Anahtar kelimeler: Taşıma Tanzim İlişki Anadolu Hizmeti Şirkete İlamda Özetle Usulüne İstanbul

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklanan)Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen hükme karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDavacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkili şirket tarafından davalı şirkete usulüne uygun olarak verilen taşıma hizmeti karşılığında müvekkili şirket tarafından tanzim edilen █████/2018 tarihli ... numaralı ve 5.195,40 TL bedelli, █████/2018 tarihli ...... numaralı ve 3.947,82 TL bedelli ve █████/2018 tarihli ... numaralı 1.315,94 TL bedelli faturalar karşılığı toplam 10.459,16 TL fatura alacağının davalı tarafından ödenmediğini, müvekkili tarafından söz konusu alacağın davalıdan defalarca talep edilmişse de ödenmemesi üzerine İstanbul...... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak herhangi bir anlaşmaya varılamadığını, davalının borca ve ferilerine itirazının haksız, mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu, bu nedenle eldeki davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek, İstanbul.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı şirket tarafından müvekkili şirkete kesilen takip konusu faturalara dair mal ve hizmetin alınmadığını, dava konusu faturaların tamamının müvekkili tarafından davacı şirkete iade edildiğini, davacının iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının faturası kesilen mal veya hizmetin müvekkili şirkete teslim edildiğine ilişkin herhangi bir belge bulunmadığını, fatura kesilmiş olmasına rağmen gerçekte mal teslimi yapılmamış ve hizmet tamamlanmamış ise faturanın delil olabilme niteliğinden yararlanmanın mümkün olmadığı gibi, KDV hariç fatura bedeli kadar borçlandığını söyleminin de mümkün olmadığını, zira sadece faturanın tebliğ edilmesi ve tebliğden itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemesinin sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtı olmadığı gibi malın teslimi veya hizmetin görüldüğünün de kanıtı olmadığını, bu nedenle sözleşmesel ilişkinin inkârı hâlinde faturayı düzenleyen kişinin ilişkinin varlığını ve malın teslimi veya hizmetin tamamlandığını kanıtlaması gerektiğini, faturanın ancak teslimden sonra ya da hizmetin tam olarak ifasından sonra düzenlenebileceğini, davacının dava dilekçesinde sunmuş olduğu faturaların müvekkili şirketçe iade edildiğini, davacının bu durumda malları teslim ettiğini ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddine, kötü niyetli davacının dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...davanın taşıma hizmeti veren davacının vermiş olduğu hizmete karşılık davalı adına düzenlediği faturalar sebebiyle ödenmeyen alacağının tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davası olduğu, davacının takibe konu ettiği üç adet fatura için alacaklı olduğu iddiasıyla yaptığı takibin itiraz ile durması neticesinde takibin devamı için itirazın iptali davası açıp eldeki davayı ikame ettiği, mahkememizce aldırılan █████/2021 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda davalı tarafın davacı tarafa █████/2018 tarihinde ..., ..., ... nolu iade faturalarını düzenleyerek davacı tarafa olan borcunu kapadığı, bu faturaların ise davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının bildirildiği, mahkememizce uyuşmazlığa konu faturalar taşıma işinden kaynaklanmakla işin hususiyeti sebebiyle taşıma alanında uzman bir bilirkişiden ilk rapora yapılan itirazların da değerlendirilmesi suretiyle yeni bir bilirkişi raporu alındığı, █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda değinildiği üzre, muhasebesel olarak incelenen taraf defterlerindeki hesap hareketlerinin birbirini teyit ettiği, davacının davalıya ilk önce 25.09.2018 tarihli 25.167,48TL tutarlı Nakliye bedeli (Yabancı) açıklamalı fatura düzenlendiği, daha sonra 01.10.2018 tarihinde ... konusu taşıma alıcısına teslim edildikten sonra 11.497,44-TL tutarlı “nakliye bedeli” açıklamalı, 02.10.2018 tarihinde ise 12.376,65TL tutarlı “diğer hizmetler' açıklamalı, 9.818,12TL tutarlı *elleçleme bedeli” açıklamalı ve 3.466,85TL tutarlı “bekleme bedeli” açıklamalı olmak üzere 3 fatura daha düzenlendiği, dosya kapsamında ihtilafa konu olan son üç faturanın dayanaklarının sunulmadığı, ancak taşıma bilirkişisi tarafından tesbiti yapıldığı üzere faturaların dosyaya sunulu 3 adet ...'ye ait olduğu ve bu taşıma işleri sebebiyle düzenlendiğinin kabul edilmesi gerekeceği, 6 adet fatura karşılığı toplam 62.326,54-TL'nin davalı tarafından 11.10.2018 tarihinde davacıya ... aracılığıyla ödendiğinin dosya kapsamında sabit olduğu, taşıma için ... düzenlenmesi akabinde veya en geç teslimden hemen sonra navlun faturasının düzenlenmesinin sektör teamülleri gereği esas olduğu, taraflar arasında karşılıklı iade olunan ve davacının düzenleyip takip konusu yaptığı faturalarla ilişkilendirilebilecek dayanak belgelerin dosya kapsamında sunulu olmadığı, söz gelimi taraflar