Anahtar kelimeler: Fulya Beylikdüzü Barış Mah Blok Şahıs İkamet İlamsız Emri Adresi

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ███████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı şirket vekili tarafından borçlu ... A.Ş aleyhine İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, borçlunun Barış Mah. .... C2 Blok No... Beylikdüzü İstanbul adresine █████/2019 tarihinde ödeme emri gönderildiğini, dosyanın kesinleşmesiyle takip dışı 3.şahıs konumundaki müvekkillerinin işyeri ve ...'ın ikamet adresi olan Fulya Mah. .... No:... Şişli/İstanbul adresine █████/2020 tarihinde hacze gidildiğini ve araştırma sonucu borçlu ... şirketine ait evrak ve fatura bulunmadığı halde, alacaklı vekilinin sorumluluk bende diyerek, müvekkiline ait şirketin menkul malları haczedilerek ...'a Yediemin olarak bırakıldığını, akabinde hacizlerden dolayı İstanbul 1. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına istihkak iddiası olarak itiraz etmeleri ile takibin durdurulduğunu, icra müdürlüğü tarafından davalı alacaklıya İİK99 maddesine göre istihkak davacı açması için süre verildiğini, davalı ... Şirketi vekili tarafından İİK 99 maddesine göre İstihkak davacı açması gerekmekteyken, istihkak dava değeri harcını ödememek için memur muamelesi şikayeti olarak İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosya ile █████/2020 tarihinde dava açtığını, Covid 19 sebebi ile duruşmaların ve icra takiplerinin durdurulduğu sürede 3. şahıs ... .... Ltd. Şti. ve ...'tan davaya karşı savunması alınmadan, yargılama yapılmadan mahkeme tarafından 15.███████ tarihinde müvekkilleri aleyhine kabul kararı verildiğini, gerekçeli kararın şirketin kapalı olduğu gün 35. maddeye göre █████/2020 tarihinde şirket adresine tebliğ edilerek kesinleştirildiğini, davalı şirketin müvekkilinin işyerinde bilgisayarları haczetmesi sebebi ile iş yeri ve elemanlarının çalışmaz duruma getirildiğini, iş yerinin haciz sebebi ile fiilen maddi ve manevi zarara uğratıldığını, maddi tazminat yönünden arabulucuya başvurduklarını ancak anlaşmanın sağlanmadığını, davalının müvekkilinin iş yerinden haksız haciz yapması sebebi ile BK 49 anlamında tüzel kişiliğine manevi değerleri dahil bulunan ticari itibarinin sarsıldığını belirterk şimdilik 15.000,00-TL maddi tazminat ile 36.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; HMK 6. maddesi gereğince genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, davacı tarafça iş bu dava her ne kadar İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılmış ise de, müvekkili şirketin adresinin Abdurrahmangazi Mah. ... Blv. No:... Sultanbeyli/İstanbul olması sebebiyle işbu davada yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Adliyesi mahkemeleri olduğunu, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, görev yönünden ise görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, haciz yapmış oldukları adreste haciz tarih itibariyle davacıların her ikisinin de resmi olarak kaydının bulunmadığını, bu husus dikkate alındığında yapmış oldukları haciz ve muhafaza işlemlerinde hiçbir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacı tarafın maddi ve manevi zarara uğradıklarını ispat etmelerinin gerektiğini, davacıların resmi kayıtlardaki adreslerinin haciz mahallindeki adresten farklı olduğundan dava dilekçesi ekinde sunulan 2018 yılına ilişkin adi nitelikteki kira sözleşmesine itibar edilmemesi gerektiğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin de reddinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "...Somut olayda davacı, haczin açıkça yanlış adreste ve haksız şekilde yapıldığını, şirkete ait yazıcı, bilgisayar, koltuk gibi malların haczedilerek işlerin durmasına, kişilik haklarının zedelenmesine sebep olunduğunu ileri sürmektedir. Davalı yan ise resmi adres kaydına göre işlem yapıldığını savunmaktadır. İstanbul 1. İcra ... E. sayılı takip dosyasında davacılar takip borçlusu değildir. Davacı şirketin fiilen bulunduğu adres, mezkur dosya borçlusunun ticaret sicilinde kayıtlı olan adresidir. Dosya kapsamında ilk haciz █████/2020 tarihinde yapılmış, haczedilen mallar davacılara yediemin sıfatıyla bırakılmıştır. Davacı şirketin haciz tarihindeki adresi farklı bir adrestir. Takip borçlusu ... adlı şirketin adresi ise █████/2020 tescil tarihine göre haciz mahallini göstermektedir. Davalı alacaklının, istihkak