Anahtar kelimeler: Denizköşkler Önleri Saatli Skhariç Ambarlı Adresli Avcılar Sok Hasara Küçükçekmece

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket tarafından, davalı-borçlu aleyhinde Avcılar Denizköşkler Mah. ... Sok ...adresli 30.05.2022 tarihli 09:00 saatli hasara ilişkin olarak Küçükçekmece İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ve Avcılar Ambarlı Mah. ... Sk. ... önleri adresli 28.06.2022 tarih ve 09.00 saatli hasara ilişkin olarak Küçükçekmece İcra Dairesi ... E. sayılı dosyalar ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalılar tarafından itiraz edildiğini, takibe konu borcun bir haksız fiilden meydana geldiğini, davalıların altyapı çalışması yapılırken Türk Telekom güzergah ve kablosuna hasarlamak suretiyle zarar verdiğini, söz konusu hasara ilişkin ivedilikle inceleme yapılıp hasar yerinde ilgili tutanaklar tutulduğunu, meydana gelen hasarların giderilmesi sırasında yapılan işlemler ve kullanılan malzemeler ile ilgili olarak teknik ekiplerce günlük ekip iş raporları ve keşif belgeleri düzenlendiğini, dilekçe ekinde de görüleceği üzere 2 ikmal tablosu içeren belgelerdeki bedel toplamının hasar bedeli toplamı olduğunu, dilekçe ekine sunulan hasar tespit tutarı formu ve eklerinde de görüleceği üzere kesin hak ediş sebebiyle olduğunu, asıl alacağa ticari uyuşmazlıklarda uygulanması gereken reeskont avans faizi uygulanarak hesaplama yapılması gerektiğini, İstanbul Arabuluculuk Bürosunun dosya no ██████████ ile başvuru yapılmış ise de yapılan görüşmelerden sonuç alınamamış ve anlaşma sağlanamamış olduğunu, izah edilen sebeplerle davanın kabulüne, itirazların iptaline ve yukarıda esas numaraları sayılı takiplerin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; Zamanaşımı itirazları olduğunu, işbu davada İstanbul Anadolu adliyesi mahkemeleri yetkili olduğunu, müvekkili şirketin taraf sıfatı (davalı sıfatı) (pasif husumet) bulunmamakta olup, davanın sadece diğer davalı ... Şirketi'ne yönlendirilmesi gerekirken hatalı şekilde dava ikame edildiğini, müvekkili şirketin ilgili işler yüklenicileri aracılığıyla anahtar teslim götürü usulü yapmakta olduğunu, Müvekkili Şirket’in söz konusu güzergâhta bizzat yürüttüğü herhangi bir çalışma bulunmadığını, müvekkili şirket ile Armağan arasında akdedilen sözleşmenin ilgili maddesi gereğince, çalışmalar sırasında doğacak bütün zarar ve ziyandan yüklenici, diğer davalı sorumlu olacağını, davacı tarafından davadaki taleplerin ayrı ayrı dokümanlar ile belgelendirilmesi gerekir iken davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen tutanaklar ile Müvekkil Şirket'ten taleplerde bulunulmasının kabul edilemez olduğunu, davacı idarenin, zaten sabit olan aylık personel giderlerini de bu kazılarla ilgili maliyetlere yansıttığını, dava konusu adreste keşif yapılarak, hatların derinliği ve yerinin tespiti gerekmekte olduğunu, davacı şirket tarafından dava konusu hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutulup, araç temin edilerek harcama yapıldığına dair her hangi bir delil ve fatura sunulmadığı, bu sebeple davacı tarafça montaj, personel ve araç bedeli olan tutarların talep edilemeyeceğini, T.M.K. 6. ve B.K. 41 maddesi hükümlerine göre zararın ve illiyet bağının ispatının davacıya ait olduğunu, davacı tarafından gösterilen ve bu doğrultuda toplanan deliller zararın davalı şirket tarafından meydana getirildiğini kanıtlamaya yeterli olmadığını, zararın meydana gelmesinde Müvekkili Şirket'in bir kusuru varsa bile, davacının da kusur oranının tespitinin yapılması gerektiğini, izah edilen sebeplerle öncelikle davanın pasif husumet yokluğundan müvekkili şirket adına usulden reddine, mahkeme aksi kanaate ise, işin esasına girildiği takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; Zamanaşımı ve yetki itirazları olduğunu, müvekkili şirketin taraf sıfatı (davalı sıfatı) (pasif husumet) bulunmamakta olup, davanın sadece diğer davalı ... A.