Anahtar kelimeler: Etmeksizin Getirerek Edimlerini Muhtelif Danışmanlık Akdedildiğini Ödemediğini Zamanında Yazim Gönderdiğini

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında █████/2024 tarihli danışmanlık hizmet sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme uyarınca müvekkilinin edimlerini zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirerek davalıya █████/2024 ile █████/2025 tarihleri arasında toplam bedeli 348.960,00 TL olan muhtelif faturalar düzenleyip gönderdiğini, davalı şirketin bu faturalara itiraz etmeksizin ticari defterlerine işlediğini ancak fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan ... 6. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının iddialarını yazılı delillerle ispatlayamadığını, faturanın tek başına alacağın varlığına delil teşkil etmeyeceğini ve ürünlerin teslim edildiğinin yasal delillerle ispatlanması gerektiğini, bu hususta Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin E.█████████, K.██████████ sayılı kararına dayandığını, davaya konu alacağın TBK ve TTK uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu belirterek zamanaşımı def'inde bulunduklarını, ayrıca müvekkil şirketin merkezinin Ordu ili Altınordu ilçesinde olması ve sözleşmenin ifa yerinin ... olmaması nedeniyle HMK'nın 6. ve 10. maddeleri uyarınca ... Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkisine itiraz ettiklerini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER
: Arabuluculuk son tutanağı, ... 6. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı takip dosyası, █████/2024 tarihli danışmanlık hizmet sözleşmesi, davaya konu faturalar, tarafların ticari defter ve kayıtları, Ba-Bs formları, █████/2025 tarihli SMMM bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı..
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, danışmanlık hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Taraflar arasında █████/2024 tarihli danışmanlık hizmet sözleşmesi bulunduğu, davacı vekilinin müvekkilinin sözleşme kapsamındaki hizmetleri ifa ederek faturalar düzenlediğini, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı talep etmesi üzerine bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise öncelikle yetki ve zamanaşımı itirazında bulunduğu, esasa ilişkin olarak da hizmetin ifa edildiğinin ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istediği görülmüştür.
İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." ve 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 348.960,00 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ... 6. Genel İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nın 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük yasal süresi içerisinde █████/2025 tarihinde icra dairesine başvurarak borcun aslına ve ferilerine itiraz ettiği, İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde █████/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmünü amirdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2019 tarih ve ███████-823 Esas, ████████ Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu ve faturanın içeriğinin kabul edildiği yönünde güçlü bir karine oluşur. Bu durumda ispat yükü yer değiştirir ve faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığını veya borcun ödendiğini ispat yükü, faturayı defterlerine kaydeden tarafa geçer.
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi Arzu Şeftalici tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda, tarafların ticari e-defterleri, belgeleri, Ba-Bs formları ve karşılaştırmalı alış-satış analizleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; taraflar arasındaki ticari ilişkinin █████/2024 tarihinde başladığı ve açık cari hesap şeklinde çalıştıkları, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından ticari defterlere işlendiği, yapılan ödemeler ve iade faturaları düşüldükten sonra █████/2025 tarihi itibarıyla davacı kayıtlarında 348.969,00 TL alacak, davalı kayıtlarında ise aynı tutarda borç bakiyesi bulunduğu, her iki tarafın ticari kayıtlarının birbiriyle ve vergi dairesi kayıtlarıyla uyumlu olduğu, bu meblağın icra takibine konu edilen 348.960,00 TL asıl alacak ile de uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
Davalı vekili █████/2026 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, raporun eksik incelemeye dayandığını, faturanın tek başına borcun varlığını ispatlamayacağını, hizmetin ifa edildiğine dair bir tespit yapılmadığını, bilirkişinin hukuki değerlendirme yaparak yetkisini aştığını, zamanaşımı ve yetki itirazlarının raporda değerlendirilmediğini, raporun denetime elverişli olmadığını belirterek rapora itiraz etmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, tarafların ticari defter ve belgeleri, Ba-Bs formları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan █████/2025 tarihli SMMM bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Taraflar arasında █████/2024 tarihli danışmanlık hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya faturalar düzenlendiği, davalının bu faturaları TTK'nın 21/2. maddesinde öngörülen sekiz günlük süre içerisinde itiraz etmeksizin kendi ticari defterlerine kaydettiği, bu durumun Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin ve fatura içeriğinin kabul edildiğine dair güçlü bir karine teşkil ettiği, ispat yükünün yer değiştirdiği ve borcun bulunmadığını veya ödendiğini ispatla yükümlü olan davalının bu hususu yasal delillerle ispatlayamadığı, aksine, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davalının kendi ticari defterlerinde dahi takip konusu alacak miktarı ile uyumlu borç kaydının bulunduğunun kesin olarak saptandığı, davalının bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının, raporun tarafların ticari kayıtları gibi somut ve teknik verilere dayanması ve hukuki değerlendirmenin mahkememize ait olması karşısında yerinde görülmediği; alacağın varlığı ve miktarı, davalının kendi ticari kayıtları ile sabit olduğundan likit (belirlenebilir) nitelikte olduğu, bu nedenle davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu ve davacının İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatı talep etme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile, davalı borçlunun ... 6. Genel İcra Müdürlüğünün ██████████ esas sayılı icra takibine yaptığı █████/2025 tarihli İTİRAZININ İPTALİ ile takibin 348.960,00 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,
2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 348.960,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 69.792,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kabul edilen 348.960,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 23.837,46 TL karar ve ilam harcından 4.214,57 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 19.622,89 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 4.214,57 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.917,47 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının karşıladığı 565,00 TL yazışma gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.565,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 348.960,00 TL üzerinden takdir edilen 55.833,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!