için süre veren memur muamelesini şikayeti üzerine İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından ████████E., ████████K. sayılı ilam ile takip borçlusu şirketin tescilli adresi olduğundan bahisle davacı şikayetinin kabulüne dair verilen █████/2020 tarihli karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Bunun üzerine davalı alacaklı tarafından yeniden muhafaza talebinde bulunulmuş, icra dairesi talebi İcra Hukuk mahkemesine göndermiş ve davacıya üçüncü kişi iddiası sebebiyle istihkak davası için süre verilmiş, bu sırada █████/2020 tarihinde yeniden hacze gidilmiş, haczedilen mallar muhafaza altına alınmıştır. İstihkak iddiası kapsamında █████/2020 tarihinde açılan İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi ████████E., ████████K. sayılı dosyasında verilen ilam ile davacıların istihkak iddiası █████/2021 tarihinde kabul edilerek hacizleri kesin olarak kaldırılmıştır. Görüldüğü gibi davalı alacaklının mezkur davacıların bulunduğu adreste haciz istemesinin ilk gerekçesi ticaret sicil kayıtları iken hacze devam ederek malları muhafaza altına almak istemesinin dayanağı ise İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından verilen karardır. Mevcut haciz adresinin ticaret sicili kaydında davacı şirket adresi olarak tescil edilmesi için alınan adres değişikliği kararı dahi █████/2021 tarihlidir. Dolayısıyla davalı, açıkça kötü niyetli olmadığı gibi tazminat sorumluluğunu gerektirir kusurlu bir eyleminin de bulunmadığı sabit olduğundan, maddi ve manevi tazminat istemli davanın reddine,..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davacılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Davalının, borçlu ... şirketine ait ticaret sicili kaydına göre haciz yaptığını, haciz ve muhafaza yapılırken şirketin iki bilgisayarı ve koltuk takımı haczederek iş yeri ve çalışanlar çalışamaz duruma gelmiş olduğundan maddi zarar oluştuğunu, haciz yapılan adres aynı zamanda ev olarak kullanılmakta olduğundan ve müvekkili ... adreste filen ikamet etmekte olduğundan haciz yapılmasından dolaya üzüntü yaşadığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulune karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; Haksız haciz iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Haciz işleminin, borçlu olmadığını bildiği kişi veya borçluya ait olmadığını bildiği eşyaya yönelik yapılması durumunda haksız haciz söz konusu olur.
Haksız takip ve haciz, haksız fiil niteliğindedir. Uyuşmazlığa, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nun 50. Maddesi uygulanmalıdır. Belirtilen hükümler gereğince; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir (Yargıtay 4 HD'nin ██████████ E. - █████████ K. Sayılı ilamı).
Haciz isteminin dayanağının bir hak veya alacak olması ve haciz tarihinde mevcut bulunması gerekir. Aksi halde, haksız bir haciz ve buna bağlı olarak da sorumluluk söz konusudur. Eylem ile zararlı sonuç arasında uygun sellik bağının bulunması gerek ve yeterlidir.
Haciz isteyen alacaklı haksız çıktığı takdirde, borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan kusursuz olarak sorumludur. Ancak bu durumda dahi uğranılan maddi zararın ispatı zorunludur (Yargıtay 4 HD'nin ██████████ E. - ████████ K. Sayılı ilamı).
Haksız icra takibi veya hacze dayalı manevi tazminat istemi ise, 818 sayılı BK.'nun 49. maddesinden (6098 sayılı TBK'nun 58. maddesi) kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu sebeple de takip (haciz) yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz.
Somut olayda; Ticaret sicil kayıtlarına göre haciz yapılan adresin dava dışı borçlu şirketin adresi olarak gözüktüğü, davalı/alacaklının istihkak için süre verilmesi üzerine memur muamelesine karşı icra mahkemesine şikayet başvurusunda bulunduğu, İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████-291 esas ve karar sayılı ilamı ile takip borçlusu şirketin tescilli adresi olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verildiği ve verilen kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, bu kapsamda haksız haciz işleminin söz konusu olmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas ████████ Karar sayılı █████/2024 günlü kararına yönelik davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubuyla bakiye 304,40 TL harcın davacılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!