Anahtar kelimeler: Bam Cismani Esaskarar Başkan Açılmadan Yazim Mahal Katip Bursa Ölüm

T.C. BURSA BAM ....HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ....

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
.... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO
: ....
KARAR NO
: ....
BAŞKAN
: ....
ÜYE
: ...
ÜYE
: ....
KATİP
: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO ....
KARAR NO
: 2....
KARAR TARİHİ
: █████/2022
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: █████/2023
DAVACILAR
: 1-....
2-....
VEKİLİ
: Av...
DAVALI
:....
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
B.A.M. KARAR TARİHİ
: █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024
Davacılar tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde, oğulları .... ....’in
29.10.2012 tarihinde içinde yolcu olarak bulunduğu ZMMS poliçesi bulunmayan dava dışı
.... .... sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın yaptığı trafik kazası neticesinde hayatını kaybettiğini, sürücünün .... 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin .... Esas sayılı
Dosyasında yapılan yargılamada %100 oranında kusurlu bulunarak mahkumiyetine karar verildiğini, davalı Güvence
Hesabına yapılan başvuru sonucunda 11.04.2014 tarihinde davacı babaya 11.062.TL davacı anneye 14.762.TL. tazminat ödendiğini, davalıya bakiye tazminat tutarının
ödenmesi için yapılan başvuruya verilen cevapta muhtemel ömürler PMF yaşam tablosu ile
belirlenerek asgari ücret üzerinden hesaplanan tutardan %20 oranında alkollü sürücü
aracına binilmesi nedeniyle indirim yapıldığının bildirildiğini, ancak hesaplamaların asgari ücret
üzerinden yapılamayacağını, indirim de yapılamayacağını, zaman aşımı süresinin dolmadığını
belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve bilirkişi tarafından hesaplanacak tutar doğrultusunda artırılmak kaydıyla 1.000.TL. maddi tazminat alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek
ticari faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; Dava açarken davacı .... .... için 500,00-TL olan taleplerini 57.811,54-TL olmak üzere toplam 58.311,54-TL, davacı .... .... için 500,00-TL olan taleplerini 140.364,46-TL olmak üzere toplam 140.864,46TL olarak ıslah ettiklerini, toplam dava değerinin 199.176,00-TL olduğunu belirterek, Islah ile artırılan bedelin, kaza tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faiz oranı ile birlikte davalı taraftan tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalının 14.06.2007 tarih
26552 nolu Resmi Gazete'de yayımlanan 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi
ile kurulduğunu, 26.07.2007 Tarih ve 26594 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe
giren yönetmelik kapsamında faaliyetlerini sürdürdüğünü, Türkiye Sigorta ve Reasürans
Şirketleri Birliği bünyesinde Hazine Müsteşarlığına bağlı ve Müsteşarlık tarafından
denetlenen bir kuruluş olduğunu, davacıların murisi .... ....’in yolcu olduğu dava dışı
.... .... sevk ve idaresindeki.... araçta 29.10.2012 tarihinde geçirdiği
tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, davacıların başvurusu ile 11.04.2014 tarihinde
davacı babaya 11.062.TL. anneye 14.762.TL. tazminat ödendiğini, ek tazminat talepli
başvurularının reddedildiğini, ödemenin PMF yaşam tablosu ile ve asgari ücret üzerinden
yapıldığını, .... 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin.... Esas sayılı dosyadan alınan bilirkişi
raporu gereği kusur indirimi yapılmadığını, alkollü olduğunu bildiği sürücü aracına binilmesi
nedeni ile destek için %20 müterafik kusur indirimi uygulandığını, Karayolları Trafik Kanunu
m.111 gereğince ek tazminata hak kazanma koşullarının oluşmadığını belirterek davanın
reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacı .... .... için 58.311,54 TL, davacı .... .... için 140.864,46-TL olmak üzere toplam 199.176,00-TL tazminatın █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile; davalıya karşı başvuru şartının yerine getirilip getirilmediği, davanın usulüne uygun açılmadığını, ayrıca KTK m.111/2 ; "Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.
