Anahtar kelimeler: Makinasını Satımdan Bam İkmal Makine Plaka Yazim Malzeme İzmir Eksiklik

DOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)BAM KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin .... plaka numaralı iş makinasını, davalı borçlu şirketin ... Müdürlüğü Elektrik Makine Malzeme ve İkmal Dairesi Başkanlığından ihale ile aldığı “6 ay süreli 2 adet operatörlü kazcı yükleyici iş makinası aracı kiralama işine istinaden davalı borçlu şirkete bedel karşılığında verilerek ... Müdürlüğüne kiralandığını ve ihale kapsamında çalıştırıldığını, bu çalışmalara istinaden davalı borçlu şirket adına 01.08.2019 tarihli 15.576,00 TL ve 31.12.2019 tarihli 31.152,00 TL bedelli kepçe çalışması bedellerine ilişkin faturalar düzenlendiğini, ödenemeyen fatura alacaklarından dolayı İzmir 22. İcra Dairesi'nin █████████ E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itirazları neticesinde icra takibinin durdurulduğunu icra takibine konu edilen faturalarda yazılı mal ve hizmetin davalı borçlu şirkete verilmiş olmasına rağmen davalı şirket tarafından bedellerinin müvekkili şirkete ödenmediğini, davalının takip dosyasına vaki itirazının iptaline ve takibin devamına, %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile yasal avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekilinin, müvekkili şirketin bahse konu kurum ihalesi aldığında 2. bir iş makinası ihtiyacı olduğunu, davalı yandan yardım istediğini, davacı yan şirket temsilcisinin o sırada boşta olan aracının davalı yana samimiyete dayanarak bila bedel verdiğini, aracın 18.06.2019-20.11.2019 tarihleri arasında çalıştırıldığını, davacının yakıt giderinin, aracın operatörünün (....) iaşe ve ücretinin müvekkili şirket tarafından karşılandığını, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan .... tarafından davacı şirkete verilen ibranın aracın tescilinin davacı şirket üzerinde olması sebebiyle verildiğinin anlaşıldığını, bu giderlerin davacı yan tarafından karşılanmasının söz konusu olmadığını, davacı şirkete verilen ibraların iş ilişkisi devam ederken alındığından TBK anlamında geçerli bir ibraname özelliği taşımadığını, davanın reddine, davacıya %20 sinden az olmamak koşulu ile tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.MAHKEMECE
: "...,Dava konusu faturalar : Davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen, iş makinası çalışması konulu, █████/2019 tarih 1997 sıra numaralı KDV dahil 15.576,00-TL, █████/2019 tarih 1998 sıra numaralı KDV dahil 11.682,00-TL, █████/2019 tarih 1999 sıra numaralı KDV dahil 11.682,00-TL, █████/2019 tarih 2000 sıra numaralı KDV dahil 31.152,00-TL bedelli faturalar olduğu görülmüştür.İcra Dosyası
: İzmir 22. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... . .. Şti.'nin borçlu.... Şti. aleyhine 15.576,00-TL ve 31.152,00-TL. fatura borçlarına istinaden toplam 46.728,00 TL asıl alacak için ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin TK. 'nun 35. maddesine göre █████/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun gecikmiş itirazının İzmir 3. İcra Hukuk Mahkemesinin █████/2020 tarih ████████ E. ████████ K. sayılı kararı ile kabul edildiği ve aynı tarihte takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.İcra Hukuk Mahkemesi Dosyası
: Davacı .... Şti. vekilinin İzmir 22. İcra Müdürlüğünün █████████ esas sayılı icra takibine gecikmiş olarak yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi talebi ile açmış olduğu davada, İzmir 3. İcra Hukuk Mahkemesinin ████████ E. ████████ K. sayılı █████/2020 tarihli kararı ile talebin kabulüne ve icra takibinin durdurulmasına karar verilmiş olup, işbu kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin █████/2021 tarih █████████ E. █████████ K. sayılı ilamı ile esastan reddine karar verilmiştir.Bilirkişi raporu
