Anahtar kelimeler: Zmm Çarpışması Bam Hasren Araçla Seyir Kiralamış Limited Sürücü Kazasından

T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: █████████ Esas - ███████ KararDAVANIN KONUSU
: Trafik Kazasından Kaynaklanan TazminatİSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;K A R A RDavacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ...'in █████/2016 tarihinde kiralamış olduğu ... plakalı araçla seyir halinde iken, davalı ... Limited Şirketi'ne ait davalı sigorta şirketine ZMM sigortalı, davalı sürücü ...'in idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu, müvekkili ...'in vücudunda yanıklar oluşacak şekilde ağır şekilde yaralandığını, kazanın davalı sürücünün kusuruyla meydana geldiğini belirtilerek;, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, (kısmi dava) şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın davalılardan kaza tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat olarak müvekkili ... için 200.000,00-TL, eşi ... için 100.000,00-TL, anne ve babası ... için ayrı ayrı 50.000,00'er-TL olmak üzere toplam 400.000,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... Limited Şirketi ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacılar vekili 30.11.2020 tarihli dilekçesi ile; dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00-TL maddi tazminatın, 900,00-TL'sinin geçici iş göremezlik, 50,00-TL sinin tedavi giderleri, 25-TL sinin çalışamama nedeniyle prim yatıramamasına bağlı olarak geç emekli olacak olması nedeniyle oluşacak zararlarına, 25-TL sinin cep telefonunun kırılmasından kaynaklanan zararlara ilişkin olduğunu açıklamıştır.Davaya cevap veren davalıların avukatları, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;a-Davacı ... tarafından davalılar hakkında açılan maddi tazminat davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 975,00-TL maddi tazminatın (davalı ... A. Ş.'nin 950,00-TL'den poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olma üzere) davalılardan ... ile .... Tic. Ltd. Şti.'den kaza tarihi olan █████/2016 tarihinden, davalı ... A. Ş.'den dava tarihi █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,b-Davacılar tarafından, davalılar ... ile .... Tic. Ltd. Şti. hakkında manevi tazminat talebiyle açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; davacı ... için takdir edilen 30.000,00-TL, davacı ... için takdir edilen 15.000,00-TL, davacı Mehmet Keskin için takdir edilen 5.000,00-TL, davacı Keziban Keskin için takdir edilen 5.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ile .... Tic. Ltd. Şti.'nden kaza tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekili ile davalı ... Limited Şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacılar vekilinin istinaf nedenleri; hükme esas alınan kusur raporunun doğru olmadığı, yaşanan kazada müvekkili ...'in kusurlu olmadığı, müvekkilinin hayati tehlike yaşayarak farklı hastanelerde tedavi görmek zorunda kaldığı, iyileşme süresine yönelik ATK tarafından belirlenen 4 aylık sürenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kazanın niteliği ve büyüklüğü nedeniyle ve yanıklar ve yaralanmalar nazara alındığında, iyileşme süresinin 4 aydan daha uzun olduğu, bu nedenle maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu hususlarına yöneliktir.Davalı ... Limited Şirketi vekilinin istinaf nedenleri; mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun isabetli olmadığı, kazanın oluşumunda davacı ...'in kusurlu olduğu, kaza sonrasında davacının şikayetçi olmadığı, müvekkili şirkete ait araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı, davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yüksek ve yersiz olduğu, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği hususlarına yöneliktir.Dava; trafik kazasına bağlı cismani zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi ile birlikte, istinaf başvuru sebepleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, talimat mahkemesi aracılığı ile dosyaya kazandırılan iki makine mühendisi, bir trafik mühendisi bilirkişiden oluşan █████/2022 tarihli bilirkişi raporunun kazanın oluş şekli ve davacı ile davalı sürücünün kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi ve bu değerlendirmelerin, dosyadaki, Hendek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunulan, bilirkişi ... tarafından hazırlanan █████/2019 tarihli, Adli Tıp Kurumu İstanbul Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin █████/2022 tarihli bilirkişi raporundaki 2 duruma uygun olması karşısında, mahkemece █████/2022 tarihli raporun hükme esas alınarak sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda % 15 oranında, davacının ise %85 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesinde bir hata olmamasına,Dairemizin ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda kaza tarihi olan █████/2016 tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri uyarınca davacının kaza sonrasındaki tüm tedavi evraklarının değerlendirilmesi neticesinde ve yaralanmasının niteliğine göre oluşturulan doktor bilirkişilerin katılımı neticesinde ATK Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlendiği anlaşılan █████/2020 günlü heyet raporunun yeterli ve geçerli nitelik taşıması karşısında hükme esas alınmasında bir isabetsizlik olmamasına,5271 sayılı CMK'nın ██████. maddesinde yer alan "uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz" düzenlemesinin Anayasa Mahkemesi'nin ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamı ile iptal edilmiş olması karşısında, mahkemenin bu husustaki kabulünde bir hata olmamasına göre açıklanan hususlara ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.Manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. █████/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Bu durumda, kazanın oluşumunda kazaya karışan davacı araç sürücüsünün asli %85 oranında kusurlu oluşu, kazanın meydana geldiği tarih (-█████/2016- ), oluş şekli, davacının yaralanmasının niteliği (ATK raporuna göre %0 maluliyet, 4 aya kadar iyileşebileceği), davacıların davacı kazazedenin eşi ile anne babası olması, yaşı (29) , kaza tarihindeki paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları ile manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması gereği yanında manevi huzuru sağlayabilecek kadar olması, gerekliliği birlikte değerlendirildiğinde; davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının yukarıda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4.maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanılmasına ilişkin kurala göre, az yada fazla olmadığı, anlaşılmakla;Davacılar ve davalı vekilinin yukarıda belirtilen tüm istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacılar vekili ile davalı ... Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince ayrı ayrı esastan reddine,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 3.823,65-TL harçtan peşin yatırılan 956,00-TL harcın düşümü ile bakiye 2.867,65-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3/İstinaf eden davacılar görülmekte olan davada ihtiyari dava arkadaşı konumunda bulundukları için her birinden ayrı ayrı istinaf karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken toplam (732,00*4) 2.928,00-TL harçtan, istinaf yasa yoluna başvuru sırasında davacı tarafça peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 989,30-TL harcın düşümü ile kalan 1.938,70-TL istinaf karar ve ilam harcının davacılardan müsavi biçimde alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,4/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.█████/2026