Anahtar kelimeler: Sistematik Şeffaflık Tabloları Süredir Denetçi Denetçinin Kurulda İsim Çekilmez İstemli

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın incelenmesi ile dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
: davacı vekili özetle; davacının davalı şirkette uzun süredir devam eden şeffaflık eksikliği, bilgi alma ve inceleme hakkının sistematik şekilde engellenmesi, kar payı dağıtımının yapılmaması ve ortaklık ilişkisinin fiilen çekilmez hale gelmesi karşısında, genel kurulda reddedilen talep üzerine davalı şirkette, şirketin mali tabloları ve işlemlerinin incelenmesi amacıyla bağımsız denetçi atanmasına, denetçinin görev kapsamının; şirketin tüm mali kayıtları, banka hesapları ve ilişkili taraf işlemlerini kapsayacak şekilde geniş belirlenmesine, şirket defter ve kayıtlarının korunması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava ...'ne bağımsız denetçi atanması talebinden ibarettir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile “bilgi alma ve inceleme hakkı düzenlenmiş” ve pay sahiplerinin bu mağduriyetlerinin önüne geçilmesi ve haklarını kullanması amaçlanmıştır. Bilgi alma hakkı müktesep, bağımsız, kaldırılamayan veya tahdit edilemeyen bir vazgeçilemez bir hak niteliğindedir. Bu sebeple bilgi alma ve inceleme hakkı, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz.
Pay sahiplerinin şirketten bilgi alma ve inceleme hakkının özellikle şirket Genel Kurul toplantılarında kullanılması olanaklıdır.
Limited şirketlerde ortağın bilgi alma ve inceleme hakkı TTK'nun 614.maddesinde düzenlenmiş olup,
"1)Her ortak müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir.
2) Ortağın elde ettiği bilgileri şirketin zararına olacak şekilde kullanması tehlikesi varsa, müdürler bilgi alınmasını ve incelemeyi gerekli ölçüde engelleyebilir; bu konuda ortağın başvurusu üzerine genel kurul karar verir.
3) Genel kurul, bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellerse ortağın istemi üzerine mahkeme bu hususta karar verir. Mahkeme kararı kesindir" şeklindedir.
Düzenlemede ortağın, bilgi alma talebiyle öncelikle müdürlere başvuracağı, müdürlerin elde edilen bilgilerin şirketin zararına olacak şekilde kullanma tehlikesi varsa bilgi alma ve incelemeyi gerekli ölçüde engelleyebileceği hükme bağlanmıştır.
Türk Ticaret Kanunu m. 438 hükmüne göre
: “Her paysahibi, paysahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir”.
Özel denetçi talebinin kötüye kullanılması ve şirkete zarar vermesi tehlikesinin azaltılması amacıyla, paysahibinin bu öneriyi yapabilmesi bir ön şarta ve bazı maddi şartların varlığına bağlanmıştır. Maddi şartlar bir anlamda gereklilik şartlarıdır (...../...., ......... , C. 1,Ankara 2013, s. 682 vd.).
Özel denetçi atanabilmesi için, bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmış olması gerekir. Bu husus özel denetçi atanması isteminin ön şartı niteliğindedir. Bu şartın gerçekleştiği genel kurul tutanağıyla ispatlanır (TTK m. 422). Paysahibinin TTK m. 437 hükmünde yer alan, bilgi alma ve inceleme istemi cevapsız bırakılır, haksız olarak reddedilir, ertelenir ve bu paysahibi ulaşmak istediği bilgiye ulaşamazsa TTK m. 438/1 hükmü uyarınca özel denetim isteme hakkına sahip olur (...../..., C. 1, s. 682-683).
Özel denetçi atanabilmesi için, özel denetimin paysahipliği haklarının, özellikle oy hakkının kullanılabilmesi için gerekli olması şarttır. Ayrıca, paysahibinin aydınlatılmasını istediği konu ile ilgili olarak yönetim kurulu genel kurulda kapsamlı bir biçimde bilgi açıklamasında bulunmuşsa o konuda özel denetim yapılmasına gerek yoktur (....../....., C. 1, s. 684).
