Anahtar kelimeler: Liraya Bin Kabiliyetinin Müdafinin Görüşü Ret Şekli Mahkûmiyet Doğrudan Kasten
6. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E. ████████ K.
SUÇ
: Tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER
: Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, onama, düzeltilerek onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Hükmolunan doğrudan adli para cezasının miktarı bakımından, 14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, üç bin liraya kadar olan mahkûmiyet hükümlerinin kesin nitelikte olması ve temyiz kabiliyetinin de bulunmaması nedeniyle sanık ... müdafinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince Tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı itiraz yolu açık olup, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin itirazı üzerine, Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesi’nin 10.05.2016tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararı ile “itirazın reddine” karar verildiği ve itiraz üzerine verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi gereğince kesin olduğu anlaşıldığından; dosyanın bu yönden incelenmeksizin, yerine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE,
III- Hakaret ve Tehdit suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Katılan sanıklara yüklenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125/1ve 106/1 maddelerinde düzenlenen suçların gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırlarına göre; aynı Yasa'nın 66/1-e ve 67/2-a maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, zamanaşımı süresini kesen en son sebep olan sanıkların 19.03.2015 tarihinde yapılan sorgusundan inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye farklı gerekçe ile uygun olarak BOZULMASINA,
Bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
23.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!