Anahtar kelimeler: Satımdan Esaskarar Kayseri Ödemediği Yazildiği Alıp Katip Menfi Ödenmeyen Borcun

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO
: ...
KARAR NO
:...
HAKİM
: ...
KATİP
:...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVA
: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: ...
KARAR TARİHİ
: ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
:...
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı tarafından Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından takip talebinde borcun sebebi olarak ödenmeyen araç satış bedelleri belirtilmiş olmasına rağmen icra takibine dayanak belgenin sunulmadığını, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, müvekkilinin davalıdan alıp da ödemediği araç bedelinin bulunmadığını, 16.08.2023 tarihli davalı ve müvekkilin babası Vahdi Özdemir arasında imzalanan protokol ile müvekkilinin borçlu olarak bulunduğu icra dosyalarının da ödemesinin yapıldığını beyanla Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyanın tedbiren durdurulmasına, müvekkilinin Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı icra dosyasında davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli alacaklı ...ın %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinden ve şirketinden farklı tarihlerde araç satın aldığını ancak bedellerini ödemediğini, müvekkilininde icra takip yolunu seçtiğini, iş bu davaya konu... E. Sayılı icra dosyasının takip tarihinin 16.10.2020 tarihi olup işbu takip talebinin tebliğ tarihi 27.10.2020 olduğu, davacı tarafından işbu icra dosyalarına bugüne kadar hiçbir şekilde itiraz edilmediğini, borcun olduğu gibi kabul edildiğini, davacıya süreç içerisinde 103 davetiyesinin de tebliğ edildiğini ancak bu davetiyeye karşı da itiraz yolunun seçilmediğini, o günden bu güne kadar icra takip işlemlerinin düzenli olarak takip edildiğini, davacının taşınmazları üzerine koyulan haczin her yıl yenilendiğini, davacı yanın bahsetmiş olduğu 16.08.2023 tarihli protokolünde davacının almış olduğu araçlar dolayısıyla müvekkiline ödeme yapmadığının bir ikrarı niteliğinde olduğunu beyanla haksız olarak ikame edilen davanın reddine, davacı yan hakkında alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.
Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Taraflar arasındaki var olduğu iddia edilen ilişkinin satım sözleşmesinden kaynaklanması ve satım sözleşmesinin TTK' nın 4/1 maddesinde düzenlenmemesi, Borçlar Kanunu'nda düzenlenmesi nedeni ile davanın mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmıştır.
Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.
Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; davaya uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur
İstanbul Defterdarlığı Kozyatağı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2026 tarihli yazı cevabında davacı ...r'in işletme hesabına göre defter tuttuğunun tespit edildiği hususu mahkememize bildirilmiştir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasının ilamsız icra takibi olduğu, takibin konusunun ödenmeyen araç satış bedeli olduğu anlaşılmıştır.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 Sayılı Kanunun 2. Maddesi ile değişik TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası ile Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü itirazından çıkarılmış, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.
Dosya kapsamına göre, dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK'nın 4. maddesine göre, ticari dava olmadığı, taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmesine ilişkin olduğu bu nedenle de mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, görev ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
1-HMK'nın 114/1-c. maddesi uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın l15/2. maddesi gereğince davanın USULDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli KAYSERİ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne tevzi edilmesi için Kayseri Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,
3-HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince, dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-HMK'nın 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!