Anahtar kelimeler: Süreyle Süreç Sürücü Görüşü Hukukî Taksirle Öldürme İstemlerinin Neticesinde Belgesinin

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararSUÇ
: Taksirle öldürmeHÜKÜM
:İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığınberaatineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozmaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süreyle geri alınmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiş, sanık müdafiinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, katılanlar vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin; dosya kapsamında alınan kusura ilişkin raporların eksik inceleme sonucu düzenlendiğine, sanığın olması gereken hız sınırının üzerinde aracını kullanması nedeniyle kazanın meydana geldiği ve olayda asli kusurlu olduğuna, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz sebeplerinin; Olay yerinde azami hız sınırının 50 km olduğu halde gerek sanığın beyanı (70-85km hızla gittiğini beyan ediyor), kamera kayıtları, gerekse 24,6 metre fren izinden de anlaşılacağı üzere sanığın kullandığı araçla olması lazım gelenden çok daha fazla bir süratle seyretmesi sonucu ölümlü kazanın meydana geldiği, bu şekilde sanığın tali kusurlu olduğu halde sanığın mahkumiyeti yerine "sanığın taksirinin bulunmaması" gerekçesiyle beraat kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğuna, ilişkindir.III. OLAY VE OLGULAR1. İlk Derece Mahkemesince, █████/2018 tarihinde saat 08:15 sıralarında sanık ...'in, sevk ve idaresindeki 07... plakalı mavi kasa kamyonet ile ... Pen isimli işletmeye PVC yapımında kullanılan plastik malzeme götürmek amacı ile gidiş yönü iki şeritli olan ... Caddesi üzerinden ... Mahallesi istikametine doğru seyir halinde iken aracı, gidişe göre sağ şerit üzerinde durdurup kamyonetteki yükü indirmeye başladığı, ((bankette başka bir aracın park halinde olması nedeni ile kamyoneti yolun sağ şeridi üzerinde, park halindeki aracın yanında durdurduğu)), o esnada ...'nin karşıdan karşıya geçmek için kaldırımdan yola doğru yürümeye başladığı, ...'nin kaldırımda bulunduğu sırada ... plakalı kamyonetin görüşü engellemesi nedeni ile gidişe göre yolun solundaki şeritte ilerlemekte olan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı göremediği ancak ... plakalı aracın önüne geldiğinde yola devam etmek için yolu kontrol etmediği ve yolun sol şeridine çıktığı, aynı şekilde kamyonetin görüşü engellemesi nedeni ile ...'ın da yola çıkmakta olan ...'yi farkedemediği ve ...'ye çarptığı, hastaneye kaldırılan ...'nin █████/2018 tarihinde tedavisi sürerken hayatını kaybettiği anlaşıldığı sanık ...'ın rapora göre tali kusurlu olduğu tespit edilse de, meskun mahallede hız sınırının üzerinde seyretmesi ve meydana gelen ölümün aracın çarpma anındaki hızıyla doğru orantılı bir netice olması sebebiyle meydana gelen netice, sanığın eyleminin neticedeki etkisi de göz önünde bulundurularak, sanığın taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 maddesi uyarınca mahkumiyetine verilmiştir.2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanık ...'ın, meskun mahalde seyir halindeyken mahal şartları üzerinde bir hızla seyrettiği, hızını mahal şartlarına göre ayarlamaması nedeniyle olayın meydana gelmesinde alt düzeyde tali kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, hakimin muhakeme konusu olaylar hakkında, fikir sahibi olmasının kolaylaştırılması için delillerin toplanarak ortaya konulduğu, bilirkişi düşüncesinin delil olmadığı, ancak delil hakkındaki bir açıklamadan ibaret bulunduğu, başka bir anlatımla delillerin değerlendirilmesinin aracı olduğu, hakimlerin bilirkişilerin düşünceleri ile bağlı olmadıkları, bilirkişilerin görevinin, teknik ve bilimsel alanda hakimi aydınlatmaktan ibaret olması karşısında dairemizce istinaf yargılaması sırasında izlenen olay anına ilişkin görüntüleri içeren CD içeriği gözönünde bulundurularak soruşturma ve kovuşturma aşamasında düzenlenen bilirkişi raporlarındaki sanığın alt düzeyde tali kusurlu olduğu yönündeki görüşe itibar edilmeyerek her ne kadar Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesince kazanın oluşumunda sanığın bilirkişi raporlarına göre tali kusurlu dense de meskun mahalde hız sınırının üzerinde seyretmesi ve meydana gelen ölümün aracın çarpma anındaki hızıyla doğru orantılı bir netice olması sebebiyle alt sınırdan uzaklaşılarak 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, olay anına ilişkin kamera görüntülerinde, sırt çantası takılı şekilde okula gitmek için yürümekte olan müteveffa ...'nin, sanığın gidiş istikametine göre sağ tarafındaki şerit üzerine ikinci sıra olarak park edilmiş olan ... plaka sayılı kamyonetin önüne geldiğinde etrafını kontrol etmeden, birden koşar şekilde yola çıktığı, müteveffanın ani şekilde yola çıkması nedeniyle sanığın başvurduğu fren tedbirine rağmen çarpmayı önleyemediği, izlenen kamera görüntüsüne göre aniden koşar şekilde yola giren müteveffaya çarpmaya engel olmak için alınması gerekip de sanığın almadığı bir önlemin bulunmadığı, olayın meydana gelmesini engelleyici, alabileceği bir tedbir bulunmadığı kanaatine varılarak sanığın kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE ve KARARYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;Sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde seyir halinde iken meydana gelen kaza mahallinde hız sınırının 50 km/h olduğu, Dairemizce incelenen kamera görüntüleri de dikkate alınarak yapılan değerlendirmeye göre Mahkemesince bilirkişi marifeti ile görüntüler üzerinden hız tespiti yapılarak sanığın mahal şartlarına göre hız sınırı kurallarına uyup uymadığının tespiti ile hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılanlar vekilinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.02.2026 tarihinde karar verildi.