" hükmünün göz ardı edildiğini, başvuru şartlarının yerine getirilmeden dava açıldığının mahkemece dikkate alınmadığını, ödeme tarihi itibariyle yapılan yeterli ödemenin dikkate alınmadığını, ödeme güncellenirken asgari ücret oranındaki artışın dikkate alınmadığını, SGK ödemelerinin araştırılmadığını, yolcu konumunda bulunan müteveffanın alkollü sürcünün aracına binmesinden dolayı hatır taşıması indirimi yapıldığı göz önünde bulundurulmadan, kaza başına teminat yönünden proporsiyon uygulaması olmadan, hesaplama yönteminde yapılan hata ve temerrüt tarihinin belirlenmesinde usule ve yasalara göre hareket edilmediğini, davalı kurumun kaza tarihinde kaza başına sorumlu olduğu tutarın 225.000 TL olup müvekkil kurum tarafından aynı kazadan dolayı .... İcra Müdürlüğü'nün ....Esas ve .... İcra Müdürlüğü'nün 2....Esas sayılı dosyalarına yapılan, Mevlüt Türkoğlu'nun ailesine yapılan ödemeler ve davacılara yapılan ödemeler müvekkil kurumun sorumlu olduğu tutar kadar olduğunu ve ödeme dekontları ibraz edilmesine rağmen yerel mahkemenin bu hususları dikkate almadığını belirterek eksik inceleme ve araştırma ile verilen mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE
:
Dava, destekten yoksun kalma tazminatı talebine yöneliktir.
Davacıların oğlu Cihan'ın, dava dışı .... sevk ve idaresinde olan ve kaza tarihinde geçerli zorunlu mali mesuliyet sigortası olmayan .... plakalı araçta yolcu olarak seyahat ederken meydana gelen tek taraflı kazada █████/2012 tarihinde vefat ettiği uyuşmazlık konusu değildir.
2918 Sayılı KTK 91 maddesi gereği aynı yasanın 85/1 maddesi kapsamındaki sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğu getirilmiştir. İşletenin sorumluluğu tehlike sorumluluğu olmakla birlikte, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu ise sözleşmeye dayalı sorumluluktur. Zorunlu mali sorumluluk sigortasının yaptırılmaması durumunda, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 14 maddesi gereği, zorunlu mali sorumluluk sigortasının kaza tarihindeki limitleri dahilinde, işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğu Güvence Hesabı tarafından karşılanacaktır.
2918 Sayılı KTK 97 maddesi █████/2016 tarih 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren █████/2016 tarih 6704 sayılı Kanun'un 5 maddesi ile değiştirilmiş "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında ön görülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir" hükmü getirilmiştir.
Davacılarca, 2918 sayılı KTK 97 maddesi uyarınca davalı Güvence Hesabı'na başvuruda bulunulduğu, █████/2014 tarihinde davacılara ödeme yapıldığı, davacılarca bakiye kısım için yeniden başvuru yapılıp, davalı tarafça █████/2021 tarihli cevabi yazıyla talep reddedilmiş olup, başvurudan sonuç alınmaması üzerine eldeki davanın açıldığı, başka bir ifadeyle dava şartı yerine getirilmiş olduğundan, davalı Güvence Hesabı vekilinin, davanın usulüne uygun başvurunun yerine getirilmemiş olması sebebiyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği yolundaki istinaf talebi yerinde değildir.
Davacıların maddi tazminat talebi, destekten yoksun kalma kaleminden oluşmaktadır.
Destekten yoksun kalma tazminatı, maddi tazminat türü olup, hukuka aykırı fiil sonucunda ölen kişinin destek verdiği kişilerin; ölen kişinin yokluğunda alacağı destekten mahrum kalması ve sonucunda hayat kalitelerinin düşmesi vs. sebeplerle, bu ölümden kusurlu olarak sorumlu olan kişiden alacakları tazminattır.
Müteveffa ile destek olunanlar arasında hali hazırda destek sağlanmamışsa dahi destek olacakları muhtemel olarak kabul edilir. Bu durum gerçek destek ve varsayımsal destek kavramlarını gündeme getirecektir.