: Mali müşavir .... █████/2022 tarihli raporunda; Davacının incelemeye konu ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK'nun 64/3 maddesi uyarınca yapılması gereken noter açılış ve kapanış tasdikinin süresinde yaptırıldığını, inceleme kapsamı ile sınırlı olmak üzere defterlerin usulüne uygun tutulduğunu ve birbirini doğruladığını, davalının incelemeye konu yukarıda listelenen Ticari defterlerinin, 2019 yılına ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikinin, 2020 ve 2021 yılına ait Ticari defterlerinin noter açılış tasdikinin süresinde yaptırıldığını, 2020 yılının kapanış tasdikinin olmadığını, inceleme kapsamı ile sınırlı olmak üzere defterlerin usulüne uygun tutulduğunu ve birbirini doğruladığını, dava konusu icra takibine konu faturalar da dâhil olmak üzere düzenlenen 4 adet faturanın, davalı firma kayıtlarında olmadığını ve dava/takip konusu faturaların Form Ba formlarında bildiriminin yapılmadığını, Gaziemir Vergi Dairesi tarafından gönderilen yazı ekinde davalı 2019/Eylül 2019/Ekim ayı ile ilgili davacı firma adına daha sonra düzeltme beyannamesi ile bildirimin yapıldığının görüldüğünü, davalı firma tarafından, taraflarına BA formlarının boş olarak verildiğini, davalı firma kayıtlarında olmayan ancak Form Ba formlarında bildirilen 2 Adet “İş makinası çalışması” açıklamalı faturalarda günlük çalışma ücretinin 330,00 TL olduğunu, iş makinası operatörünü çalışanı .... SGK HDC kayıtlarına göre davalı firma çalışanı olduğunu, davacı firma kayıtlarına göre davalı firmadan 31.152,00 TL alacaklı olduğunun, ticari defter incelemesinde görüldüğünü, davalıya ait ticari defterlerin incelenmesinde davacıya ait hesap hareketine rastlanmadığını mütalaa etmiştir.Dava, şoförlü (operatörlü) iş makinası hizmetine ilişkin ticari hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.Davalı vekili görev itirazında bulunarak, davaya bakmaya asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu savunmuştur. Her iki tarafın TTK'da sayılan şirketler arasında yer aldığından tacir sıfatının haiz olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin operatörlü iş makinası çalıştırılmasına ilişkin ticari hizmet akdinden kaynaklandığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, eldeki davanın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirdiği anlaşılmakla mahkememizin davaya bakmaya görevli olduğu kanaatine varılmıştır.Taraflar arasında, davacı şirkete ait olan ... plaka sayılı iş makinasının ile şoförlü (operatörlü) şekilde davalının ihale ile üstlendiği.... Müdürlüğü Elektrik Makine Malzeme ve İkmal Dairesi Başkalığı’nın “6 ay süreli 2 adet operatörlü kazcı yükleyici iş makinası aracı kiralama” işinde çalıştırılarak davalı şirkete hizmet verilmesi hususunda sözlü olarak anlaşma yapıldığı, davacıya ait iş makinasının söz konusu ihale kapsamında 2019 yılı Haziran ayından Aralık ayı son günlerine kadar çalıştırıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, şoförlü (operatörlü) iş makinası hizmetinin davacı şirket tarafından davalı şirkete bila bedel (bedelsiz) olarak verilmesi hususunda taraflar arasında bir anlaşmanın bulunup bulunmadığı, davacıya ait iş makinasın da operatör olarak çalışan dava dışı ....’