arasında gümrükleme, ara nakliye, hammaliye , bekleme gibi hizmetlerin ne tutarda ve ne şekilde birim fiyatlandırılarak faturalandırılacağına dair taraflar arasında her hangi bir sözleşmenin veya icabın-kabulün de bulunmadığı, takibe konu faturalardaki açıklamalar "gümrükleme- ara nakliye, 2 gün bekleme, hammaliye" olmakla ,taşımaya konu her üç ... belgesinden anlaşıldığı üzre taşımaya konu emtianın alıcı kaşesine göre █████/2018 tarihinde teslim edildiği, gümrükleme işleminin ise tabiatı itibari ile daha önce yapıldığı, yine incelenen ... belgelerinden taşıyıcının emtianın gönderenden teslim alınmasında veya alıcıya teslim edilmesinde beklendiğine dair her hangi bir şerhin de mevcut olmadığı, takibe konu edilen faturalarda taşıma işini yapan araçların plakasının , sefer tarihinin, taşınan yükün miktarının, alıcının ve benzeri bilgilerin mevcut olmadığı, haricen tutulmuş herhangi bir bekleme tutanağının da bulunmadığı bu kapsamda beklemenin ne kadar süre olduğu, ne kadar yükle hangi araçların beklediği ve benzeri veriler mevcut olmadan davacının düzenlemiş olduğu salt faturalarla davalıyı borçlandıramayacağı dosya kapsamından anlaşılmakla İstanbul....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibin dayanağı olan üç adet faturaya konu hizmetin dayanak belgelerinin söz konusu faturalarla irtibatı tespit edilemediğinden davalının takibe yaptığı itirazın yerinde olduğu mahkememizce değerlendirilmiş ve █████/2021 tarihli bilirkişi raporu gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alınmış " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince eksik ve hatalı inceleme yapıldığını, dava konusu faturaların dayanağını oluşturan Uluslararası Taşıma Senetleri/...'lerin tercümeleri ile birlikte sunulduğunu, ana dayanağı dosyada mevcut ...'ler olan dava konusu üç faturanın her birinin en alt kısmında bulunan not bölümünde taşıma işini yapan aracın plakasının (......) yazılı olduğunu, bu plakanın dosyada mevcut ...'lerdeki araç plakası ile aynı olduğunu, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen dava konusu faturaların, dava konusu yurt dışı taşımalarını fiilen üstlenen yabancı nakliye firması tarafından dava konusu taşımalara istinaden müvekkili şirkete verilen bilgiler ve gönderilen faturalar esas alınarak tanzim edildiğini, alınan bilirkişi raporları arasında mübayenet olduğunu,12.04.2021 tarihli raporda müvekkili şirketin davalıdan 31.12.2018 tarihi itibariyle 10.459,16TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, 28.11.2018 tarihli ....... Kayıtlı Elektronik Posta yazışmalarından görüleceği üzere, davalı tarafça müvekkili şirkete iade edildiği iddia edilen faturaların, müvekkili şirket tarafından kabul edilmeyerek davalı tarafa iade edildiğini, bu faturaların müvekkili şirket kayıtlarına alınmayacağının açıkça bildirildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇEDava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, takibe dayanak faturalardan ikisinin diğer hizmetlere, birinin beklemeye ilişkin olduğu, davacı tarafından İstanbul'dan Almanyada üç farklı alıcıya brüt 18,440 kg emtianın sevk edildiği, davacının davalıdan emtiayı teslim alan akdî taşıyıcı olduğu, fiili taşımayı ise Sırbistan firmasının üstlendiği, her üç ... belgesinin üzerinde yer alan kaşe ve tarihe göre 28.09.2018 tarihinde teslim edildiği anlaşılmaktadır.İstanbul.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 10.459,16 TL asıl alacağın tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.Hükme esas alınan mali bilirkişi raporunda; tarafların 2018 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yapıldığı, davacı kayıtlarına göre davacı tarafın davalı taraftan █████/2018 tarihi itibariyle 10.459,16 TL alacaklı olduğu; davalı kayıtlarına göre █████/2018 tarihi itibariyle davalı tarafın davacı tarafa borcu olmadığı, davacı taraf ile davalı taraf arasındaki kayıtların █████/2018 tarihi itibariyle mutabık olduğu, bu tarih itibariyle davalının davacıya 10.459,16 TL borçlu olduğu, davalı tarafın davacıya █████/2018 tarihinde iade faturaları düzenleyerek davacı tarafa olan borcunu kapadığı, bu faturaların davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının tespit edildiği; taşıma alanında uzman ekonomist bilirkişi raporunda, takibin dayandığı üç adet fatura muhtevasından ikisinde diğer hizmetler bir diğerinde ise bekleme açıklaması olduğunun görüldüğünü, dayanak olan sunulan belgelerden, davacı tarafından İstanbul'dan Almanya'da üç farklı alıcıya toplam 968 kap, brüt 18.440kg emtianın sevk edildiği, davacının gönderen olan davalıdan emtiayı teslim alan akdî taşıyıcı olduğu, fiili taşımayı ise dava dışı ...Sırbistan firmasının üstlendiği ve her üç ... belgesinin alıcı sütunundaki kaşe ve tarihe göre 28.09.2018 tarihinde teslim edildiğinin anlaşıldığı, gümrükleme işleminin ise daha önce yapıldığı, ... belgeleri üzerinde, taşıyıcının emtianın gönderenden teslim alınmasında veya tesliminde beklediğine dair bir şerh