Anahtar kelimeler: Netice Gebze Adlî Adalet Görüşü Başvuran İstemi Kasten Yaralama Bakanlığının
1. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Kasten yaralama
İNCELEME KONUSU
KARAR
: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Gebze 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-c, 62, 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibariyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olmakla, 01.06.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 25.12.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2026 tarihli ve KYB - ███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2026 tarihli ve KYB - ███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Kasten yaralama suçundan sanığın eylemini katılanın yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlemiş olduğundan bahisle temel cezadan artırım yapılmasına karar verilmiş ise de; sanığın eyleminin katılanın görevini yerine getirdiği esnada işlemediği, sanığın katılana yönelik basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralama eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2. maddesinde düzenlenen takibi şikayete bağlı ve uzlaşma kapsamında olan basit yaralama suçunu oluşturduğu, 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesinde yer alan 'Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin  253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.' şeklindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun'un 86. maddesinin ikinci fıkrasında ve üçüncü fıkrasının ilgili bölümlerinde; "(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine,...
(3) Kasten yaralama suçunun;
...
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
...
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, ...." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kamu davası açılmış, ancak Mahkeme eylemin kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilmiş ise de; polis memuru olan katılan ile bir sebeple polis merkezine gelen hükümlünün eşi arasındaki polis merkezinin merdivenlerindeki karşılıklı konuşmaya ve gülüşmeye sinirlenerek bu nedenle tepki gösteren hükümlünün katılanın kolun bükmekten ibaret eyleminin kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle gerçekleştirilmediği, bu itibarla hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesine göre belirlenen temel ceza üzerinden uygulanma koşulunun oluşmaması nedeniyle aynı Kanun'un 86/3-c maddesi uyarınca artırım yapılmasının isabetsiz olduğu tespit edilmiştir.
Bu hâli ile hükümlünün eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi kapsamında kaldığı ve aynı Kanun'un 73. maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olduğu, bu itibarla uzlaştırma hükümleri kapsamında bulunduğu, mağdurun da şikâyetinden vazgeçtiği anlaşılmakla, mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği tespit edilmiştir.
İnceleme konusu kararda belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!