Anahtar kelimeler: Taşması Yağış Geçidinde Kavşağı Yatağının Almaması Dere Yaşanan Kanalizasyon Seyir

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI)
: ... Genel MüdürlüğüVEKİLİ
: Av. ...DİĞER DAVALILAR
: 1- ... Savunma Bakanlığı2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı3- ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü4- ... Genel MüdürlüğüKARŞI TARAF (DAVACILAR)
: 1- ...2- ...3- ...4- ...5-...6- ...VEKİLLERİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacıların murisi ...'ın █████/2023 tarihinde Şanlıurfa İli ... Kavşağı alt geçidinde araç içerisinde yolcu konumunda seyir halinde iken yaşanan yağış sonucu dere yatağının taşması ve davalı idarelerin yeterli güvenlik önlemlerini almaması sebebiyle vefat ettiği, cenazesinin de davalı kurumların üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi sebebiyle olaydan saatler sonra bulunabildiği, şahsın vefat etmesinde davalı idarelerin açık bir şekilde ihmal ve kusuru bulunduğu, işbu dava açılmadan önce gerekli başvuruların yapıldığı ancak davalıların talebi reddettiği iddialarıyla, davacıların adı geçen murislerinin vefat etmesi sebebiyle uğradıkları zararlara karşılık olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davalıdan ayrı ayrı 100 TL olmak üzere toplam 500-TL maddi tazminatın, davacı eş ... için 500.000,00-TL, her bir çocuk için ayrı ayrı 200.000,00-TL olmak üzere 1.000.000,00-TL ve toplamda 1.500.000,00-TL manevi tazminatın davalı idarelerce davacılara ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
:...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E..., K:... sayılı kararda; somut olayda davacıların murisi, trafikte seyir halinde olan aracın yağmur sebebiyle altgeçitte biriken suya batması sebebiyle vefat ettiği, olayın araç karayolunda seyir halindeyken gerçekleşmesi karşısında, vefattan kaynaklı tazminat talebinden doğan ihtilafın trafik güvenliği kapsamında olduğu ve davalı idarelerin sorumluluğunun 2918 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 2918 sayılı Kanunun █████/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak tedbirleri kapsadığı ve bu Kanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile çalışma usullerini düzenlediği, bu kapsamda zararın sel baskından kaynaklanmasının, olayın trafik güvenliğine dayalı niteliğini değiştirmediği, vefat sebebiyle açılacak tazmin sorumluluğu davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından, ilk derece Mahkemesince verilen görevsizlik kararının 2918 sayılı Kanunun █████/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesinin gerekçesi incelenmeden ve madde lafzı yanlış yorumlanarak verildiği, gerekçedeki ifadelerden açıkça anlaşıldığı üzere bu madde ile, kamuya ait araçların sebebiyet verdikleri zararların tazmini davalarında adli yargının mı, yoksa idari yargının mı görevli olduğu noktasında yaşanan çelişkinin giderilmesinin amaçlandığı, yasa teklifinin kamuya ait araçların sebebiyet verdiği trafik kazalarından doğan zararların adli yargıda görülmesine (göreve) ilişkin bir teklif olduğunun açık ve net biçimde ifade edildiği, kabul manasına gelmemek kaydıyla, idarelerinin hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla açılmış olan işbu davanın, gerek doktrin ve gerekse yerleşik içtihatlar doğrultusunda idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlıktan kaynaklandığı, Mahkemece idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğunun Karayolları Trafik Kanunu kapsamı dışında olduğunun göz ardı edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin süre aşımı sebebiyle reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinde; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği, 'Temyiz dilekçesi' başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında; temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği, 7. fıkrasında; temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararların, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verileceği hükme bağlanmıştır.█████/2015 tarih ve 29413 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin İdari İşler ile Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesi Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 95. maddesinin 6. fıkrasında; "Herhangi bir nedenle elektronik ortamda işlem yapılamaması halinde durum bir tutanakla tespit edilir ve işlem fizikî ortamda yapılır. Elektronik sistem açıldığında fizikî ortamda yapılan işlemler gecikmeksizin elektronik ortama aktarılır. Bu durumda kanun yolu başvuru dilekçesi tutanağın düzenlendiği tarihte verilmiş sayılır." hükmüne, 9. fıkrasında; Taraf vekillerince UYAP üzerinden güvenli elektronik imza ile kanun yolu başvuru dilekçesi gönderilebilir. Bu işler için ayrıca elle atılmış imzalı belge istenmez. Avukatların UYAP Avukat Bilgi Sistemi üzerinden kanun yolu başvuru dilekçesi gönderebilmeleri için güvenli elektronik imza sahibi olmaları gerekir. Kanun yolu harçları avukat tarafından elektronik ortamda mahkeme veznesi hesabına aktarılır. Ayrıca bu işlemlerin Barokart veya kredi kartı gibi ödeme araçlarıyla yapılması sağlanabilir. Kanun yolu başvurusu, dilekçenin UYAP üzerinden mahkeme ekranlarına düştüğü tarihte yapılmış sayılır. İşlem sonucunda başvuru sahibinin elektronik ortamda erişebileceği bir alındı belgesi oluşturulur." hükmüne yer verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden; davalı idarelerden Karayolları Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekilinin kayıtlı UETS adresine █████/2024 tarihinde konulduğu ve mevzuat gereği belirlenen süre sonunda otomatik olarak usulüne uygun olarak █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin █████/2024 tarihli yazısı ile anılan karar süresi içerisinde (30 gün) temyiz edilmediğinden dosyanın görüldüğü... İdare Mahkemesi'ne gönderildiği, akabinde █████/2025 tarihinde ...İdare Mahkemesi'nce hataya düşülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının taraflara yeniden tebligatının yapıldığı ve yapılan tebligatın mevzuat gereği belirlenen süre sonunda otomatik olarak usulüne uygun olarak davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekiline █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından █████/2025 tarihinde ... İdare Mahkemesinin kaydına giren dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu dosyada mevcut bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesi kararının davalı idare vekilinin kayıtlı UETS adresine █████/2024 tarihinde konulduğu ve yapılan bu ilk tebligatın mevzuat gereği belirlenen süre sonunda otomatik olarak usule ve mevzuata uygun şekilde █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, anılan tebligatın geçerli olduğu ve İdare Mahkemesince █████/2025 tarihinde yapılan ikinci tebligatın temyiz kanun yolu süresini canlandırmayacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.Bu nedenle, söz konusu Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı █████/2024 tarihinden itibaren otuz gün içinde (en son █████/2024 tarihinde) temyiz isteminde bulunulması gerekirken, █████/2025 tarihinde ...İdare Mahkemesinin kaydına giren dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılan davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesine süre aşımı nedeniyle imkan bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle,1. TEMYİZ İSTEMİNİN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,2. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına3. 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.