Anahtar kelimeler: Polatlı Süreç Müdafinin Edenin Görüşü Sınırlı Neticesinde Edilebilir Sayisi Sürüklenen

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararSUÇ
: 6136 sayılı Kanun'a AykırılıkHÜKÜM
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükme karşı müdafinin temyiz talebinin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu, hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıPolatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/3, 62/1, 52/2. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis ve 320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve üç yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verilmiş, karar 22.04.2022 tarihinde kesinleşmiştir.Suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 07.10.2023 tarihinde işlediği alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçundan Polatlı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2024 gün ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 179/3, 62/1 maddeleri, 5271 sayılı Kanun'un 251/3-son, 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a, 52/2 ve 52/4 maddeleri gereğince hapis cezasından çevrilme 1.120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu kararın 02.04.2022 tarihinde kesinleşmesi üzerine Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmuştur.Yapılan ihbar üzerine; Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2024 tarih ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 31/3, 62/1, 52/2. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis ve 320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi KararıAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.10.2024 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine dosya üzerinden yapılan incelemede, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçtan beraatine ve istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSuça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemiBeraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren suça sürüklenen çocuk lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1.5271 sayılı Kanun'un "Yargılama giderleri" başlıklı 324/1. maddesinde harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemelerin yargılama gideri olduğu belirtilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 327/2. maddesinde, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderlerin Devlet Hazinesince üstlenileceği düzenlenmiştir.2. 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 168. maddesinde ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) ne şekilde hazırlanacağı düzenlenmiş olup söz konusu maddeyle Türkiye Barolar Birliği'ne (TBB) serbest avukatlık faaliyetleri kapsamında, yani vekalet sözleşmesine dayalı olarak yapılan hukuki yardımlarda uygulanacak asgari ücret tarifesini belirleme yetkisi verilmiştir. Bahsedilen madde gereğince her yıl TBB tarafından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hazırlanmaktadır.3. 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 13/1. maddesinde ise, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, "avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak", TBB'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücretin, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödeneceği ve bu ücretin, yargılama giderlerinden sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un 13/2. maddesinde de bu madde uyarınca yapılacak ödeme ve uygulamaya ilişkin usûl ve esasların ise TBB'nin görüşü de alınmak suretiyle "Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle" belirleneceği belirtilmiş olup bu hükme istinaden Adalet Bakanlığı tarafından "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri İle Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik" hazırlanmıştır. Bahsedilen Kanun ve Yönetmelik doğrultusunda da 5271 sayılı Kanun gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafiiye ve vekile ödenecek ücrete ilişkin olarak TBB'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücrete ilişkin olarak Adalet Bakanlığınca "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife" hazırlanmakta ve söz konusu Tarife her sene başında Resmi Gazetede yayımlanmaktadır.4. Söz edilen kurallar ve ilkeler çerçevesinde 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretlerinin, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğin 9. maddesi uyarınca "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden ayrık olarak", TBB'nin görüşü alınarak, Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte belirlenecek bir tarife ile ödeneceği açıkça hükme bağlamıştır. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta, atanan zorunlu müdafii veya vekil ücretlerine ilişkin TBB'ye düzenleme yapabilme yetkisi verildiğine dair açık bir hüküm yer almadığından TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafii ve vekillere uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu hükümler ve ilkeler uyarınca, 1136 sayılı Kanun'un 168. maddesine dayanılarak TBB tarafından çıkarılan ve bir düzenleyici işlem olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. ve 14/4. maddeleri ile getirilen düzenlemeler ile 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafii ve vekil ücretlerinin belirlenemeyeceğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.5. Kısacası; 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretleri, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile Yönetmeliğin 8. ve 9. maddelerinde gösterildiği şekilde Adalet Bakanlığınca çıkarılan ayrık bir Tarife ile belirlenmektedir. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta aksi yönde bir hüküm de bulunmadığından 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretleri TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin kapsamında yer almamaktadır. Bu bağlamda; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. ve 14/4. maddeleriyle getirilen düzenlemenin de zorunlu müdafii ve vekiller yönünden uygulama alanı bulunmadığı değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ilgili hükümlerinin 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretlerinin belirlenmesine ilişkin olarak uygulanamayacağı; 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretlerinin belirtilen mevzuat çerçevesinde "Adalet Bakanlığınca çıkarılan ayrık bir Tarife ile belirlenebileceği" kabul edilmelidir.6. Yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında, temyiz incelemesine konu dava dosyası incelendiğinde sanık yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince gösterilen maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için kendisinin vekaletname ile atadığı bir müdafii temsili gereklidir. Bir diğer ifadeyle, kanun koyucunun zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler bakımından TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dışında "tamamen ayrı bir tarifeyle farklı bir sistem belirlediği" aşikardır. Kısacası, zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan ayrık bir tarifeye göre ödenecektir. TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin zorunlu müdafii ve vekillere de uygulanabileceğine dair hiçbir norm bulunmaması ve dava dosyası içerisinde bulunan belgelere göre müdafiinin baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii olduğunun anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmediğinden, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.10.2024 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafinin vekalet ücretine hasren yaptığı temyiz sebebi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazının reddi ile Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ...'in karşı oyu ile oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2026 tarihinde karar verildi.KARŞI DÜŞÜNCESuça sürüklenen çocuk hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yargılama merciinin talebi üzerine Baro tarafından kendisine zorunlu müdafii görevlendirildiği, yargılama sonunda beraat eden sanık lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirtilen vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmıştır.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2025 tarihli, ███████-67 Esas, ████████ Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere müdafii; "Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı" ifade etmektedir (5271 sayılı Kanun, madde 2). Bu avukatın seçilmiş ya da görevlendirilmiş olmasında hak ve sorumlulukları itibarıyla bir fark bulunmamaktadır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin kanuni dayanağı olan 1136 sayılı Kanun'un 168. maddesinde, asgarî ücret belirleme hususunda zorunlu müdafi ile seçilmiş/vekâletnameli müdafi arasında herhangi bir ayrım yapılmamıştır.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 01.06.2021 tarihli, ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, "avukatlık ücreti temyiz aşaması da dahil kesin hüküm elde edilinceye kadar yapılan işin karşılığını" ifade etmektedir. Buna ek olarak, her ne kadar Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde sanık yararına avukatlık ücretine hükmedileceği düzenlenmiş ise de Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin son fıkrasında "Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir." şeklindeki düzenlemeye yer verilerek, sanık lehine hükmedilecek vekalet ücretine taraf avukatının hak kazanacağı açıkça belirtilmiştir. Bu kapsamda, sanıklara sundukları hukuki hizmet arasında fark bulunmayan seçilmiş veya görevlendirilmiş müdafilerin yargılama sonunda hükmedilecek vekalet ücreti arasında da fark bulunmaması gerektiği kabul edilmelidir. Çünkü, yukarıda da belirtildiği üzere, ücreti vekalet sanık lehine hükmedilse bile Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin son fıkrası gereğince bu ücret avukata aittir.Bu açıklamalar ışığında, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde yer alan; "Beraat eden ve vekil veya müdafi ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." hükmü ile Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin son fıkrası ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2025 tarihli, ███████-67 Esas, ████████ Karar sayılı kararı nazara alındığında, beraat eden suça sürüklenen çocuk müdafii lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca karar tarihi itibarıyla tarifenin ilgili bölümünde belirlenen vekalet ücretinin ödenmesi gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 21.01.2026