ın işçilik ücreti, yemek, barınma ve sair iaşe masraflarının davacı şirket ya da davalı şirket tarafından karşılanmış ve dava dışı operatör tarafından her iki şirketin ibra edilmiş olmasının hizmetin bedelsiz olarak verildiğine delalet edip etmeyeceği, davacı şirkete ait iş makinasının ihale kapsamında kaç gün çalıştırıldığı, hizmet bedeli birim fiyatının ne olduğu, davacı şirketin bakiye hizmet bedeli alacağının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü tarafından verilen cevabi yazı ekinde gönderilen ihale dökümanları ve puantaj kayıtları ile davacıya ait iş makinasının “6 ay süreli 2 adet operatörlü kazcı yükleyici iş makinası aracı kiralama” işi kapsamında 2019 yılı Haziran ayından Aralık ayının son günlerine kadar toplam 192 gün çalıştığı sabittir.Davalı taraf, hizmet alım sözleşmenin bedelsiz olduğunu savunmuştur.Davacı şirket tarafından davalı şirkete, söz konusu hizmetin verilmesine ilişkin olarak 4 adet fatura düzenlendiği, faturaların tamamında günlük hizmet bedeli birim fiyatının KDV hariç 330,00 TL olarak belirlendiği, toplam hizmet verilen gün sayısının 180 gün, 4 adet faturaya konu KDV dahil hizmet bedelleri toplamının 70.092,00 TL olduğu, bu faturalardan Eylül/2019 ve Ekim/2019 dönemine ait faturaların davalı tarafından vergi dairesine BA formunda bildirildiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Ücret isteme hakkı” başlıklı 20. maddesinde “Tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir” düzenlemesine yer verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun █████/2021 tarih ve ███████-425 esas, ████████ karar sayılı kararında da, bu düzenleme gereğince tacirin uygun (mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 22. maddesindeki ifade ile ‘münasip’) ücret isteme hakkının taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığının sabit olmasına rağmen ücretle ilgili açık bir hüküm bulunmaması, vekaleti olmaksızın karşı taraf yararına iş görmesi ve sözleşme harici fazla imalat yapması durumunda söz konusu olabileceği açıklanmıştır. Davacı şirketin tacir olduğu, taraflar arasında ticari hizmet verilmesine ilişkin akdi ilişkinin varlığı ve ticari hizmetinin davacı şirket tarafından davalı şirkete verildiği sabit olup ücretle ilgili açık bir hüküm bulunmamaktadır. TTK’nun 20. Maddesi uyarınca ticari işletmesi ile ilgili olarak hizmet görmüş olan davacının görmüş olduğu hizmete uygun olarak ücret isteme hakkı mevcut olup, bu hak ve yasal karinenin aksini ispat yükü davalı tarafa aittir. Dava değeri ve fatura bedelleri dikkate alındığında, HMK’nun 200. Maddesindeki senetle ispat zorunluluğu uyarınca, davalının, davacı tarafın bedelsiz olarak hizmet gördüğü savunmasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğinden tanık dinletme isteği kabul edilmemiştir. Cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmamıştır. Dolayısıyla, tacir olan davacının gördüğü hizmet karşılığında ücret talep etmekte haklı olduğu kanaatine varılmıştır.Davacı şirkete ait iş makinasının, davalı şirket tarafından alınan ihale kapsamında çalıştırılmasına ilişkin olarak davacı tarafından davalıya keşide edilen 4 adet faturada günlük birim fiyatın KDV hariç 330,00 TL olarak belirlendiği, davalının bu faturalardan 2 adedini kabul edip, matrahlarını da KDV ve kurumlar vergisi açısından indirim konusu yapması karşısında operatörlü iş makinası günlük hizmet bedelinin KDV hariç 330,00 TL olarak kabul edilmesi gerektiği, dava dışı operatöre ödenen işçilik alacaklarının dava konusu alacak ile bir ilgisinin bulunmadğı, ihale puantaj kayıtlarına göre davacıya ait iş makinasının ihale kapsamındaki işte fiilen 192 gün çalıştığı, davacı şirketin toplam 180 gün üzerinden fatura tanzim ettiği, faturaların davacının usulüne uygun tutulmuş defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu faturalar nedeniyle davalının 10.10.2019 