Varsayımsal destek, ölüm olayı gerçekleşmeseydi hayatın olağan akışı gereği, ileride kurulacak olan desteği ifade eder. Uygulamada en sık karşılaşılan örnek somut uyuşmazlıktaki gibi, çocukların anne ve babalarına verecekleri destektir. Başka bir ifade ile anne-baba ve çocuk arasında destek ilişkisi olacağı hususunda hukuki karine mevcuttur. Bu karine gereği, bu kişiler arasında desteğin ayrıca ispatlanmasına gerek bulunmamaktadır. Davalı tarafın, destek tazminatından kurtulması ancak, karinenin aksini ispatla mümkündür. Ölen çocuğun gelecekte ana-babasına bakacağı, hayatın olağan akışı içinde beklenebiliyorsa, çocuk onlar için destektir (Yargıtay 17 HD █████████ E - █████████ K sayılı ilam).
Desteğin çocuksuz olması durumunda desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların, eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır (Yargıtay 17 HD █████████ E-█████████ K sayılı ilam).
Somut olayda, müteveffa Cihan Özger kaza tarihinde 20 yaşında olup, bekardır. Hayatın olağan akışına göre desteğin ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları, yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki, anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem içinde anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16 şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya 12,5'er pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekeceği Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereği olup evlenme yaşı ile ilgili TUİK verilerine göre ortalamaların dikkate alınması gereklidir.
2918 Sayılı KTK 111/2 maddesi gereği, tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz ya da fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten başlayarak 2 yıl içinde iptal edilebilecektir. 2918 Sayılı KTK gereği, her iki tarafa da belli koşullarda ve 2 yıl içerisinde anlaşma ve uzlaşmanın iptalini isteme hakkı tanınmıştır. Buna göre zarar gören kendisine ödenen tazminatın sonradan gerçek zararı karşılamadığını ve yetersiz olduğunu öğrenmişse ya da böyle bir inanca kapılmışsa 2 yıl içerisinde anlaşmanın iptalini isteyecektir. Bunun için ayrıca dava açmaya gerek olmayıp dava sırasında bu hususta irade açıklamasında bulunulması da yeterlidir. Eğer dava açılırken ödemenin yetersiz olduğu ileri sürülerek iptali istenmemiş ancak davalı taraf ödediği miktarı ileri sürerek davanın reddini istemiş ise o zaman da zarar gören bunu defi olarak ileri sürebilecektir. 2918 Sayılı KTK 111 maddesinde düzenlenen 2 yıllık süre hak düşürücü olduğundan, kısmi ödemeyi kabul etmiş olan kişi, artık KTK 109 maddesindeki zaman aşımı sürelerinden yararlanamayacak, 2 yıllık hak düşürücü süreyi geçirmişse zararının kalan bölümünü dava edemeyecektir (Yargıtay 17 HD █████████ E- █████████ K sayılı ilam).
Somut olayda, davalı tarafından █████/2014 tarihinde davacı Nagihan'a 14.762,00-TL, davacı Adil'e 11.062,00-TL ödeme yapıldığı, davalı tarafça ibraname ya da anlaşma belgesi ibraz edilemediği, bu durumda davalı tarafça yapılan ödemenin makbuz hükmünde olduğunun kabulünün gerektiği, █████/2022 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda yöntemince hesaplama yapılıp, yapılan ödemenin, ödeme tarihi itibarıyla yeterli olmadığı anlaşılmakla davadan önce yapılan ödemenin güncelleştirilerek mahsup edilmesi gerekecektir (Yargıtay HGK ███████-634 E-████████ K sayılı ilam, Yargıtay 17 HD █████████ E-█████████ K sayılı ilam).
Anayasa Mahkemesi'nin █████/2020 tarih, ███████-███████ sayılı kararı ile; 2918 sayılı KTK 90 maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda ön görülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 17 HD █████████ E-█████████ K sayılı ilam).
Somut olayda, █████/2022 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda, TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın hesaplanması yerindedir.
6098 Sayılı TBK 52 maddesi gereği, zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa hakim, tazminatı indirebilecek veya tamamen kaldırabilecektir. Zarar görenin kendi menfaatlerini korumak için makul bir insandan beklenen davranışta bulunmayarak, zararın meydana gelmesinde veya artmasında etkili olmasına müterafik (bölüşük) kusur olarak adlandırılır. Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde 6098 sayılı TBK 52 maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, öğreti ve Yargıtay uygulamalarıyla da benimsenmiştir. Müterafik kusura ilişkin savunma, bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir (Yargıtay 4 HD █████████ E- █████████ K sayılı ilam).