Özel denetçi atanabilmesi için, diğer bir maddi şart da, özel denetimin konusunu belirli olayların oluşturmasıdır. Belirli konu şirketin herhangi bir işi, işlemi, kararı, finansal durumu, finansman ihtiyacı, hakim şirketin (işletmenin) kararları veya şirkete verdiği kayıplar olabilir. Anonim ortaklık içinde bulunduğu ekonomik ve finansal durum, özel denetim konusu yapılabilir. Özel denetçi atanmasını isteyen paysahipleri, araştırılması istenilen yolsuzluk veya suistimalin ne olduğunu, esas sözleşmeye veya kanuna ne şekilde aykırı hareket edildiğini bilançonun hangi kalemleri itibariyle gerçeği aksettirmediğini, açıkça belirtmek zorundadır. Belirli hususları araştırmak veya incelemek için değil de, genel yetkili olarak özel denetçi atanması istenmiş ise mahkemenin, böyle bir özel denetçi atama yetkisi yoktur (.../..., C. 1, s. 684 vd.).
Mahkemenin, azınlığın talebi üzerine özel denetçi atayabilmesi için, TTK. m. 438 hükmünde öngörülen şartların somut olayda var olup olmadıklarını incelemesi yanında, TTK. m. 439/2 hükmünde yer alan şartı da araması gerekir. Söz konusu ek şart, kanunun veya esas sözleşmenin ihlâl edilmesi suretiyle şirketin veya paysahiplerinin zarara uğratılmış olmasıdır. Özel denetçi atanmasına ilişkin talebin mahkemece kabul edilebilmesi için, azınlığın, iddia olunan hususlar hakkında kafi delil ve emare de österilmesi zorunludur. Özel denetçi atanmasını gerektiren olaylarla ilgili olarak mahkeme, ne sadece bir iddiadan öteye gitmeyen herhangi bir belge ve somut bilgiye dayanmayan talebi dikkate alacak, ne de bu konuda kesin delil isteyebilecektir. İddiaların varlığının kesin olarak kanıtlanması, esasen özel denetçi raporunun sonucunda mümkün olacağından, özel denetçi atanması talebinde bulunan paysahiplerinin mahkemeye sunduğu delil ve emarelerle, yolsuzluk veya aykırılık iddiasının doğruluğunu muhtemel gösterebilirse, özel denetçi atanma İsteminin kabul edilmesi gerekir (......./..., C. 1, s. 692 vd.).
Somut olayda
:
Dava dilekçesinde, █████/2026 tarihli olağan genel kurul toplantısında davacı tarafından şirketin mali tablolarının incelenmesi, bağımsız denetçi atanmasının talep edildiğini, ancak bu talebin herhangi bir somut gerekçe sunulmaksızın reddedildiğini bildirmesine rağmen, dilekçesi ekinde genel kurul toplantısını sunmadığı, davacının genel kurul öncesinde bilgi alma hakkını kullanmak üzere usulüne uygun talepte bulunduğuna dair bir beyanda bulunmadığı, dava dilekçesi ekinde de sunmadığı, şirkete bilgi alma hakkının kullanımına ilişkin süre verilip verilmediğinin bilinemediği, bilgi alma hakkı kapsamında genel kuruldaki talebinin reddi durumunda, olağan üstü genel kurul çağrısı yapılabileceği, dava dilekçesiyle bu yönde bir beyan veya delil de sunulmadığı, bu yolun tüketilmediği, TTK 439. Maddesi uyarınca özel denetim isteğinin reddi için daha önce bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmış olması (dolaylı zorunluluk) gerektiğinden bu hakkın kullanılmamış ise, genel kurulun istemin onaylanması yahut reddi hakkında bir karar verme yetkisi dahi bulunmadığı, böyle bir durumda genel kurul'un, somut olaydaki gibi herhangi bir gerekçeyle talebi reddetse bile şeklen var olan bu ret kararının, mahkemeden özel denetim talebinde bulunma hakkını da doğurmayacağından, bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmış olmasının, özel denetim isteme hakkının kullanımı için bir ön koşul olması, somut olayda ise ise bilgi alma-inceleme prosedürünün TTK 438 ve 439. Maddeleri uyarınca usulüne uygun olarak yerine getirilmediği, dolayısıyla bu şartların yerine getirilmemesi sebebiyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
Dair TTK. 437 ve 438.maddeleri uyarınca kesin olarak HMK madde 320/1 uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!