Ş'ye yönlendirilmesi gerekirken hatalı şekilde dava ikame edildiğini, davacı tarafından başlatılan Küçükçekmece İcra Dairesi ... E. Sayılı icra takibine sunulan hasar tespit tutanağında hasar tarihi █████/2022 olarak gösterilmiş ancak müvekkil şirketin zikredilen tarihte değil █████/2022 tarihinde ilgili adreste çalışmada bulunduğunu, dolayısıyla davacının iddia ettiği hasar ile müvekkil şirketin herhangi bir alakası bulunmadığını, ancak diğer davalı ... A.Ş'nin başkaca yüklenici firmalarla da anlaşması söz konusu olup bahsi geçen adreste o tarihte muhtelif yüklenici bir firmanın çalışma yapmış olabileceğini, davacı tarafından dava dilekçesi ile birlikte bir takım açıklamalar yapılmakla birlikte hiçbiri uğradığını iddia ettiği zararı açıklar nitelikte olmadığını, davacının zarar iddiaları ispata muhtaç olduğu gibi ispat yükü de bizzat davacı üzerinde olduğunu, davacı idarenin, zaten sabit olan aylık personel giderlerini de bu kazılarla ilgili maliyetlere yansıttığını, dava konusu adreste keşif yapılarak, hatların derinliği ve yerinin tespiti gerektiğini, davacı şirket tarafından dava konusu hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutulup, araç temin edilerek harcama yapıldığına dair her hangi bir delil ve fatura sunulmadığını, bu sebeple davacı tarafça montaj, personel ve araç bedeli olan tutarların talep edilemeyeceğini, gerek hasarın meydana geliş şekli, gerekse hasara ilişkin zarar hesabı yalnızca davacının beyanları ve belgeleri ile oluşturulduğundan ve hukuki anlamda kesinlikle delil niteliği taşımayacağından Sayın Mahkemece dikkate alınmaması gerektiğini, öncelikle davanın pasif husumet yokluğundan müvekkili şirket adına usulden reddine, mahkeme aksi kanaate ise, işin esasına girildiği takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Davalının Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 46.143,77 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, Davalının Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 1.939,48TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine," karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davalılar tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, olayda davacının kusurunun dikkate alınmadığını, işin anahtar teslimi diğer davalı yükleniciye verildiğini, kendilerinin olayda kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ileri sürmüştür.
Davalı .... Ltd. Şti vekili istinaf dilekçesinde; Hasarın müvekkili tarafından verilmediğini, davacının kusurunun dikkate alınmadığını, zararın usulüne uygun belirlenmediğini, ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; haksız eylemden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.
Sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği davalılar arasında akdedilen sözleşme hükümlerinin üçüncü kişi konumunda olan davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, yüklenici tarafından yapılan işin denetim ve kabulünün asıl işverende olduğu gözetildiğinde zarardan birlikte sorumlu oldukları, Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya atfedilebilecek bölüşük kusurun tartışıldığı, davacıya kusur atfedilmemesinin dosya kapsamına uygun olduğu, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı █████/2025 günlü kararına yönelik davalılar vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.284,56 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 821,40 TL'nin mahsubuyla bakiye 2.463,16 TL harcın davalı ... Anonim Şirketi'nden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.284,56 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 821,40 TL'nin mahsubuyla bakiye 2.463,16 TL harcın davalı ... ...Limited Şirketi'nden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!