tarihinde kasa hesabından 6.000,00 TL ödeme yaptığı, 10.11.2019 tarihinde banka hesabından 32.940,00 TL ödeme yaptığı 2019 yılı ticari defterlerine işlenerek bakiye 31.152,00 TL alacak devrinin yapıldığı, 2020 yılı ticari defterinin 2019 yılından devreden 31.152,00 TL alacak kaydı ile açıldığı, 2021 yılı ticari defterlerinin ise 70.092,00 alacak kaydı ile açıldığı, davacı vekilinin 2019 yılında davalı lehine yapılan 3 adet tahsilat kaydının dava dışı Maz isimli firma tarafından yapılan ödemelere ilişkin olduğu halde davacının defterlerini tutan mali müşavirin sehven davalı şirket cari hesabına işlendiğini iddia etmiş ise de, bu hususta davacı ticari defterlerde yapılan düzeltme kaydının bir dayanağı bulunmadığı gibi son duruşmada davacı vekili tarafından ödemelerin dava dışı ... isimli firma tarafından yapıldığına ilişkin ödeme belgesi mevcut olmadığını bildirdiği, usulüne uygun olarak düzenlenen ve onayları yapılan yasal delil niteliğindeki davacı ticari defterlerinin lehe ve aleyhe olarak yapılan kayıtlar ile bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiği, davacının kendi ticari defterlerindeki tahsilat kaydının aksini tahsilat miktarları dikkate alındığında HMK’nun 200. Maddesi uyarınca yazılı delille ispat etmesi gerektiği, kaydın aksine yazılı delil sunulmadığı, davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığından yemin teklif hakkının hatırlatılmasına rağmen yemin teklif hakkını kullanmadığı, bu nedenle davacının dava ve takip konusu faturalar nedeniyle bakiye alacağının 31.152,00 TL olduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne, davalının icra takibine vaki itirazının 31.152,00 TL asıl alacak için iptaline, fazlaya ilişkin isteğin reddine, İİK'nun 67/2.maddesi uyarınca alacağın likit olması ve davalının itirazında haksız olması nedeniyle kabul edilen alacak tutarı üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davacı tarafça kötüniyetli olarak takip başlatıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur," gerekçesi ile; "Davacının davasının kısmen kabulüne, davalının, İzmir 22. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile 31.152,00 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin devamına, Hüküm altına alınan 31.152,00 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Davalının kötüniyet tazminatı isteğinin yasal koşulları oluşmadığından reddine,,"şeklinde karar verilmiştir.Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2019 yılı ticari defter ve kayıtlarında bulunan toplam 38.940,00-TL tutarındaki 2 adet tahsilatın, davalı firmadan değil, bir başka ticari ilişkiden kaynaklı olarak bilirkişi raporunda bahsi geçen ve farklı bir firma olan dava dışı ... . . Şirketi ünvanlı firmadan yapıldığını, söz konusu tahsilatların muhasebe hatası neticesinde sehven müvekkili şirketin 2019 yılı ticari defter ve kayıtlarına işlendiğini, diğer bir deyişle; müvekkili şirketin 2019 yılı ve sonrasında davalı firmadan yaptığı hiçbir tahsilatın bulunmadığını, davalı firmanın ticari defter ve kayıtlarında ödemelere ilişkin hesap hareketi bulunmamasının da bu hususu doğruladığını, anılı 38.940,00-TL tutarındaki iki adet tahsilat, müvekkili şirketin başka bir ticari ilişkiden kaynaklanan alacağına ilişkin dava dışı ...