Anahtar kelimeler: Ölen Ölümü Ermesi Süreç Görüşü Hukukî İstemlerinin Etme Beraatine Taksirle
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇ
: Taksirle öldürme
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın beraatine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Katılan ...'in istinaf yargılaması aşamasında 11.07.2020 tarihinde öldüğü, katılanın ölümü ile vekalet ilişkisinin sona ermesi nedeniyle, katılan vekilinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca ölen adına hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan ... vekili ve katılanlar ... ve ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf talepleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporlarına göre sanığın kusurlu olduğuna, beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; sanığın hızlı ve kontrolsüz araç kullanmakla meydana gelen kazada asli kusurlu olduğuna, beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri; sanığın savunmalarında ölen sürücünün kullanmakta olan aracın cebe girmek üzere dönüş hazırlığı yaptığını gördüğünü beyan etmesine karşın, kavşağa yaklaşırken hızını azaltmayarak ve gerekli tedbirleri almayarak dört kişinin ölümüne sebep olduğuna, sanığın asli kusurlu olduğuna, bilinçli taksir hükümleri uygulanarak üst sınırdan cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 14.05.2017 günü saat 05.15 sıralarında sanığın sevk ve idaresinde bulunan otomobil ile gece vakti, bölünmüş iki şeritli, azami hız limitinin 110 km/s saat olduğu, kaza noktasının 200 metre gerisinde kavşak yaklaşım levhasının, kaza noktasına 3,5 metre mesafede U dönüşü yasak levhasının bulunduğu, meskun mahal sınırları dışındaki yolda sol şeritte seyri sırasında olay mahalli cepli kavşağa geldiğinde aracının ön kısımları ile, bölünmüş yolun karşı yönünden seyirle dönüş yapmak üzere kavşağa giren sürücü ...'in sevk ve idaresindeki aracının sağ yan kısımlarının çarpışması neticesinde sürücü ... ve aracında bulunan üç kişi olmak üzere dört kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde; Yerel Mahkemece, kaza tespit tutanağı ve kovuşturma aşamasında keşif üzeri alınan 31.01.2018 tarihli bilirkişi raporu ve ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 03.05.2018 tarihli raporunun dosya kapsamı ve oluşa uygun olduğu, buna göre sanığın dört kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında TCK'nın 85/2. maddesi gereğince mahkumiyet kararı verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kusur durumunun tayini bakımından dosya bilirkişiye tevdii edilmiş ve 07.08.2020 tarihli ... Üniversitesinde görevli üç kişilik bilirkişi heyeti raporunda; ölen sürücünün asli kusurlu, sanığın ise kusursuz olduğu yönünde görüş mütalaa edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, ölen sürücünün U dönüşünün yasak olduğu cepli kavşağa geldiğinde sola dönüşe geçmeden önce bölünmüş yolda düz seyreden ve geçiş önceliğine sahip olan sanık yönetimindeki aracın geçmesini beklemesi ve bu aracın emniyetli bir şekilde geçmesinden sonra sola dönüşe başlaması gerekirken, bu kuralara uymayarak sola dönerek aniden hız sınırları içerisinde seyretmekte olan sanığın kullanmakta olduğu aracın önüne çıkarak dört kişinin ölümü ile sonuçlanan kazaya sebebiyet verdiği, olay sırasında sanığın hız sınırını aştığına dair herhangi bir tespitin olmadığı, bu itibarla sanığın kusursuz olduğu yönünde görüş bildiren ve soruşturma aşamasında alınan ... Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nin 15.06.2017 tarihli raporu ile istinaf aşamasında alınan ... Üniversitesi'nin 07.08.2020 tarihli raporunun oluşa uygun olduğu ve meydana gelen kazada sanığın kusurunun bulunmadığı kabul edilerek, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
A. Katılan ... vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Katılan ...'in istinaf yargılaması aşamasında 11.07.2020 tarihinde öldüğü, 5271 sayılı CMK'nın 234. maddesi gereğince katılanın ölümü ile birlikte katılma kararının hükümsüz kaldığı, Bölge Adliye Mahkemesince katılanın yasal mirasçılarının duruşmalardan haberdar edildiği ancak mirasçıların davaya dahil olmadıkları, katılanın ölümü ile katılmanın hükümsüz kalması ve ölüm ile vekalet ilişkisinin sona ermesi nedeniyle katılan vekilinin ölen adına hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, ölen katılan adına temyiz isteminde bulunan vekilin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanunun 298. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
B.Katılan ... vekili ve katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre;
Olay günü, sanığın sevk ve idaresindeki araç ile gece vakti, görüşün far ışığı ile sağlandığı, azami hız limitinin 110 km/s olduğu, kaza noktasının 200 metre gerisinde kavşak yaklaşım levhasının bulunduğu meskun mahal sınırları dışındaki Devlet karayolunda seyri sırasında, kaza mahalline yaklaştığında, aşamalardaki beyanları ile sabit olduğu üzere, dönüş hazırlığı yapan ölen sürücünün aracını gördüğü, araç içindeki sürücü ve yolcu hareketliliğini dahi farkettiği, bu itibarla sanık bakımından ölen sürücünün görülememesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, sanığın güzergahında bulunan kavşak yaklaşım levhasını dikkate alarak hızını azaltması gerektiği gibi her ne kadar geçiş önceliği sanıkta olsa da, dönüş hazırlığı yapan sürücüyü gördüğünde teyakkuzda seyretmesi gerektiği, dosya kapsamında yer alan fotograflar, kazaya karışan ve içinde ölenlerin bulunduğu aracın ortadan ikiye bölünmesi ve bölünen parçaların hasar durumu, sanığın aracının kaza noktasından 76,5 metre sonra durabilmesi gibi olgular dahilinde sanığın 2918 sayılı Kanun'un 52/1-a maddesi gereğince kural ihlalinin bulunduğu, buna göre sanığın alt düzeyde tali, ölen sürücünün ise asli kusurlu olduğu yönünde görüş bildiren İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 03.05.2018 tarihli raporunun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla, alt düzeyde tali kusuru ile dört kişinin ölümüne sebebiyet veren sanığın 5237 sayılı TCK'nın 85/2 maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi yerine yazılı şekilde beraat hükmü kurulması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılan ... vekili ve katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
:
Sanık hakkında meydana gelen kaza sonrasında Mahalli Bilirkişi ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporlarında tali kusurlu olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi tarafından mahkumiyet kararı verilmiştir.
Dosyanın istinaf edilmesi nedeniyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi tarafından yapılan incelemede İ.T.Ü trafik kürsüsünden alınan raporda sanığın kusursuz olduğu bildirildiğinden beraat kararı verilmiştir.
Sanığın meydana gelen kazada kullandığı aracın hızının tespit edilemediği, ancak sanığı tali kusurlu olarak tespit eden raporlarda hızının gerekçe gösterildiği, aracın kaza sonrası durumu ve sanığın kullandığı aracın fren mesafesinin dikkate alındığı, hıza ilişkin somut bir tespit bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesinin beraat kararının yerinde olduğu görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 24.02.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!