Anahtar kelimeler: Şerefi Saygın Adamı Grubunun Yaşam Kasti Verecek Kişilik İçindeki Kurulmuş

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
Birleşen İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas Sayılı Dosyasında;
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket ... A.Ş. ve kendisine bağlı bulunan ... Grubu'nun iş adamı müvekkilimiz ... tarafından kurulmuş saygın bir tüzel kişilik olduğunu, davalılardan ..., müvekkilleri aleyhine, kişilik haklarıma, ticari adı, şerefi ve itibarına zarar verecek, ekonomik yaşam içindeki yer ve durumunu kasti şekilde lekelemeyi hedef aldığını,06.05.2019-07.05.2019-10.05.2019tarihlerinde, www...net isimli internet sitesinde, gerçek ile bağdaşmayan mesnetsiz haberler yayınladığını, davalılar, uzun süreden beri "haber verme" adı altında, basın özgürlüğü ilkelerini suistimal ederek, müvekkillerine yönelik olarak gerçek dışı haberleri kamuoyuna sunmayı alışkanlık haline getirdiklerini, müvekkilleri hakkında, internet üzerinden kesintisiz. yayın yapan www...net isimli internet sitesinde 06.05.2019, 07.05.2019 ve 10.05.2019 tarihlerinde yayınlanan gerçek dışı ve mesnetesiz haberlerle, müvekkillerinin kişilik hakları, şerefi, onuru ve ticari itibarlarına kasten zarar verilmesi sebebi ile toplam 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilerek, yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; Davalı ...nin sahibi olduğu ve internet üzerinden kesintisiz yayın yapan www...com.tr isimli internet sitesinde █████/2019 tarihinde ve aynı yazının revize edilmiş hali olan █████/2019 tarihli "...I" başlıklı yazı ile müvekkillerinin kişilik haklarının ihlal edilmesi şerefi, onuru ve ticari itibarlarına kasten zarar verilmesi sebebiyle maddi tazminat talep hakları saklı kalmak kaydı ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine hükmün Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek iki gazetede yayınına dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; "...Asıl davanın kısmen kabulü ile,12.000,00 TL manevi tazminatın 10.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı mübariz gurbanoğlu'na verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın 10.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, hükmün gazetede yayımlanması isteminin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın 16.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Hükmün gazetede yayımlanması isteminin reddine,..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Dairemizin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında; "İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3. maddesi gereğince kaldırılmasına" karar verilmiş İlk derece mahkemesince görevsizlik kararı verilmiş ve dosya Ticaret mahkemesine tevzi olunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; "Davanın 7155 sayılı Kanunun 26. maddesinde belirtilen yürürlük tarihi olan █████/2019 tarihinden sonra açıldığı, davanın tazminat davası olduğundan zorunlu arabuluculuk durumunun söz konusu olduğu ve davacının arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı gerek kendi beyanından gerekse dosya muhtevasından anlaşılmakla, öte yandan arabuluculuk dava şartı noksanlığının giderilebilen dava şartı eksikliklerinden olmadığı açık olmakla 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun m.18/A-f.2 hükmü gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine," karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davacılar tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Davaların ticari dava olmadığını, kişilik haklarının zedelenmesinden kaynaklandığını, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini dava açılırken arabuluculuk şartının öngörülemeyeceğini, Ticaret mahkemesince süre verilmesi gerektiğini, gerçek kişi tarafından açılan davanın tefrik edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; Kişilik haklarının zedelenmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Dosyanın incelenmesinde davacıların tacir olduğu, dava konusu haberlerin davalının ticari faaliyeti kapsamında olduğu, haberler sebebiyle asıl ve birleşen davada davacı tacirlerin kişilik haklarının zedelendiğinin, ticari itibarlarının zarar gördüğünün ileri sürüldüğü bu hali ile dava konusu eylemin her iki tarafın ticari işletmeleriyle ilgili olduğu, tarafları da tacir olan uyuşmazlığın ticari dava olarak Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği,█████/2019 tarihinde yürürlüğe 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun madde 5/A maddesine göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlendiği,
Dava tarihinin 24.05.2019 olduğu Dairemizce █████/2024 tarihinde Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu yönünde karar verildiği, Ticaret Mahkemesinde █████/2025 tarihinde yapılan duruşmada; "Davacılar vekiline arabuluculuk son tutanak aslını veya onaylı suretini sunması hususunda tebliğden itibaren 1 (bir) haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın usulden red edileceğinin ihtarına, işbu tensip tutanağının tebliği ile ihtarın yapılmış sayılmasına" karar verildiği, davacının, dosya Ticaret Mahkemesine tevzi edilmeden önce arabulucuya başvurma imkanının bulunduğu, ancak davacılar tarafından arabulucuya başvurulmamış olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı █████/2025 günlü kararına yönelik davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6-Karar tebliği ve harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi Dairemizce yapılmasına, harç ve avans iadesi işlemleri ile 6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!