Anahtar kelimeler: Önde Ödemekte Defalarca Kere Yazılım Başlamış Sektörünün Ödememeye Davalıborçlu İkame

T.C.
İSTANBUL3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil Şirket, yazılım ve teknoloji sektörünün önde gelen temsilcilerindendir. Davalı/borçlu şirket, sahibi olduğu özel hastanenin teknolojik alt yapı ve yazılım ihtiyacını müvekkil Şirketten temin etmiştir. Zamanla davalı, borçlarını müvekkile ödemekte gecikmeye ve dahi ödememeye başlamış; müvekkil Şirket yetkililerince defalarca kere ihtar edilmesine rağmen davalı, ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Bu sebeple de bakiye alacağın tahsili için davalı aleyhine ... 32. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi ikame edilmiştir. Davalı, 07.05.2025 tarihinde icra takibine itiraz etmiş ve bu surette takip durmuştur.Davalı/borçluun itirazının iptali ile takibin devamına, davalı hakkında haksız ve kötü niyetli itirazları nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı şirket, dava dilekçesinde müvekkil şirket ile aralarında geçmişte kurulan ticari ilişkiye dayanarak 17.831,14 TL tutarında bir alacağı bulunduğunu iddia etmiş ve bu iddiaya istinaden ... 32. İcra Müdürlüğü ...Esas Sayılı dosyası ile tarafımıza karşı ilamsız icra takibi başlatmıştır. Ancak gerek anılan icra dosyasında gerekse işbu davaya ilişkin dilekçesinde ileri sürdüğü alacak talepleri hukuki ve maddi dayanaktan yoksundur. Davacı, dava konusu alacağa ilişkin hiçbir somut belge veya delil sunmamış; iddialarını ispata elverişli herhangi delil ibraz etmemiştir. Bu nedenle, ileri sürülen alacak talebinin kabulü tarafımızdan mümkün değildir.Müvekkil şirket, davacıdan aldığı hizmetlere ilişkin olarak hak ettiği ödemeleri süresi içerisinde gerçekleştirmiş, hizmetin eksik, kusurlu veya ihtiyaca uygun olmaması halinde de bunu yazılı ve sözlü şekilde bildirmiştir. Buna rağmen davacı tarafından müvekkile gönderilen faturaların bazıları, hizmet alınmadığı veya karşılığı bulunmadığı gerekçesiyle itiraza konu edilmiştir. Davacı tarafın alacak iddiası, yalnızca tek taraflı beyan ve ihtilaflı faturalara dayanmaktadır.Müvekkil şirketin, davacıyla arasındaki ticari ilişkiye aykırı herhangi bir eylemi bulunmadığı gibi, üzerine düşen tüm yükümlülüklerini eksiksiz şekilde yerine getirdiği tartışmasızdır.Davacı tarafça, müvekkilimiz aleyhine başlatılan ilamsız genel haciz yoluyla icra takibi, herhangi bir hukuki ve maddi dayanağa sahip olmaksızın, müvekkilin ticari itibarını zedelemek, baskı oluşturmak ve haksız kazanç sağlamak amacıyla yürütülmüştür.Davacının haksız ve yasal dayanaktan yoksun davasının reddine,Zamanaşımı defimizin kabulüne,Davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini..." savunmuştur.DELİLLER
:... 32. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası, fatura, cari hesap, █████/2026 tarihli bilirkişi raporu, █████/2026 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; fatura ve cari hesaptan kaynaklı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. madde uyarınca iptali talebine ilişkindir.Mahkememizce ... 32.İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ... Şirketi tarafından, borçlu ...Şirketi aleyhine 10.200,00TL asıl alacak, 7.631,14TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.831,14TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %49,25 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.Bilirkişiden alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Raporum içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, Davacı yana ait 2022-2023-2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davacı ...Şirketi tarafından incelemeye sunulan 2022-2023-2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu görülmüştür. Davalı tarafın defter ve belge sunmayacaklarına dair uyap üzerinden dilekçe sundukları, Davacı tarafın Ticari defter ve hesap ekstresine göre 01.10.2024 tarihi itibariyle cari hesabın 10.200,00TL borç bakiyesi verdiği ve Davacı tarafin bu kadarlık alacaklı olduğu, Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı..." rapor edilmiştir.Bilirkişiden alınan █████/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Davacı ... Şirketi tarafından incelemeye sunulan 2022 yılına ait Yevmiye defterinin, Defter-i Kebir defterinin ve Envanter Defterinin e. TTK. Mad. 69 hükmü uyarınca açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, Yevmiye defterinin e. TTK. Mad. 70/6-son hükmüne göre bulunması gereken kapanış (görüldü) tasdikinin mevcut olduğu, Davacı şirkete ait 2022 yılı ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulduğu kanaatine varıldığı, Takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, “Davacı ... Şirketi 2023-2024 ve 2025 yıllarında elektronik defter