Somut olayda, █████/2012 tarihinde meydana gelen kazada davacıların oğlu Cihan'ın vefat ettiği, ifade tutanakları değerlendirildiğinde, müteveffanın, dava dışı sürücü ve arkadaşları ile birlikte alkol aldıktan sonra 34 DV 3418 plakalı araçla yola çıktıkları, sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği araca binen müteveffanın, zararın doğmasında ya da artmasında müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekecektir. Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereği, müterafik kusur indirimi oranı %20 olup, birden fazla müterafik kusurun varlığı halinde dahi maddi tazminattan bu oranda müterafık kusur indirimi yapılması gerekir.
2918 sayılı KTK 87/1 maddesi; "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir" şeklinde düzenlenmiştir. Aracın hatır için verildiği ya da hatır için taşıma yapılan durumda oluşacak zararlarla ilgili değerlendirmenin genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir. Hatır taşıması; bir kimseyi ücretsiz olarak, bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Başka bir ifadeyle hatır için taşımada, taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Hatır taşıması, sigorta teminatı kapsamında ise de, hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK 51 maddesi (818 sayılı BK 43 maddesi) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiştir.
Somut olayda, müteveffa Cihan'ın, dava dışı sürücü .... .... sevk ve idaresindeki .... plakalı araçta yolcu olarak seyahat ederken kazanın meydana geldiği, müteveffa ile sürücünün arkadaş olduğu, taşımanın, taşınanın menfaatine olduğu, ancak davalı tarafından davalı tarafça dilekçeler teatisi aşamasında hatır taşımasının ileri sürülmeyip aşamalarda gündeme getirildiği, süresinde ileri sürülmeyen hatır taşıması savunması dolayısıyla yapılamayacağı (Yargıtay 17 HD ██████████ E- █████████ K sayılı ilam) göz önüne alındığında hükmedilen tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmaması yerinde olup, davalı vekilinin bu yoldaki istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından davacılara iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kolundan ölüm geliri bağlanmadığı anlaşılmakla davacıların hesaplanan destekten yoksun kalma zararından bir indirime gidilmesine olanak bulunmamakla davalı vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerinde değildir.
2918 sayılı KTK 96/1 maddesi gereği, zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde ön görülen sigorta tutarından fazla ise, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulacaktır. Garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde ön görülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır (Yargıtay 17 HD ████████ E-█████████ K sayılı ilam).
Somut olayda, davalı tarafça aynı kazada vefat eden .... .... yakınlarına da tazminat ödemesi yapıldığı, kaza başına teminat limiti 225.000,00-TL olup limitin aşıldığı ileri sürülmüş ise de, kazanın meydana geldiği █████/2012 tarihinde, ölüm halinde Güvence Hesabı teminat limiti kişi başına 225.000,00-TL, kaza başına ise 1.125.000,00-TL olup, teminat limitinin aşılmadığı, mütevveffa Cihan'ın ölümü sebebiyle davacılara ödenecek tazminat limiti 225.000,00-TL olup, █████/2022 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda garame hesabı yapılması yerindedir.
2918 Sayılı KTK 99/1 maddesi ve Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereği, sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali mesuliyet sigortasının poliçe limiti dahilindedir. Başka bir ifade ile sigortacının temerrüdü, bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde başlayacaktır. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Güvence hasabının temerrüdü ise güvence yönetmeliğinde açıklanmıştır.
Bu durumda, ilke olarak davadan önce davalıya usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir (Yargıtay 17 HD ████████ E-██████████ K sayılı ilam).
Somut olayda, cevap dilekçesinde belirtildiği üzere davacıların başvuru üzerine davalı tarafından █████/2014 tarihinde ödeme yapıldığı, davalı temerrüdünün en geç bu tarihte başlayacağı, davacılarca faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf talebi bulunmamakla, davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf sebebi yerinde değildir.
HMK 355 maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih,.... sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2- İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılması gereken 13.642,59-TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.402,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.240,59-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3- Karar tebliğ, gider avansı iadesi, harç tahsil/ iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5- İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
....
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye-...
...
Katip
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!