Anahtar kelimeler: Damper Etiğini Boy Özetledavacı Satıma Ödemeli Kasa İmal Şeklinin Kayseri

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ... - ...VEKİLLERİ
: Av. ... -Av. ... -DAVALI
: ... -VEKİLİ
: Av. ... -DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)DAVA TARİHİ
: █████/2017KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle;Davacı ile davalı arasında 15.08.2011 tarihinde “Açık kasa semi-treyler teknik protokolü (Boy:13,60), satış sözleşmesi 16.08.2011 tarihinde ise “Damper semi-treyler teknik protokolü” imzalandığını, sözleşmenin ödeme şeklinin peşin ödemeli teslim koşulu olduğunu, davacının sözleşme kapsamındaki spesilik özelliklere uygun olarak imal etiğini, ancak davalı larafından teslim alınmadığını, ve davalı tarafından bedelin ödenmediğini, davacı tarafından araç bedelini ihtiva eden 05.10.2011 tarihli 91.428,00 'TL. fatura ile araç otopark bedelini ihtiva eden 01.03.2012 tarihli 8.543.20 TL. fatura tanzim edildiğini, davacı tarafından Kartal 1. Noterliğinin 04.01.2013 tarih ve 00332 yevmiye nolu ihtarname ile aracın teslime hazır halde olduğuna ve bedelinin 7 iş günü içinde ödenmesi aksi taktirde yasal yollara başvurulacağı ihtar edildiğini, bu ihtardan sonra davalının 31.12.2012 Tarihli 91.428.00-TL faturası davacının eline ulaşmış ve dayalı şirket bu fatura ile davaya konu ... şasi nolu aracı muhasebesel olarak davacıya devretmiş bulunduğu,nu bu aşamada davacının sıfir aracın hala tescilinin yapılmadığını düşünmekte olup iade faturasını sorun etmemiş ve sıfir aracın hala kendi mülkiyetinde kaldığını sorunun çözüldüğünü düşündüğünü, ancak davacı şirket dava konusu (Hiç Kullanılmamış) ... şasi nolu aracı dava dışı bir müşterisinc satıp devretmeye çalışmış ise de aracın davalı tarafın adına 2012 yılında tescil edildiğinin davacı tarafından öğrenildiğini, bu nedenle hem aracı satamamış hem de müşterisine karşı mahcup olduğunu, ayrıca araç üzerinde kamu kurumlarının ve icra dairelerinin hacizleri de bulunduğunu, davalı tarafa bu durum Karlal 23.Noterliği 27.02.2015 Tarih ve 04259 yevmiye numaralı ihtarname ile bildirilmiş ise de herhangi bir ccvap verilmediğini, Davalı taraf aracı kendi mülkiyetine geçirdiği, ruhsat ve plaka çıkardığını hile ile gizlemiş ve müvekkile 91.428,00-TL araç iade faturasını hile ile kabul ettirdiğini, bu nedenle faturanın geçersiz olduğuna karar verilerek alacağımızın tahsili için 27.02.2015 tarihinde açılan icra takibi İstanbul Anadolu 2.İcra Müdürlüğünün █████████ E. dosyasından başlatılmış isc de davalı tarafın yerki itirazında bulunulduğunu, dosyanın Kayseri 1. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı takip ödeme emrine ise 06.04.2016 tarihinde itiraz etmiş olmakla itirazın iptalini sağlamak amacıyla işbu davayı açmak zorunda kaldıkları beyan edilerek yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, yargılama harç ve giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacı şirket ile davalı arasında Açık Kasa Semi- Treyler Teknik Protokolü satış sözleşmesi ve Damper Semi-Treyler Teknik Protokolü imzalandığı, bu sözleşme gereğince de ... şasi nolu aracın davalı adına tescil edildiği, ancak davacının hiçbir suretle aracı davalı tarafa teslim etmediğini, TBK 210' göre: “satıcı satılanın mülkiyelini geçirmek amacıyla zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür.” madde metninde de belirtildiği gibi satıcı bu yükümlülüğü yerine getirmesi gerekirken aracın zilyetliği hala kendisinde olduğunu, tescili davalı şirket adına olmasına rağmen aracın teslim alamamaktan dolayı asıl mağdur kendileri olduğu, aracı teslim alamamamızdan