kullandığı, elektronik defterlere ait kanuni süresi içinde berat alma işlemi ile açılışlarını yaptıkları, 2023-2024 ve 2025 yıllarında yevmiye defterlerine ait son berat alma işlemi ile kapanış onayı aldıkları görüldü. Davacı şirkete 2023-2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu kanaatine varıldığı, “Davalı tarafın 08.01.2026 tarihinde aşağıdaki bilgileri içeriri dilekçeyi sunduğu, “ Sayın mahkemeniz nezdinde bulunan yukarıda esas numarası yazılı dosyada hukuki delil olarak dayandığımız ticari defter delilimize dayanmaktan vazgeçtiğimizi bildirir, işbu beyan dilekçemizin dosyaya atanan bilirkişi tarafından dikkate alınmasını talep eder, işbu beyanımız doğrultusunda işlem yapılmasını bilvekale talep ederiz. “Davacı tarafın Ticari defter ve cari hesap ekstresine göre 01.10.2024 tarihi itibariyle cari hesabın 10.200,00.-TL borç bakiyesi verdiği ve Davacı tarafın bu kadarlık alacaklı olduğu, Davalı tarafa ait Ticari defterlerin ve belgelerin incelemesi yapılamadığından dolayı faturaların kayıtlı olup olmadığının ve cari hesap durumunun tespiti mümkün olamadığı, Kök rapor sonuçlarında herhangi bir değişiklik olmadığı..." rapor edilmiştir.Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “DİĞER TARAFIN TİCARİ DEFTERLERİNİ İBRAZ ETMEMESİ” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.Nitekim, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile şu şekilde değerlendirmelerde bulunulmuştur: "...Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." demiştir.Bu itibarla, yukarıda yer verilen ilam ve özellikle gerekçesi ile HMK 220/3.maddesi hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı anlaşılmakla; davacı şirketin ticari defterlerinin TTK 69 ve 213 sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, takibe konu faturalara yönelik hizmetin sunulduğuna yönelik belgeleri ibraz ettiği, defterlerin usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi olan davacı lehine delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuş ve Mahkememizce davacının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtlara itibar edilerek, aralarındaki hizmet ilişkisi nedeniyle takip tarihi itibariyle davalıdan 10.200,00 TL alacaklı olduğu , davalı tarafın davacının hizmet nedeniyle yolladığı faturalara süresinde itiraz etmediği, davacı tarafından davaya konu edilen fatura içeriğindeki hizmetin verildiği ve verilen hizmetin piyasa koşullarına uygun olduğu, davacı taraf borcun ifası ve vadesine ilişkin yazılı belge sunmadığı gibi TTK 18/3 maddesine uygun olarak davalı tarafı temerrüte düşürdüğü yönünde delil de sunmadığı , bu haliyle asıl alacak yönünden alacağını ispatlasa da faize hak kazanmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, takibin asıl alacak üzerinden aynı şartlarla devamına, itiraz haksız ve alacak likit olduğundan davacı lehine hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş , fazlaya ilişkin talep reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kısmen kabulüne,2-... 32. İcra Müdürlüğü'nün ...E.sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile 10.200,00TL asıl alacak yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,3-Alacağın %20'si olan 2.040,00TL İcra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kötü niyet tazminat talebinin reddine,4-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL harçtan peşin alınan 615,40TL'nin ve davacı tarafça icra dosyasına yatırılan 89,16TL harçların toplamı olan 704,56TL'nin mahsup edilerek bakiye 27,44TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,5-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 1.968,65TL'sinden davacı tarafın, 2.631,35TL'sinden davalı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına,6-Davacı tarafından yatırılan 704,56TL peşin harç, 615,40TL başvuru harcı gideri toplamı olan 1.319,96TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen kabul edilen 10.200,00TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 10.200,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen red edilen 7.631,14TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 7.631,14TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Davacı tarafından yapılan 135,00TL tebligat, posta gideri ile 9.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.135,00TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 5.225,52TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,10-Davalı tarafından yapılan 4.000,00TL bilirkişi masrafının kabul ve red durumuna göre 1.711,90TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,11-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair tarafların yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olarak karar verildi.█████/2026Katip¸e-imzaHakim¸e-imza