Şti. ünvanlı firmadan yaptığı tahsilatlar olduğunu, söz konusu muhasebe hatasının, müvekkili şirket mali müşaviri tarafından 2021 yılı içerisinde düzeltildiğini, bu nedenle davalı firmaya ait 2021 yılı açılış kaydının, gerçek alacak miktarının 70.092,00-TL olarak yapıldığını, dolayısıyla müvekkili şirketin takip tarihi itibariyle davalı firmadan alacağının, ticari defter ve kayıtlarda 31.152,00-TL olarak gözükmekteyse de yapılan muhasebe hatasının 2021 yılında düzeltildiğinden güncel alacak miktarının dikkate alınmasının gerektiğini, bu açıdan bilirkişi raporunda tespit edilen ve yerel mahkemece kabulüne karar verilen alacak miktarının hatalı olduğunu, aleyhe olan iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla; yerel mahkemenin kararında vurgulandığı üzere TTK’nun 20. maddesi uyarınca ticari işletmesi ile ilgili olarak hizmet görmüş olan davacı müvekkili şirketin görmüş olduğu hizmete uygun olarak ücret isteme hakkının mevcut olup, bu hak ve yasal karinenin aksini ispat yükünün davalı tarafa ait olduğunu, dava değeri ve fatura bedelleri dikkate alındığında, HMK’nun 200. maddesindeki senetle ispat zorunluluğu uyarınca, davalı şirketin, verilen hizmete karşılık düzenlenen fatura bedellerini müvekkili şirkete ödediğini yazılı delille ispat etmesinin gerektiğini, fakat davalı şirketçe buna ilişkin hiçbir delil sunulmadığını, ispat yükü davalıda olan bir hususta, ispat yükü tersine çevrilerek, mali müşavir tarafından yapılan muhasebe hatasının davacı müvekkili şirketçe ispatlanması gerektiğinden bahisle taraflarına ispat külfeti yüklenmesinin hatalı olduğunu, davalı tarafın, fatura bedellerini müvekkili şirkete ödediğini yazılı delille ispat edemediğini, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinni usule, mevzuat hükümlerine ve hukuka aykırı olduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda ve bu rapora dayanak kabul eden yerel mahkeme kararında; Gaziemir Belediyesinden gelen cevabi yazıya atıfla; müvekkili şirket tarafından 2019/Eylül-Ekim ayı BA formlarında davacı şirket faturalarının yer aldığı belirtilerek taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin ve müvekkili şirket borcunun varlığına kanaat getirildiğini, oysa ki gerek mezkur bilirkişi raporunda ve bu raporu dayanak kabul eden mahkeme gerekçeli kararında müvekkil şirketin söz konusu BA formlarına ilişkin düzeltme beyannamesi verillerek devamla anılan dönemlere ilişkin boş BA formu verildiğinin kabul edildiğini, bundan ötürüdür ki müvekkilinin ticari defter incelemesinde davacı yana ait hiç bir faturaya yer verilmediği; diğer yandan defterlerin de usulüne uygun tutulduğunun tespit edildiğini, gerçekte ise taraflar arasında her hangi bir borç doğurucu kiralama ilişkisinin söz konusu olmadığını, davacı yana ait iş makinesinin hatıra binaen alındığını, ancak ticari defter incelemesinde de açıkça tespit edildiği üzere kiralayan olduğunu iddia eden davacı yanın, iş makinesi operatörüne hiç bir ödeme yapmadığını, bütün ödemelerin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, bir an için taraflar arasında borç doğurucu bir sözleşme ilişkisinin varlığı kabul edilse dahi günlük operatör çalışması için tespiti yapılan 330 TL nin piyasa rayiçlerinde karşılığının olmadığını, zira değeri takdir edilen operatör çalışması iş makinesi+operatör teminini kapsadığını, operatör ücret ve sair çalışma iaşenin müvekkilince karşılandığının açık olduğunu, alacağın likit kabul edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığını beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.DELİLLER VE GEREKÇE
