Anahtar kelimeler: Rejiminin Anadolu İlkelere Kesinlik Kurallarına Tasfiyesi Şartı Eksiklikleri Hakim Sayisi
2. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
DAVA TÜRÜ
: Mal Rejiminin Tasfiyesi
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 18. Aile Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı vekili tarafından davanın kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı-davalı erkek tarafından açılan katılma alacağı davasında davanın kabulüne ilişkin kararın istinafı sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince "...Somut olayda dava değeri 375.000 TL olup, kısmi dava olarak açılan davada 2. kez ıslah yapılması mümkün değil ise de, HMK 109. maddenin davacıya sunduğu hukuki imkan gözetilerek davacı aleyhine kesin hüküm oluşturacak şekilde "fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı bu husustaki istinaf talebinde haklı olup, davanın taleple bağlı kalınarak kabulüne, "fazlaya ilişkin talebin reddine" ibaresinin hükümden ve gerekçeden çıkarılması gerekmiştir." gerekçesiyle davacı-davalı erkeğin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün bu yönden düzeltilmesine, davalı-davacı kadının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de, davacı-davalı erkek vekilinin dava dilekçesinde; bilirkişi tarafından belirlenecek gerçek değere göre artırılmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla mal rejiminin tasfiyesi talep edildiğinden dava belirsiz alacak davası niteliğindedir. Dava, katılma alacağı isteğine ilişkin olup belirsiz alacak davası niteliğinde olduğundan davanın kısmi dava olarak nitelendirilerek karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü gereğidir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle
1.Davalı-davacı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Davalı-davacı kadın vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!