ötürü birçok işlerimiz aksamış olup maddi kayıplara uğradıklarını, davacı şirket dilekçesinde, her nc kadar aracın halihazır şekilde muhafaza edildiğini almamız gerektiğini kendilerine defalarca bildirdiğini söylese de böyle bir şeyin kesinlikle olmadığını, keza davacı şirketçe aracın taraflarına verilmesinden kaçınıldığını, şuan da tescili davalı şirkele ait olan aracın saklandığı ve aracın nerede olduğunun bilinmediğini, aracın teslim alınmamasından dolayı belininde ödenmediği, ayrıca davacı şirket ile aralarındaki hesap ekstreleri incelendiğinde ki davacı şirketin kendilerine 10.000.00TL tutarında borçlu olduğunu beyan ettiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddinc, davalı şirket adına tescilli aracın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, yargılama harç ve giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dosya kapsamında celp edilen dosya ve deliller;Kayseri 1. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; icra takibinin öncelikle İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyası ile başlatıldığı, borçlu vekilinin █████/2015 tarihli dilekçesi ile yetki itirazında bulunması üzerine dosyanın Kayseri 1. İcra Müdürlüğü'ne gönderilerek █████████ Esas sırasına kaydedildiği, alacaklısının DAF-TIRSAN OTOM.SAN. VE TİC. A.Ş, borçlusunun ...olduğu, 91.428,05-TL asıl alacak, 44.392,71-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 135.820,76-TL takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya █████/2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket yetkilisinin █████/2015 tarihinde borca itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Davacının, davalı hakkında trafik kaydının iptali ve kendi adına tescili talepli mahkememizin ████████ esas sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılama sonucu verilen █████/2019 tarih ve ███████ karar sayılı gerekçeli kararı ile davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine, Ankara BAM 22. HD' nin istinaf incelemesi sonucu vermiş olduğu █████/2022 tarih ████████ esas ████████ karar sayılı gerekçeli kararı ile davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı tarafça temyiz başvurusunda bulunulmuş ise de, Yargıtay 11. HD' nin █████/2022 tarih 6030-6763 sayılı kararı ile temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar verilmiş olup; sonuç olarak karar, kanun yollarından geçerek kesinleşmiştir.Mahkememizce, dosyanın bir mali müşavir bilirkişiye tevdii ile davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak rapor alınmasına karar verilmiştir.Bilirkişinin sunmuş olduğu █████/2018 tarihli raporunda özetle; Davacı ve davalının tacir olduğu, davacının dava dilekçesinde ve davalının cevap dilekçesinde imzalandığını kabul ettikleri sözleşmenin dosya kapsamında bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde davalıya gönderdiğini iddia ettiği Kartal 1. Notorliğinin 04.01.2013 tarih ve 00332 yevmiye nolu ve Kartal 23.Noterliği 27.02.2015 Tarih ve 04259 yevmiye numaralı ihtarnamelerin dosya kapsamında bulunmadığı, davacının incelenen 2011-2016 yılına ait ticari defterlerinin T.T.K. ve V.U.K.'nun ilgili hükümlerine usulüne uygun olarak yasal süresi içinde noter açılış ve kapatış tasdiklerini yaptırdığı, buna göre davacının ticari defterlerinin HMK m.222'ye göre kendi lehine delil teşkil edip etmediğini ilişkin hukuki değerlendirme ve taktirin mahkemeye ait olduğu; davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davaya konu her iki aracın da faturasının davalı tarafından iade kesildiği ve davacının kayıtlarına alındığı, davalı tarafından