Anahtar kelimeler: Davaitirazın Durdurduğunu Satımdan Ferilere Takiplerde Takiplerinin Sunulduğunu İlamsız Ekinde Borca

T.C.
İSTANBUL19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2026KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketi tarafından davalı aleyhine merkezi takip sistemi 2025/... esas, merkezi takip sistemi 2025/... esas sayılı dosyaları ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takiplerinin başlatıldığını, davalının tüm ferilere borca itiraz ettiğini ve icra dairesi davalının itirazı üzerine söz konusu takibi durdurduğunu, borçlunun icra takibine itirazı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Borçlu davalı ile müvekkili kurum arasındaki ticarethane abonelik sözleşmesi ve faturaların dilekçe ekinde sunulduğunu, takibe konu tüketim bedellerinin davalı tarafça ödenmediğini, davalıya karşı tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin insan müdahalesi olmaksızın endeksör cihazı ile davalı adın kayıtlı elektrik sayacından ölçülen tüketim endeks değerlerine göre tahakkuk ettirildiğini, borçlunun ilamsız takibe niteliğinden ötürü bir itiraz dilekçesi sunarak müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellediğini ve bu sayede zaman kazanmaya çalıştığını, borçlunun tamamen haksız ve kötü niyetli işbu icra takibine itirazıyla kullandığı elektrik borcundan kurtulmaya çalıştığını, bu doğrultuda hukuki hakları kötü niyetli ve haksız yönde kullandığını, hal böyle iken haksız ve kötü niyetli itirazın hükümden düşürülmesi hukukun ve hakkaniyetin bir gereği olduğunu, huzurdaki itirazın iptali davasına konu takibin dayanağı para alacağı olduğundan somut olayda 6100 sayılı HMK 6. Maddesinde düzenlenen genel yetki kuralı değil, 6092 sayılı TBK 89. Maddesindeki özel yetki kuralını nazara alarak para borçlarında borcun ifa yerinin yetkili olacağı değerlendirmesini tapmak gerektiğini, borçlu tarafından yapılan itiraz sonrası ilgili yasal düzenleme gereği dava konusu alacağın taraflar arasındaki abonelikten kaynaklanması ve bir miktar alacağın ödenmesine ilişkin olması sebebiyle taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının merkezi takip sistemi 2025/... esas, merkezi takip sistemi 2025/... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaliyle takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı yanın %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, AAÜT 16/2. Maddesinin c bendi uyarınca arabuluculuk avukatlık vekalet ücreti de dahil olmak üzere tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Davalının Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu, Vergi Usul Kanunu 177/1 maddesinde ki limitleri aşıp aşmadığı esnaf işletmesini aşan düzeyde gelir sağlayıp sağlamadığı hususlarının araştırılarak mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. ... Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Davalının Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu, Vergi Usul Kanunu 177/1 maddesinde ki limitleri aşıp aşmadığı esnaf işletmesini aşan düzeyde gelir sağlayıp sağlamadığı hususlarının araştırılarak mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir....Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Davalının Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu, Vergi Usul Kanunu 177/1 maddesinde ki limitleri aşıp aşmadığı esnaf işletmesini aşan düzeyde gelir sağlayıp sağlamadığı hususlarının araştırılarak mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.GEREKÇE
:HMK’nun 115/1. maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nun 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.Aynı Yasa'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir.Öte yandan 6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanlığınca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1).İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK 15/1).Bu haliyle, dava sebebine ve celp edilen müzekkerelere göre davalının fatura tarihleri arasında bilanço bilanço usulüne göre defter tutmadığı, tacir sıfatına haiz olmadığı, basit usul beyannamesi verdiği, basit usulde kazanç sağladığı, V.U.K. 177/1. maddesindeki limitleri aşmadığı anlaşılmış olup, davacının tacir sıfatını taşımadığı, esnaf kaydının bulunduğu, ticari işletmesi olmadığı ve yine taraflar arasındaki uyuşmazlığın da ticari nitelikte bulunmadığı açıktır. Taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı görülmekle; uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı açıktır. Bu durumda davaya bakmaya Genel Mahkemeler görevlidir. Bu nedenle, yukarıda belirtilen yasa hükümleri ve açıklamalar uyarınca davada görevli Mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;1-Davanın 6100 Sayılı H.M.K.'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,2-Görevli Mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna,3- 6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,4-Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,5-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli Mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine,Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır