Anahtar kelimeler: Tevdi Süreç Görüşünü Görüşü Hukukî Taksirle İçeren Öldürme İstemlerinin Neticesinde
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇ
: Taksirle öldürme
HÜKÜM
: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz istemi; sanığın kovanlarının yerini değiştirirken gerekli önlemlerini almadığına, önlemlerin alınmamış olması nedeniyle konaklama yerini bulamayan arıların kızgınlaşarak saldırıya geçtiğine, sanığın önlem almaması ile meydana gelen netice arasında illiyet bağı bulunduğuna, bilirkişi raporu ile yapılan ilk tespitte bölgede başkaca sabit yahut gezici arıcının bulunmadığı belirtilmesine karşın, olaydan uzun süre sonra dosya kapsamına sunulan krokide başkaca arıcıların bulunduğunun belirtilmesinin ve belirtilen hususun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1-Olay günü ... ve ...'nın mantar toplamak amacıyla ... İli ... İlçesi ... Köyü'ne doğru yola çıktıkları, köyün çıkışında bulunan tepelere doğru giderek mantar topladıkları, ... Köyü ... Mahallesi arazisine kadar yaya olarak devam ettikten sonra, ... Mahallesi sınırları içerisine girdikleri, mantar toplamaya başladıkları esnada sanığın arı kovanlarının bulunduğu bölgede arı saldırısına uğradıkları ve olay nedeniyle ...'nın öldüğü, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu'nun 08.06.2020 tarihli raporuna göre; ölümün arı sokmasına bağlı anafilaktik reaksiyon sonucu meydana gelmiş olduğunun belirtildiği, ...'ın ise yaşamını tehlikeye sokacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı,
Soruşturma aşamasında ziraat bilirkişisi tarafından düzenlenen 18.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda; 30... tarih ve 28128 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Arıcılık Yönetmeliği'nin İkinci Bölüm Gezginci Arıcılığı kapsayan Madde 5(k) bendinde ''Arılıklar, trafik yoğunluğunun olduğu bölgelerde en az 200 metre, stabilize yollarda ise en az 30 metre uzaklığa yerleştirilir.'' ve 5(l) bendinde ''Gezginci arıcılık yapan arıcılar, arılarını çevre rahatsızlığı vermeyecek şekilde meskun mahal dışında bir yere yerleştirilir. Sabit arıcılar ise kolonilerini köy ve beldelerde çevreye rahatsızlık vermeyecek şekilde ve insanların toplu olarak hizmet aldıkları cami, okul, sağlık ocağı, karakol gibi benzeri alanlardan en az 200 metre uzağa yerleştirilir. Yerleşimin dağınık olduğu bölgelerde ise bu mesafe en yakın eve en az 50 metre olmalıdır.'' hükümlerinin yer aldığı, sanığa ait arı kovanlarının inceleme tarihi itibariyle bulundukları mevcut konumun meskun mahal dışında olması ve yolun trafik yoğunluğuna göre yukarıda belirtilen maddeye uygun olduğunun tespit edildiği,
... İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen krokiye göre sanığa ait arı kovanlarının bulunduğu yere 2200 metre mesafede ... isimli şahsa ait arı kovanlarının bulunduğu, 4400 metre mesafede ... ve ...'ye ait arı kovanlarının bulunduğu, 3000 metre mesafede ise ... 'ye ait arı kovanlarının bulunduğunun belirtildiği,
Kovuşturma aşamasında aynı bilirkişiden alınan 06.04.2020 tarihli ek rapora göre ise; ... İlçe Jandarma Karakolu'nun hazırlamış olduğu krokide de görüleceği üzere ... Köyü'nün gezginci arıcıların bal sezonunda konaklama alanı olarak kullandıkları bir bölge olduğu, arazinin yapısı ve florası göz önünde bulundurulduğunda bir arının bal ihtiyacını karşılayabilmek için 5 km yol alabildiği ve krokide de belirtildiği üzere olay yerine belli mesafelerde başka arı kovanlarının da bulunduğu, ancak olayın yaşandığı sırada saldırganlık gösteren arıların nereden geldiğinin ve kimin arı kovanlarına ait arılar olduğunun tespitinin mümkün olmadığının bildirildiği olayda;
2-İlk Derece Mahkemesince dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; bir kişinin ölümü, bir kişinin de nitelikli şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan olayın meydana gelmesinde, her ne kadar sanığa ait 1 adet arı kovanının olayın gerçekleştiği mesafeden 40 metre uzakta bulunduğununa dair tespit yapılmış ise de, 850 adet arı kovanı bulunduğu tespit edilen sanığın 1 adet arı kovanını olayın olduğu yerde bırakmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanığın Arıcılık Yönetmeliği'nde Arıcılık Yönetmeliğinde belirtilen hususlara uygun bir şekilde kovanlarını yerleştirdiğinin 18.06.2019 tarihli bilirkişi raporu ile ortaya konulduğu, sanığa ait olan kovanların yanında diğer arıcıların da kovanlarının bulunduğunun kroki ile belirtildiği, yine ek bilirkişi raporuna göre arazinin yapısı ve florası göz önüne alındığında bir arının bal ihtiyacını karşılayabilmek için 5 km yol alabileceğinin belirtilmesi ve saldırganlık gösteren arıların kimin arı kovanlarında bulunan arılar tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilmesinin mümkün olmadığının bildirilmesine göre; 18.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda sanığın arı kovanlarının yerini değiştirmesi ve ilk konaklama yeri ile ikinci konaklama yeri arasındaki mesafenin yakın olması nedeniyle arıların ilk konaklama yerine dönmesi göz önünde bulundurularak oluşabilecek olumsuzluklara karşı çevre güvenliği ve sağlığı açısından tehdit oluşturmaması için sanığın gerekli tedbir ve önlemleri almadığı ve uyarı amaçlı bir tedbir alınmadığı belirtilmiş ise de, söz konusu olayın meydana gelmesi ile önlemlerin alınmaması arasında illiyet bağı kurulamadığı gibi, olayın bu nedenle saldırganlaşan arılar tarafından gerçekleştirildiğinin de net bir şekilde tespit edilemediği, bu itibarla sanığa ait arıların söz konusu saldırıyı gerçekleştirdiği ve olaya sebebiyet verdiğine ilişkin yapılan yargılama sonucu her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, var olan şüphenin yenilemediği ve oluşan şüphenin sanık lehine değerlendirilerek sanığın suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir.
3. İlk derece mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesince bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınan Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!