bulunmadığı, bekleme ile ilgili tutulmuş bir tutanak olmadığı, söz konusu emtia ile ilgili olarak takip konusu yapılan üç faturada da araç plakası, sefer tarihi, taşınan yük miktarı, alıcı vb. hiçbir bilgi bulunmadığı, davacıdan bu konuda dayanak belgeler talep edilmişse de dosyada olanlardan farklı bir şey sunulmadığı, söz konusu ... belgelerine göre taşımanın, aynı araçla 19.09.2018 tarihinde başladığı ve 28.09.2018 tarihinde sonlandığı, taraflar arasında birbirini teyit eden hesap hareketlerine göre davacı tarafından davalı firmaya ilk olarak 25.09.2018 tarihli 25.167,48TL tutarlı nakliye bedeli (Yabancı) açıklamalı fatura düzenlendiği, daha sonra 01.10.2018 tarihinde ... konusu taşıma alıcısına teslim edildikten sonra 11.497,44TL tutarlı “nakliye bedeli” açıklamalı, 02.10.2018 tarihinde 12.376,65TL tutarlı “diğer hizmetler' açıklamalı, 9.818,12TL tutarlı "elleçleme bedeli" açıklamalı ve 3.466,85TL tutarlı “bekleme bedeli” açıklamalı olmak üzere 3 fatura daha düzenlendiği, bunların dayanakları sunulmasa da bu faturaların muhtemelen sunulan üç adet ... muhtevasının taşımaya ait olduğu kanaati oluştuğu, bu altı adet fatura karşılığı toplam 62.326,54TL'nin davalı tarafından 11.10.2018 tarihinde davacıya ... kanalıyla ödendiğinin tespit edildiği, sektör teamüllerine göre, taşıma için ... düzenlenmesi akabinde veya en geç teslimden hemen sonra navlun faturasının düzenlenmesinin esas olduğu, dolayısı ile taraflar arasında karşılıklı iade olunan davacının düzenlediği ve takip konusu yapılan faturalarla ilişkilendirilebilecek dayanak belgelerin dosyada mevcut olmadığı, sunulan dayanak belgelerin, ödenen diğer faturalara ait olacağı, takip konusu fatura içeriği hizmetin neyi ifade ettiğinin tespit edilmemesi nedeniyle davalının takibe vaki itirazının yerinde olacağının tespit edildiği görülmüştür. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu; TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, davacı şirket tarafından sözleşme kapsamında fatura konusu alacağa ilişkin takip başlatılmıştır. Takip konusu faturalardan dolayı alacak iddiasını ispat külfeti davacı üzerindedir. Fatura düzenlenmesi tek başına fatura konusu alacağın varlığını ispata yeterli olmayacaktır. Fatura konusu taşıma hizmetinin verildiğini alacak iddiasında bulunan davacının ispat etmesi gerekir. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa, bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca, adına fatura düzenlenen taraf bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığına karine teşkil eder. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle de iade faturanın davacı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında, ispat yükünün hâlen davalı üzerinde olduğunun ve davalının karşı ispat yükünü yerine getiremediğinin kabulü gerekir. Yani borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemi olup borcun doğmadığını, taşımanın yapılmadığını ispatlamak zorunda olup bu ispat yükü yerine getirilmediğinden, davanın kabulü gerekirken, ret kararı verilmiş olması hukuka aykırı bulunmuştur.Özetle, tarafların ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, incelenen taraf ticari defterlerine göre davacı tarafın davalıdan 18.10.2018 tarihi itibariyle 10.459,16 TL alacaklı olduğu, davalının iade faturalarını yasal sekiz günlük süreden sonra 27.11.2018 tarihinde düzenleyerek borcu sıfırladığı, iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu durumda davalının borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorunda olduğu ve bu ispat yükünün yerine getirilmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353.1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda izah edildiği üzere;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-Davanın kabulüne, İstanbul.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca iptali ile takibin devamına,2-Likit alacağa yönelik haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca takdiren %20 oranında belirlenen 2.091,83 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,3-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin olarak yatırılan 126,32 TL harcın mahsubu ile 605,38 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından sarf edilen 170,72 TL harç gideri ile ilk derece aşamasında harcanan 1.868,90 TL yargılama gideri toplamı olan 2.039,62 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, AAÜT uyarınca belirlenen 10.459,16 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,7-Tarafların gider ve delil avanslarından artan kısımların yatıran taraflara iadesine,8-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davacı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,b-Davacı tarafından harcanan 220,70 TL istinaf başvuru harcı gideri ve 78,60 TL posta gideri olmak üzere toplam 299,30 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,10-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 26.03.2026KANUN YOLU
: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.