gönderilen 10.000,00 TL'nin 5.000,00 TL'sinin davacı tarafından davalıya banka yolu ile ödendiği, sonuç olarak davacı kayıtlarına göre davacının davalıya 5.000,00 TL borcu olduğu, davaya konu her iki aracın da davacının yedinde bulunduğu, ancak ... şasi nolu aracın trafik tescilinin davalı adına olduğu, bu nedenle davacının araç üzerinde hukuki tasarrufta bulunamadığının tespit edildiği bildirilmiştir.Davacı vekili tarafından █████/2018 tarihli ıslah dilekçesi sunulduğu, itirazın iptali davasına; öncelikle araç mülkiyetinin tescili; terditli alacak davası olarak devam edilmesini talep ettiği, davacının ıslah talebini bilirkişi raporuna yönelik beyan ve itiraz dilekçesi ile birlikte ileri sürmüş olması yanında █████/2018 tarihinde ayrı bir dava dilekçesi sunduğu ve bu dilekçenin ıslah dilekçesi olarak duruşmada davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından ıslaha karşı beyan dilekçesi sunularak, davacının sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak alacak yönünden zamanaşımı def'inde bulunduğu anlaşılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, davalının Kayseri 1.İcra Müdürlüğünün █████████ E.sayılı dosyasına yaptığı itirazın haklı olup olmadığı, davacının takibe konu fatura ve faturaya konu aracın mülkiyetinin davalıda olmasından dolayı davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarına ilişkin iken; davacı taraf tam ıslah dilekçesi ibraz ederek netice talebini değiştirmiştir. Buna göre dava öncelikle araç mülkiyetinin iptali ile davacı adına tescili, terditli araç bedelinin tahsili taleplerinden ibaret olduğu görüldü.Davacı vekili sunmuş olduğu beyan dilekçesi ile davalı adına üretilen aracın bedelinin, davacı müvekkiline ödenmediği, iade faturasının gönderildiği, ancak buna rağmen aracı kendi adına tescil ettirdiğini, aracın zilyetliğinin davacı müvekkilinde bulunmasına rağmen, mülkiyetinin davalı üzerinde olması nedeniyle araca ilişkin hiçbir tasarrufta bulunamadığını, aracın davacı müvekkiline ait depoda çürümeye terkedilmiş vaziyette olduğunu, davalının, davacı zararına sebepsiz zenginleştiğini, taraflar arasındaki satış sözleşmesinin, davalının düzenleyip gönderdiği iade faturası ile sona erdiğini, buna rağmen mülkiyetinin davalıda kalması nedeniyle davacının zarara uğradığını beyan ederek fatura bedeli üzerinden 91.428,00-TL ve araç otopark bedeli üzerinden belirlediği 8.543,20-TL' nin (araç satışına ilişkin) fatura düzenleme tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davacının, dava dilekçesi ile birlikte ileri sürdüğü talep sonucunu █████/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile değiştirdiği, ıslah sonrası asıl talebinin uyuşmazlık konusu aracın teslimi, terditli talep olarak aracın satış bedeli ve araç otopark bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu, uyuşmazlığın ıslah dilekçesi ile birlikte değiştirildiği, bu uyuşmazlık noktasında davacının, asıl talebinin aracın teslimi istemine ilişkin olmakla alının bilirkişi raporu ve davacı tarafın yazılı ve sözlü beyanları ile sabit olduğu üzere, aracın davacının zilyetliğinde olduğu, zilyetliğinde olan aracın teslimine ilişkin talebin yerinde olmadığı açık olup, davacının asıl talebinin yerinde olmaması nedeniyle reddi gerekmektedir. Davacının, ıslah dilekçesi ile birlikte ileri sürdüğü terditli alacak talebi yönünden yukarıda yapılan genel açıklamalar çerçevesinde, davacının satış bedelini tahsil talebinin ve ayrıca araç otopark bedeli olarak belirttiği zarar - ziyan talebinin yerinde olmadığı sonucuna varılmakla, davanın reddine dair hüküm tesis edilmiştir.Mahkememizin ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı; Ankara BAM 22. Hukuk Dairesi ████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamı ile kaldırılarak Mahkememize gönderilmiş, ████████ Esas numarası üzerinden yargılamaya devam edilmiştir.Kaldırma ilamı sonrasında Mahkememiz'in █████/2025 tarihli celsesinin 2 nolu ara kararında Davacı vekiline fesih iradesine dair beyanda bulunmak, cevap dilekçesi ile ıslaha cevap dilekçesindeki kapora sonrası bakiye bedelin ödenmediği ve Kayseri temsilcisine 40.120 Euro ödendiği şeklindeki ifadelerde yer alan çelişkinin giderildiği beyanda bulunmak üzere 2 haftalık süre verildiği anlaşılmıştır.Davalı vekilinin █████/2026 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, davacı şirket arasında araç satış sözleşmesinin geçerli olarak kurulduğunu, bunun üzerine müvekkili şirketçe, davacı şirketin Kayseri'deki temsilcisine 40.120,00 Euro söz konusu araç için verildiğini ve adına tescil edildiğini, aracın davalıya teslim edilmeyip ve halen davacının zilyetliğinde olduğunu, müvekkilinin şoförü aracı almaya gitse de davacı şirketce darp edilerek gönderildiğini, davacı şirketin müvekkilinin parasını vermediğini, ve aracı iade etmediğini, müvekkili tarafından da bunun üzerine iade faturası gönderilip, sözleşmeyi feshetmek istediğini, beyan etmiştir.Davalı vekili bakiye bedele dair elden ödeme yaptığını iddia etmiştir. Davalı tarafça delil ikamesi sağlanmamıştır. Miktar itibariyle tanık dinletme talebi reddedilmiştir.Davacı vekili tarafından █████/2026 tarihli izah dilekçesi gönderildiği anlaşılmıştır.Davaya konu aracın satışı konusunda taraflar arasında 15.01.2011 tarihinde satış sözleşmesi düzenlenmiştir. Davalı, davaya konu aracı davacı tarafından kesilen 05.10.2011 tarihli fatura ve yine davalı tarafından düzenlenen uygunluk belgesi ile 27.01.2012 tarihinde adına tescil ettirmiştir. Satışa ilişkin davalının borcunun bulunması tescili yolsuz hale getirmeyeceği gibi taraflar arasındaki satış sözleşmesinin 5.2 maddesinde bakiye satış bedelinin araç tesliminden önce ödeneceği kararlaştırılmış, davaya konu araç davalıya teslim edilmemiştir. Davalı tarafından düzenlenen iade faturasının tarihi ise 31.12.2012’dir.Davacı yanca iş bu davada taraflar arasındaki satım sözleşmesinin davalı yanca feshedilmesine karşın aracın tescilinin davalıda fiziken ise aracın müvekkilinde kaldığını belirterek aracın teslimine ya da satış bedeli ile birlikte otopark ücretinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasında araç satış sözleşmesinin geçerli olarak kurulduğu, hüküm ve sonuçlarını doğurduğu, █████/2012 tarihinde aracın davalı adına trafikte tescil edildiği ve fakat aracın davalıya teslim edilmediği ve halen davacının zilyetliğinde olduğu, zilyetliği devir yükümlülüğünün davacıda olduğu, davacının zilyetliği devre ilişkin yükümlülüğünü yerine getirmeye hazır olduğuna yönelik dosya kapsamında Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. ███████ K. sayılı dosyasında ihtarnamelerin bulunduğu anlaşılmıştır.Davacının tam ıslah ile araca dair tescil; terditli satış bedeli için alacak ve otopark bedelinin tahsili taleplerinin bulunduğu görülmüştür.Eldeki dosyada davacı vekilinin asıl talebi dava konusu aracın davacı adına tescili talebidir. Ancak mahkememizin ████████ esas ███████ karar sayılı dosyası kapsamında aynı şasi numaralı aracın tescili talebinde davanın reddine karar verilmiş; anılan karar istinaf ve Yargıtay/Temyiz aşamalarından geçerek kesinleşmiştir. Tescil talebi bakımından kesin hüküm bulunduğundan tescil talebinin HMK 114/1-i gereği kesin hüküm dava