönme seçeneğini kullanmıştır. Sözleşmeden dönülebilmesi için yapılan işin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı olması ya da aynı ölçüde sözleşme şartlarına aykırı bulunması gerekir.Mahkemece davacının sözleşmeden döndüğü kabul edilerek ihtilaf konusu paketleme modülü bedelinin davacıya verilmesine, ürünün davalıya iadesine karar verilmiştir.Ancak, ihtilafın dayanağı olan 14.04.2017 tarihli sözleşmenin bedelleri de ayrı ayrı belirtilen sorter sistemi kurulumu ve paketleme modülüne ilişkin olduğu, davacı iş sahibinin teslim alıp bedelini ödediği konusunda ihtilaf bulunmayan sorter sistemine yönelik herhangi bir talebi olmaksızın, yalnızca paketleme modülüne ilişkin olarak sözleşmeden döndüğünü bildirmiştir. İfası tamamlandığı sabit olan sorter sistemi itibariyle ihtilafın dayanağı olan sözleşmenin kısmen ifa edildiği gözetildiğinde; bir bütün olan sözleşmeden, seçimlik hakkın sözleşmeden dönme olarak kullanılmasında isabet bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda hangi seçimlik hakkın kullanılması gerektiğinin mahkemece belirlenmesi gerekir (benzer mahiyette Y. 15. HD'nin █████████-████████ E-K sayılı ilamı).O halde mahkemece yapılacak iş; davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik teknik itirazlarının da karşılanması için bilirkişiden ek rapor alınarak, taraf talepleri, işin mahiyeti ve dosya kapsamına uygun olarak değerlendirme yapılıp, hasıl olacak sonuca göre karar vermek olmalıdır.Ayrıca, yargılama giderlerinin mahkemece resen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, dava ile talep edilip hükmedilen delil tespiti, ihtarname masrafının yargılama gideri içinde değerlendirilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İSTANBUL ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../███████ tarih, 2019/... Esas, 2021/.. Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.