:Dava, ticari hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.Davacı vekilince, müvekkilinin operatörlü iş makinasının, davalının Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünden aldığı ihale kapsamında çalıştırıldığı, bu çalıştırılmalarına istinaden borçlu şirket adına 01.08.2019 tarihli 15.576 TL bedelli, 31.12.2019 tarihli 31.152 TL bedelli faturaların düzenlendiği, davalı tarafça fatura bedellerinin ödenmediği beyanıyla alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.Davalı vekilince, müvekkili şirketin ....Genel Müdürlüğü nezdinde ihale aldığı, söz konusu ihale kapsamında kendine ait iş makinesi ile birlikte davacı şirket adına kayıtlı iş makinasını çalıştırdığı, davacı tarafından iş makinasının hatıra binaen bila bedel verildiği, 18.06.2019 ile 20.11.2019 tarihleri arasında çalıştırılan iş makinasının yakıt gideri, aracın operatörü....'ın iaşe ve ücretinin müvekkili şirket tarafından karşılandığı, operatör tarafından kendilerine verilmiş ibraname bulunduğu beyanıyla davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 31.152,00 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, takibin devamına karar verilmiş, hüküm altına alınan asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiş, karara karşı davalı ve davacı ve vekilince istinaf yoluna gidilmiştirMahkemece, maliyeye yazılan müzekkereye verilen yanıttan 6 ay süreli 2 adet operatörlü kazıcı yükleyici iş makinesi kiralama hizmet alımı işinin 118.800,00 TL bedelle .... Şirketi uhdesinde kaldığı, işin başlangıç tarihinin 21.06.2019 bitiş tarihinin 20.12.2019 olduğu, çalıştığı günler için toplamda 118.374,20 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece Mali Müşavir bilirkişi ....'dan alınan raporda davacı defterlerinin usülüne uygun tutulduğu, davacı ticari defter kayıtlarında davalı firmayla 4 adet fatura ve 2 adet tahsilatından ibaret ticari ilişkinin bulunduğu, davacı firma kayıtlarında davalının 2019 yıl sonu ve 2020 yılbaşı açılış kayıtlarında davalı firma hesabının 31.152,00 TL borçlu olduğu, 2020 yılı içinde ve kapanış kaydında bir işlem ve hareket olmamakla birlikte 2021 yılında davalı firma hesabının açılışının 70.092,00 TL borçlu yazıldığı, davacı firmanın dava konusu faturaları form BS beyannamelerinde vergi dairesine bildirdiği, davacı firma kayıtlarına göre, takip tarihi itibariyle davalı firmanın 31.152,00 TL davalıdan alacağının bulunduğu, davacının 2021 yılı açılış kaydında davalı hesabının farklı olduğu ancak 2020 yılı için ticari defter ve kayıtlarında bir düzeltme işlemi olmadığı, davacının davalıdan 31.152,00 TL alacaklı olduğu, davalı defterlerine göre, davalının 2020 ticari defterlerinin kapanış tasdikinin olmadığı, inceleme kapsamı ile sınırlı olmak üzere defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini doğruladığı, davacı tarafından düzenlenen 4 adet faturanın davalı firma kayıtlarında olmadığı, faturaların form BA formlarında bildiriminin yapılmadığı, Gaziemir Vergi Dairesi tarafından gönderilen yazı ekinde davalı 2019 Eylül 2010 ekim ayı ile ilgili davacı firma adına bildirim yapmadığı, daha sonra düzeltme beyannamesi ile bildirimin yapıldığı, davalı firma tarafından BA formlarının boş olarak taraflarına verildiği, davalı firma kayıtlarında olmayan ancak form BA formlarında bildirilen 2 adet iş makinesi çalışması açıklamalı faturalarda günlük çalışma ücretinin 330 TL olduğu o iş makinesi operatörü çalışanı ...'ın SGK HDC kayıtlarına göre davalı firma çalışanı olduğu bildirilmiştir.Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına göre davacı ve davalı vekillerinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 651,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 2.127,99 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 80,70 TL maktu karar harcı ve 451,29 TL istinaf nispi karar harcı olmak üzere toplam 531,99 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 1.596,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,6-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. █████/2026