şartı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı vekilinin terditli talepleri incelendiğinde, taraflar arasında █████/2011 tarihli düzenlenen adi satış sözleşmesinin içeriğine dair çekişme yoktur. Buna göre aracın bakiye bedeli olan 35.080 Euro, aracın fiziki tesliminden önce davacı satıcıya ödenecektir. Araç en geç 2011 ağustos ayı içerisinde fiziken teslim edileceğine göre aracın bakiye bedelinin en geç 2011 ağustos ayı içerisinde davacı satıcıya ödenmesi gerekmektedir. Oysa davalı bu bedeli ödememiştir. Neticede 2011 ağustos itibariyle davalı taraf temerrüde düşmüştür. Davacının aracı teslime hazır olduğuna dair noter ihtarı da dosyamızda mevcuttur. Davalının iade faturası ve sözleşmenin feshine dair iradesi değerlendirildiğinde, öncelikli olarak bedelin davacıya ödenmesi gerektiğinden; bunu yerine getirmeyen davalının, karşı edim talebinde bulunamayacağı ve temerrüde düşmüş iken, fesih iradesini ileri sürmesi nedeniyle; bu feshin haksız olduğu kabul edilmiştir. Haksız fesih ve davacının ifaya hazır olduğuna dair ihtarnamesi birlikte değerlendirildiğinde; sözleşmenin ayakta olduğu, bu nedenle davacının sözleşme gereği bedel talebinin haklı olduğu kabul edilmiştir. Aracın bakiye bedeli hususunda faturalar mevcut olup tarafların defter kayıtlarından bedelin de çekişme konusu olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle davacının 91.428,00-TL alacak talebinin kabulüne karar verilmiştir. Taleple bağlı kalınarak █████/2011 tarihinden itibaren, tarafların tacir olması nedeniyle avans faiziyle tahsile hükmedilmiştir.Otopark zararına dair delil ikamesi sağlanamadığından {otopark gideri olarak fatura, kendisinin arazisinde tutuluyor ise bu alanın otopark vasfı nedeniyle kar yoksunluğu oluştuğuna dair delil ikamesi sağlanmamıştır} otopark zararına dair istemiş olduğu alacak kalemi HMK 190 maddesi gereğince ispat edilemediğinden reddedilmiştir.Dava açılırken itirazın iptali olup dava değeri 135.820,76 TL olarak gösterildiğinden dava değerinin ıslah marifeti ile düşürülmesi kısmi feragat sayılacağından karşı vekalet hesaplanırken ilk açılış halindeki dava değeri baz alınmıştır. Bu nedenle davalı lehine 44.392,76 TL karşı vekalet ücreti takdir edilmiştir. Neticede aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;1-Davada asıl/tescil talebinin kesin hüküm dava şartı yokluğundan REDDİNE,2-Terditli talep bakımından davanın KISMEN KABULÜ İLE; 91.428,00-TL'nin █████/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Otopark bedeli talebinin REDDİNE,4-Alınması gereken 6.245,45-TL karar ve ilam harcından, 2.319,48 -TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.925,97-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,5-Davacı tarafça yatırılan 2.319,48-TL peşin harç, 31,40-TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 4,60-TL, posta ve tebligat masrafı 1.957.50-TL, 577,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.539,80-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 1.709,66-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davalı tarafça yargılama boyunca yapılan 50,00-TL yargılama giderinin, davanın kabul red oranına göre belirlenen 16,34-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzreninden hesap ve taktir olunan 44.392,76-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Tarafların yatırmış olduğu gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin e duruşma ile yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde ANKARA Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2026Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır